Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/3996 E., 2025/6553 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/3996 E., 2025/6553 K. (24.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3996
Karar No
2025/6553
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2025/3996 E. , 2025/6553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/815 Değişik İş-2022/840 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/45178 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/180289 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 09.05.2013 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 40.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini (talep artırım ve ıslah dilekçeleri ile) 238.302,34 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı nedeni ile davanın reddi gerektiğini, maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyetinin ATK tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 186.308,88 TL'nin 14.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.03.2021 tarihinde Komisyona yaptığı önceki başvuru İtiraz Hakem Heyetinin 15.08.2021 tarihli kararı ile usulden reddedilmiş, karar 18.08.2021 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, ancak davacının Yargıtay nezdinde temyiz talebinde bulunmaması nedeniyle 01.09.2021 tarihinde kesinleştiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 154 üncü maddesinde alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması halinde zamanaşımının kesileceğinin düzenlendiği, buna karşın, davanın reddedilmesi halinde Kanunda zamanaşımına ilişkin özel düzenleme yapılmış olduğu; davanın reddinde ek süre başlıklı 158 inci maddede; "Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir.” düzenlemesi bulunduğu, 6098 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 158 inci maddesi hükmünden, davanın reddedilmesi halinde zamanaşımının kesilmeyeceği, ancak davanın, mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılmış olması veyahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmesi ve bu süre içinde zamanaşımı süresinin dolmuş olması halinde alacaklıya haklarını kullanması ve tekrar dava açması için 60 gün ilave süre tanınmış olduğunun anlaşıldığı, davacının Komisyona yaptığı (önceki) 01.03.2021 tarihli başvuru İtiraz Hakem Heyeti kararı ile reddedilmiş olduğundan, bu durumda 6098 sayılı Kanun'un 158 inci maddesi gereği zamanaşımının kesildiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı, 7226 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesinde Covid-19 salgını nedeniyle dava açılmasına ilişkin zamanaşımı sürelerinin 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durduğunun düzenlendiği, anılan Kanun'da Cumhurbaşkanına verilen yetkiye istinaden 30.04.2020 tarihli ve 41114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile zamanaşımı süresinin durması 15.06.2020 tarihine kadar uzatıldığı, buna göre 13.03.2020 tarihinde duran zamanaşımı sürelerinin 16.06.2020 tarihinden itibaren (94 gün sonra) işlemeye devam ettiği, heyetçe dosyada mevcut belgeler incelendiğinde, zamanaşımını kesen veya durduran herhangi bir belge veya hususa rastlanılmadığı, bu durumda başvurucunun 09.05.2013 tarihli trafik kazasında yaralanması ve maluliyetinin oluşması nedeniyle kaza tarihinden itibaren 8 yıl 94 günlük süre içinde davalı ... kuruluşuna başvuru yapmış, tahkime gidilebilmesi için 2918 sayılı Kanun'da öngörülen 15 günlük bekleme süresi ilave edildiğinde de kaza tarihinden itibaren 8 yıl 109 gün içinde Komisyona başvuru yapmış olması gerektiği, 8 yıl 109 günlük sürenin ise 26.08.2021 tarihinde dolduğu, ancak davacının Genel Şartlarda öngörülen belgelerle birlikte 03.01.2022 tarihinde davalı ... kuruluşuna ve 24.01.2022 tarihinde de Komisyona başvuru yaptığı, bu durumda zamanaşımı süresi dolduktan sonra Komisyona başvuru yapılmış olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın 09.05.2013 tarihinde olduğu gözetildiğinde davanın, zamanaşımının dolmasına 2 ay 8 gün kala açıldığını, davanın açıldığı tarih ile zamanaşımının kesildiğini, zamanaşımının işlemeye başladığı tarih itibarı ile kalan süre eklendiğinde 09.12.2021 tarihinde zamanaşımı süresinin dolacağını, ayrıca Covid-19 Salgını nedeni ile zamanaşımı sürelerinin 94 gün durduğunu, 09.12.2021 tarihine 94 gün eklendiğinde 13.03.2022 tarihinde zamanaşımının dolduğundan bahsedilebileceğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı doğrultusunda davalarının aynen kabulü ve taraflarına tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinde; “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmü yer almaktadır. Davaya konu olayın 09.05.2013 tarihinde meydana geldiği ve kazada davacının da aralarında olduğu iki kişinin yaralandığı anlaşılmış olup, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Türk Ceza Kanunu uyarınca uzamış ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Somut olayda davacının eldeki davayı (başvuruyu) açmadan önce, 8 yıllık süre içinde 01.03.2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğu ve bu başvurunun; sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile İtiraz Hakem Heyetince usulden reddedildiği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK’nın "Zamanaşımının kesilmesi" başlıklı 154 üncü maddesinde; "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" şeklinde, 156/1 inci maddesinde; " Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar." ve 157/1 inci maddesinde ise ;"Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar" şeklinde düzenlenme mevcuttur. Yukarıdaki hükümlere göre; davacı (reddedilen) ilk tahkim başvurusunu 8 yıllık (uzamış ceza zamanaşımı) süresi içinde 01.03.2021 tarihinde yapmış ve bu tarih itibarı ile zamanaşımı süresi kesilmiş, kesilen zamanaşımı süresi davacının 24.01.2022 tarihli (ikinci) başvurusu ile yeniden işlemeye başlamış olup, 24.01.2022 (ikinci başvuru) tarihi itibarı ile 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. Konu 6098 sayılı TBK’nın 158 inci maddesi açısından ele alınacak olduğunda ise; anılan maddede "Dava veya def’i; mahkemenin yetkili veya görevli olmaması ya da düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması yahut vaktinden önce açılmış olması nedeniyle reddedilmiş olup da o arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir. " düzenlemesinin bulunduğu, somut olayda davacı davasını 8 yıllık zamanaşımı süresi içinde(zamanaşımı süresi dolmadan) açmış olduğundan, işbu maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığı açıktır. Bu haliyle, sigorta şirketine karşı ilk davanın açıldığı 01.03.2021 tarihinde zamanaşımının kesildiği, 24.01.2022 (ikinci) dava tarihi itibariyle 8 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı ve sonuç olarak eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Şu durumda, eldeki davanın süresinde açıldığı ve zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü ile işin esası incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.04.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e39a650af83af8a7 b086c3234341456a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı