Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/14607 E., 2025/4061 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/14607 E., 2025/4061 K. (10.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14607
Karar No
2025/4061
Karar Tarihi
10.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/14607 E. , 2025/4061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/371 Değişik İş, 2024/384 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.08.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı sigorta şirketinin yapılan başvuruya olumlu yanıt vermediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından başvuru şartı yokluğundan talebin usulden reddine karar verilmesini, mevzuata aykırı rapor ile karar verilemeyeceğini, skar nedeniyle maluliyet oranı belirlendiğini ancak heyette plastik cerrah bulunmadığını, kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketine başvuru tarihini izleyen 8. iş günü sonundan itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın alınan maluliyet raporunda maluliyet bulunmadığı bildirildiğinden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruya ekli maluliyet raporunun hükme esas almaya elverişli, Yargıtay içtihatlarına uygun bir rapor olduğunu, bu rapora itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan raporun davacı bizzat muayene edilmeden hazırlandığını, yüzde sabit iz bulunduğunu, bu nedenle maluliyet verilmesi gerektiğini, bu raporun hatalı değerlendirme içerdiğini, sundukları rapor esas alınmayacak ise bu iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için davacının yetkili sağlık kuruluşuna sevki ile rapor alınması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ibraz edilen Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından 25.04.2023 tarihinde düzenlenen raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği %3 sürekli maluliyet tespitinde bulunulduğu, sigorta şirketi tarafından düzenlettirilen rapor ile çelişkinin giderilmesi bakımından Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve 15.01.2024 tarihli düzenlenen raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; skar dokularının boyutları, vücuttaki lokalizasyonları, nitelikleri, dikkate alındığında maluliyet bulunmadığı kanaatine varıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapora itibar edilerek davanın reddedildiği ve İtiraz Hakem Heyetince de bu karara yapılan itirazların reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, maluliyet bulunmadığının alınan rapor ile belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; İtiraz Hakem Heyetince, davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları dosya arasına alınıp gerekirse davacı bizzat muayene edilmek suretiyle davacının maluliyet oranının tespiti ve dosya arasında bulunan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun, yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3d328648ab9aba1d 2f75fbf40510e172

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı