Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/14982 E., 2025/7403 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/14982 E., 2025/7403 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14982
Karar No
2025/7403
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/14982 E. , 2025/7403 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/702 D.İş, 2022/699 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davacı idaresindeki aracın 13.09.2012 tarihinde karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını, daha önce ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/121 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, sulhen ödeme alınarak davanın takipsiz bırakıldığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, eldeki davanın artan maluliyete ilişkin olduğunu, maluliyetin %56 olarak artış gösterdiğini, STK nezdinde 2021.E.29539 sayılı başvuru dosyasının ise geçerli başvuru olmadığından usulden reddedildiğini belirterek belirsiz alacak olarak 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 20.05.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 114.645,75 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa 21.10.2013 tarihinde 52.490,00 TL yapılan ödeme ile davacının zararı karşılandığından sorumluluklarının kalmadığını, ibranamenin iptalinin 2 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu sürenin geçirildiğini, eksik ödeme olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 114.645,75 TL tazminatın 06.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuranın talebi artan maluliyete ilişkin olmasına karşın, ne başvuru sırasında sunmuş bulunduğu maluliyet raporunda, ne de, ilk hakem heyeti yargılaması aşamasında alınan bilirkişi kurul raporunda, başvuranın artan maluliyetine ilişkin bir tespit bulunmadığı, dosya kapsamında mevcut raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle hakem heyeti tarafından verilen karara yönelik davalı itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, başvurunun başvuru şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları maluliyet raporunun kaza ile illiyet bağı kurularak, müvekkilinin bizzat fiziki muayenesi yapılarak ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun olarak düzenlendiğini, artan maluliyete ilişkin tespite açıkça yer verildiğini, maluliyetin artışına ilişkin davacı iddiası daha önce kesin hükme bağlanmayan yeni bir olgu olduğuna göre bu iddianın da ele alınması gerektiğinin tartışmasız olduğunu, müvekkilinin de zaman içerisinde maluliyetinde artış meydana geldiğini ve bu hususun %56 oranındaki rapor ile ortaya konduğunu, davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davacıya %19 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir. Gelişen durumun varlığı hâlinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir. Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir. Bu açıdan, eldeki başvuruda davacının sunduğu ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 26.11.2020 tarihli raporda; davacının muayenesinde kişinin diz ve ayak bileğindeki hareket kısıtlılığının arttığı, iki rapor arasındaki oransal farkın gelişen bir durum olduğu belirtilmiş ise de İtiraz Hakem Heyetince eksik inceleme ile başvurunun usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri ve özellikle daha önce davacıya ödeme yapıldığı belirtilen davalı ... nezdindeki ... nolu hasar dosyası da getirtilerek o tarihten sonra meydana geldiği iddia edilen artışa ilişkin olarak davacının %19 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen rapor, davacının dosyaya sunduğu 26.11.2020 tarihli sağlık kurulu raporu karşılaştırılarak ilk rapor ile sonraki raporlar arasında maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir. Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 964ea60929046350 400c6e394782443c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı