Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1152 E., 2025/8455 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1152 E., 2025/8455 K. (26.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1152
Karar No
2025/8455
Karar Tarihi
26.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/1152 E. , 2025/8455 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/698 D.İş., 2023/736 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.03.2015 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, önceki başvuruların ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın kesin olması ve maluliyet artışının ispatlanamaması nedeniyle reddedildiğini, gelişen durumu gösterir ... Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporun temin edildiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince 10,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazmimatı ve 10,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunda gelişen bir durum olduğu kanaatine varıldığını, raporun yönetmeliğe uygun olduğunu, başvuru şartının yerine getirildiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. 5684 sayılı Kanun'un "Sigortacılıkta tahkim" kenar başlıklı 30. maddesinin on dördüncü fıkrası “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” şeklinde olup bu düzenleme gereğince başvuru sahibinin sigorta tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır. Somut olayda; davacı vekilinin dava konusu uyuşmazlık ile ilgili ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2015/590 Esas sayılı dosyasında dava konusu kaza nedeni ile dava açtığı, bu davada 02.03.2020 tarihinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 14.04.2021 tarihli 2020/1272 Esas, 2021/551 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış dava bulunduğu ve 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin ondördüncü fıkrası gereğince Komisyona başvuru yapılamayacağı ve bu nedenle başvurunun usulden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, davacının artan maluliyet nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince gerek ...Asliye Hukuk Mahkemesi davasında, gerekse davacı tarafından yapılan 2022.E.71028 ve 2022.E.69541 nolu başvuruların itiraz hakem heyetlerince verilen karar sonrası kesinleşmesi karşısında başvurunun esasına girilmeyerek dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verildiği; İtiraz Hakem Heyetince daha önceki engelilik oranı üzerinden dahi tazminata hükmedilmemiş olması ve bu durumun kesin hüküm nedeni ile netleşmiş olması karşısında başvurunun reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği; davacı tarafça başvuruda sunulan ... Dalı Başkanlığınca düzenlenen 31.01.2022 tarihli raporda gelişen durum olduğu şeklinde tespite yer verildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince, davacının kazaya ilişkin devam eden tedavisi olup olmadığına dair tüm tedavi belgeleri eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle davacının artan maluliyeti olup olmadığına dair içerisinde maluliyete ilişkin uzmanların da bulunduğu heyetten açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ve kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin ondördüncü fıkrası gereğince Komisyona başvuru yapılamayacağı ve bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin bozma kararına gerekçesi yönünden katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 642e1abe09268a12 b9456201b1878346

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı