4. Hukuk Dairesi 2024/1031 E. , 2025/6486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/6 D.İş, 2024/10 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2023/60878 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/362092 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu karşı araç sürücüsü davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesi ile talebini 482.900,00TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, davalı şirketin ancak sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, avans faizi isteminin yerinde olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, adli trafik bilirkişiden alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda, davacının % 8 maluliyet oranı, davalının % 100 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 482.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut maluliyet raporu, kusur raporu, aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin diğer itirazları ise reddedilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle davacı tarafından davalı ... şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük görülmemesine, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/b-4 ''sürücülerin sola dönüşlerde sağdan ve karşıdan gelen trafiğe ilk geçiş hakkını vermemesi'' kuralını ihlal ettiği, davacı motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli trafik bilirkişiden alınan kusur raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/1-a maddesinde yer alan ''Araç manevralarını düzenleyen kurallar; Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır.'' ve 53/b maddesinde ''sola dönüşlerde sürücülerin uyması gereken kuralları'' ihlal ettiği, davacı motosiklet sürücüsünün kural ihlalinin bulunmadığının belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Olayın oluş şekli ve dosyada mevcut belgeler gözetildiğinde İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunun yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu görülmekle eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. b-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 07.03.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası ''sol radius kırığı'' nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı % 8 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporunda olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanmıştır. Ancak raporu hazırlayan heyet teşekkülü usule uygun değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde el cerrahi uzmanının da bulunduğu üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümünden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, 06.03.2022 tarihli kaza nedeniyle 07.03.2023 tarihinde düzenlenen ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı raporda davacının el bileği arazı nedeniyle maluliyeti bulunduğunun tespit edildiği, 3 adli tıp uzmanı, 1 iç hastalıkları uzmanı ve 1 ortopedi uzmanının bulunduğu heyetten alınan raporun mevzuata ve usule uygun olduğundan yeniden maluliyet raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (2-b) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3796e3988942fc23 e7573cf2ee2622e9