4. Hukuk Dairesi 2024/1303 E. , 2025/6355 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/595 E., 2023/604 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-44598 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/194124 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.07.2021 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 9.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 1.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 10.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 318.648,29 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 298.077,41 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 16.451,45 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.119,43 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 2.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 318.648,29 TL tazminatın 10.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 9.522,15 TL 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen icrasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosya nezdindeki itirazlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, savunma haklarının ihlal edildiğini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, davacının bakıcı tuttuğuna ilişkin belge sunmadığını, davacının beş gün süre ile hastanede tedavi altına alındığını, davacının hastanede kaldığı günlerde bakımının hastane tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle geçici bakıcı gideri hesaplaması yapılırken bu günlerin hesaplama dışı bırakılması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda bir yıl aylara bölünerek hesaplama yapıldığını, bir yılın 360 gün olarak kabul edilmesi suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya davaya konu kaza nedeniyle ödenen tazminat olup olmadığının tespit edilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8-1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ile tedavi gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalının geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmasına, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamasına, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 31.08.2022 tarihli tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacının kaza nedeniyle yaralanan ayak bileği için % 14, topuğu için %5 oranında maluliyetinin bulunduğunun belirlendiği, bunlara ek olarak ayak bileği veya topuk deformite bozuklukları(valgus) kapsamında davacının % 12 oranında maluliyetinin de bulunduğunun tespit edildiği, ancak söz konusu % 12 oranındaki maluliyetin hangi nedenle tayin edildiğinin rapor içeriğinden anlaşılamadığı, buna göre söz konusu maluliyet oranı ile davaya konu kaza arasında uygun bir nedensellik bağı tespit edilmeksizin rapor hazırlandığı, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı bulunan heyetten, maluliyet oranı ile davaya konu kaza arasındaki nedensellik bağını da gösteren rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.Karara esas alınan aktüer raporunun incelenmesinde tazminat hesabı yapılırken bir yılın 365 gün olarak esas alındığı anlaşılmaktadır. Gerek öğretide ve gerekse uygulamada tazminat hesabında bir yıl, 360 gün olarak kabul edilmektedir. Bu hesaplama tarzı, ayların fiili sayılarına göre değil, her ayın 30 gün olarak kabul edilmiş olması esasına dayanmaktadır. Buna göre yapılacak iş, temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar gözetilerek, bir yılın 360 gün olarak esas alınarak hesaplama yapılması yönünde bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek olup, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 4.Dosyanın incelenmesinde, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu bulunduğu, aktüer bilirkişi tarafından 6 ay süresince geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından söz konusu aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı lehine 16.451,45 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, ancak dosya kapsamındaki SGK hizmet dökümüne göre 24.07.2021 kaza tarihinden sonraki 6 ay boyunca davacının bazı aylarda çalışmak suretiyle ücret aldığı, söz konusu ücretlerin geçici iş göremezlik süresinde kazanıldığı, hakem heyetince söz konusu ücretler değerlendirilmeksizin davacının 6 ay süreyle geçici işgöremez halde olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmış, ücret aldığı dönemde davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Şu durumda; davacının kaza tarihi ve sonrasına ilişkin SGK hizmet dökümü ve maaş bordoları dosya arasına alınmak suretiyle davacının kaza tarihinden itibaren söz konusu geçici iş göremezlik süresi boyunca gelir kaybı olup olmadığı, buna göre söz konusu sürede geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 5. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4 üncü fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine; maddenin 5 inci fıkrasında ise "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacının belediye personeli olduğu, davacının kolluk ifadesinde kaza tarihinde saat 17:00 sıralarında çalışmış olduğu Belediyeye ait meyve hali içerisindeki vardiyasını tamamladıktan sonra arkadaşına ait motosikletle meyve hali içerisinde seyir halinde iken kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, söz konusu kaza sonucu davaya konu edilen maluliyet durumunun doğduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça davacıya SGK Başkanlığı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından gerekli araştırma yapılmadan itirazı reddedilmiştir. Bu durumda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki kalıcı maluliyeti nedeniyle davacıya iş göremezliğine ilişkin gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.