Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/782 E., 2025/4016 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/782 E., 2025/4016 K. (10.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/782
Karar No
2025/4016
Karar Tarihi
10.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/782 E. , 2025/4016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1574 D.İş, 2024/1569 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 24.05.2018 tarihinde yaptığı davacının sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletle karıtığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı sürücünün yaralandığını, %35 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 1.327,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 41.327,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 08.10.2020 tarihli dilekçesiyle talebini 187.061,46 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, başvurunun zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kusur raporu alınması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporuna göre davacı elektrikli bisiklet sürücüsünün %75, karşı sürücünün %25 oranında kusurlu bulunduğu, alınan hesap raporunun benimsendiği belirtilerek başvurunun kısmen kabulü ile 117.183,61 TL'nin 02.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; davalının diğer itirazlarının reddine, davalının müterafik kusura yönelik itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 290.000,00 TL sürekli bakıcı gideri ve 76.295,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 366.295,27 TL'nin 07.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.05.2023 tarihli ve 2023/3519 Esas, 2023/5799 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, somut olayda hükme esas alınan Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 04.09.2019 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen diğer bulgularla birlikte travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranının % 35 olarak hesaplandığı, İtiraz Hakem Heyetince bu raporun hükme esas alındığı, sağlık kurulu raporunda illiyet bağı tespiti yapılmadığından hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ayrıca travma sonrası stres bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği konusunda herhangi bir değerlendirme içermediği gibi heyette psikiyatri uzmanının da bulunmadığı, bu durumda davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen travma sonrası stres bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan Adli Tıp Kurumu veya Üniversitelerin Adli Tıp Ana Bilim Dalından gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, rapor ücretinin yargılama giderine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınmasının doğru olmadığı, vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma uyarınca alınan 06.11.2024 tarihli maluliyet raporunda arazların toplam %38 sürekli maluliyet oluşturduğu, %30 oranında tespit edilen travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen tanı ölçütlerini karşıladığı, kişinin tedavi almaması nedeniyle bu arazın ömür soyu sürüp sürmeyeceği belirlenememiş olmakla, toplam maluliyet oranını teşkil eden arazlardan travma sonrası stres bozukluğunun sürekli olup olmayacağının belirlenememesinin kişinin tedavi almamasına bağlı olduğu, bu nedenle TTK 1448/1 hükmünün dikkate alınması gerektiği, bu nedenle hesaplamada %30 oran düşülerek %8 sürekli maluliyete tekabül eden tazminatın hesaplanması gerekli ise de başuruya sunulan 04.09.2019 tarihli maluliyet raporunda %35 oranın belirlenmiş olması ve bunun da %30'unun travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin oluşu, taleple bağlılık ilkesi ve davalının kazanılmış hakları da gözetilerek 07.10.2020 tarihli hesap raporundan istifade edilerek %35 sürekli maluliyete 352.533,18 TL kusur indirimsiz tazminat hesaplandığından, %5 orana tekabül eden miktarın 61.693,30 TL olduğu, sigortalı araç sürücüsü %25 kusurlu olup bu miktar üzerinden kusura tekabül eden tazminatın 15.423,32 TL olarak hesaplandığı, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine ilişkin hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, bozma nedeniyle rapor ücretinin yargılama giderine eklendiği, itiraza konu karar tarihindeki tarife gereği 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 15.423,32 TL tazminatın 02.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma uyarınca alınan raporun hiçbir bölümünde davacının tedavi almadığı i��in travma sonrası stres bozukluğu yaşadığının belirtilmediğini, davacının kazayı 2018 yılında çocuk yaşta yaptığını ve kaza sonrasında uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, ancak 18 yaşını doldurması nedeniyle maddi olarak karşılayacak gücünün olmaması ve tedaviden hiçbir fayda sağlayamaması nedeniyle bırakmak zorunda kaldığını, tedavi aldığı dönemde ve sonrasında da davacıda bir düzelme olmadığını, maluliyet raporunun yanlış yorumlandığını, davacı tedavi alsa bile sonucun değişmeyeceğini, zira tedavi aldığı süreçte de aynı oranın verildiğini, yeni oran üzerinden güncel veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 24.05.2018 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma üzerine alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a6096ea67073c947 87f54260e57fecf9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı