Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/13370 E., 2025/9449 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13370 E., 2025/9449 K. (16.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13370
Karar No
2025/9449
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2024/13370 E. , 2025/9449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2885 E., 2021/2142 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/44 E., 2019/594 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.10.2016 tarihinde davacı ...’ın sevk ve idaresindeki bisiklete davalılardan ...'nin sürücüsü, ...'ın işleteni, ... Sigorta A.Ş.'nin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) olduğu aracın çarpması sonucu ...’ın yaralanarak malul kaldığını belirterek davacılardan ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 6.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 7.000,00 TL maddi tazminatın davalı işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden itibaren, davalı ... yönünden sigorta limitini aşmamak kaydıyla sürücüsünün kusuru oranında, temerrüt tarihi olan 28.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacılardan ... için 60.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00’er TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere 110.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; süresi içerisinde yetki itirazlarında bulunduklarını, işbu davanın yetkili mahkemesinin Kırıkkale Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ...'nin kazanın gerçekleşmiş olduğu gün tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, trafik kuralları, işaret ve levhalarına uyarak yol boyunca seyrini sürdürdüğünü, ancak davacı ...'ın bisikleti ile bir anda ...'nin sevk ve kontrolünde bulunan aracın önüne fırladığını ve kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının oldukça fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş.’ye dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.01.2019 tarihli rapora göre davalı sürücü ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davacı sürücü ...’ın davranış faktörlerinin sonuç üzerine %100 oranında etken olduğunun tespit edildiği, haksız fiilin davacı ...'ın fiilleri sonucunda oluştuğu, davacı fiili ile davacı zararı arasında illiyet bağının bulunduğu, ancak bu zarar sonucundan davalı sürücünün kusuru bulunmadığı, bu nedenle davalı sürücünün zarar sonucundan sorumlu tutulamayacağı, davalı işleten ve davalı ... şirketinin de davalı sürücünün kusuru olmadığından meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacakları, maddi ve manevi tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/271 E. ve 2018/677 K. sayılı dosyası kapsamında alınan kusur bilirkişi raporlarına göre davalı sürücü sanık ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği bu nedenle beraatine karar verildiği, eldeki davada ilk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.01.2019 tarihli rapora göre davalı sürücü ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davacı sürücü ...’ın davranış faktörlerinin sonuç üzerine %100 oranında etken olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacılar tarafından 31,40 TL ve 376,00 TL peşin harç yatırıldığı halde gerekçeli kararın 2 inci maddesinde yalnızca 31,40 TL peşin harcın mahsubuyla harcın belirlenmesinin doğru olmadığı, bu yöne değinen istinaf talebinin kabulü ile hükmün harç bakımından düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca hükmedilen harç bakımından düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, keşif yapılmasına ilişkin taleplerinin haksız bir şekilde reddedildiğini, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olduğunun tespit edildiğini, davalı sürücünün kusur durumu yönünden hiçbir inceleme yapılmadığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davalı sürücünün oldukça hızlı olduğunu, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, davacının kusurunun olmadığını, ceza davasında dinlenen davacının arkadaşı olan olayın görgü tanığı ...’in beyanında davalıya sigortalı aracın sürücüsünün hızlı bir şekilde geldiğinin belirtildiğini, davacının ceza davasındaki beyanında da davalı sürücünün hızlı olduğunun belirtildiğini, davalı sürücünün ceza dava dosyasındaki beyanlarının çelişkili olduğunu, kaza esnasında olay yerinde ikinci bir aracın bulunmadığını, davacının davaya konu kaza nedeniyle ağır yaralandığını, davalının ağır kusuruna rağmen manevi tazminat taleplerinin reddedildiğini, davacılar aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, reddedilen manevi tazminat talebi bakımından her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri ile davacıların manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar davacılardan ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/271E. ve 2018/677 K. sayılı dosyası kapsamında alınan kusur bilirkişi raporlarına göre davalı sürücü sanık ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği bu nedenle beraatine karar verildiği, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 2020/879 E., 2021/1293 K. sayılı kararı ile 20.05.2021 tarihinde kesinleştiği, eldeki davada ilk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.01.2019 tarihli rapora göre davalı sürücü ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, davacılar aleyhine hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin davacılardan ..., ... ve ... yönünden miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin davacı ... yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı