4. Hukuk Dairesi 2023/7553 E. , 2025/8915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/984 E., 2023/1837 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/62 E., 2023/46 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Bankanın 1 Eylül Şubesi ile davalı ...'nun yetkilisi bulunduğu ... Eğitim Yayıncılık Tarım Gayrimenkul İnşaat San ve Tic Ltd Şti arasında 21.03.2017 tarihli 2.275.000,00TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesine istinaden tahsil edildiğinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere 21.03.2017 düzenleme tarihli 06.01.2021 vadeli 2.275.000TL bedelli bir adet bono düzenlendiğini, kredi ödemelerini zamanında yerine getirmeyen firma ve kefillerine hesap kat ihtarı keşide edilip verilen mehil içerisinde borcunu ödemeyen firma ve kefili ... hakkında alınan ihtiyati haciz kararı uyarınca icra takibi başlatıldığını, başlatılan takipte yapılan pasif malvarlığı araştırmasında borçlu ...'nun borçlanma tarihinden sonra Uşak İli ... mahallesi 101 ada 545 parsel 2. kat 4 nolu bağımsız bölüm ve Uşak İli ... mahallesi 101 ada 545 parsel 3. kat 5 nolu bağımsız bölümdeki taşınmazları 03.04.2019 tarihinde davalılar ... ve ...'ye muvazaalı olarak devrettiğinin tespit edildiğini belirterek, davalı borçlunun muvazaalı olarak yapmış olduğu gayrimenkul devirleri nedeniyle davacı bankanın alacağının tahsil imkanının azaldığını belirterek batıl olan satış tasarruflarının banka yönünden iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafça iddia edildiğinin aksine davaya konutaşınmazların mal kaçırma kastı ile devredilmediğini, bahse konu devrin davalının sahibi olduğu şirket ile diğer davalılar arasında .... Noterliğinin 08.12.2015 tarih kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu taşınmazların taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereği davalılara devir edilen taşınmazlar olduğunu, tapu kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere, bahsi geçen bağımsız bölümlerin bulunduğu taşınmazın öncesinde davalılara ait olduğunu, .... Noterliğinde düzenlenen 08.12.2015 tarih ve 19391 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği diğer davalı ... üzerine devir edildiğini, yapının tamamlanması üzerine de bu sözleşme gereği müvekkillerine ait olacağı kararlaştırılan taşınmazların tapuda devreddildiğini ve müteahhide fark olarak ödeneceği belirtilen 70.000,00 TL bedelin de müvekkillerince ödendiğini, tapuda gösterilen devir bedellerinin de yukarıda belirtilen nedenlerle tam anlamı ile bir devir bedeli niteliği taşımadığını, tapu devirlerinin yapılmasının davacının alacağının çok öncesinde gerçekleştirilen yasaya uygun bir sözleşmeye istinaden gerçekleştirildiğini ve muvazaalı bir tasarruftan bahsedilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; İİK.nun 277 uyarınca olay değerlendirildiğinde her ne kadar davalı ... hakkında geçici aciz vesikası bulunmakta ise de davalı ...'in dava konusu taşınmazları davalılar ... ve ...'ye devretme borcunun ....Noterliğinde 08.12.2015 tarihinde sözleşme imzalanmasıyla doğduğu, ancak davacı banka tarafından icra takibine dayanak bononun ise tanzim tarihinin 21.03.2017 olduğu, bu itibarla tasarrufun kaynağının icra takibine konu borcun doğum tarihinden öncesine dair dayandığı, yine devrin arsa payına karşılık yapılması nazara alındığında bedelde muvazaa da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu tarafından ayrı kişilere satılan taşınmazlar için satış tarihindeki gerçek değerler ile icra takibindeki alacak miktarı nazara alınarak daha düşük değerde olan bedel üzerinden ayrı ayrı harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabı yapılmadan, yazılı şekilde yargılama gideri belirlenmesi doğru görülmediği, davacı banka vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulünün gerektiği, belirtilen eksikliklerin düzeltilmesinin yeniden yargılama gerektirmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurularak, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz hakkında düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inaşaat sözleşmesi uyarınca devirler yapıldığı gerekçede belirtilmişse de bu hususların tapu devirlerine esas teşkil eden tapu resmi seneleri ile örtüşmediğini, davanın kabulü gerektiğini, muvazaanın ispat olunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması halinde dahi tüm davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davalı vekiline ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özelllikle talebe konu taşınmaz devrinin gerçek bir sözleşme ilişkisine dayanması ve kredi sözleşmesinden çok önce taşınmaz devir borcunun doğmuş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Mahkemece, talebe konu taşınmaz devrinin gerçek bir sözleşme ilişkisine dayandığı, kredi sözleşmesinden çok önce taşınmaz devir borcunun doğduğu ve bedelde muzavaanın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti. Bu durumda, davalılar yararına tek vekalet ücreti takdiri gerekirken, ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, (6) ve (7) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılmasına ve (6) numaralı bent olarak "Davalılar ..., ... ve ... yargılama sırasında avukatla temsil edildiklerinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1 maddesi uyarınca tespit ve takdir olunan, 33.559,21TL nispi vekalet ücretinin, davacı bankadan tahsili ile, davalılar ..., ... ve ...'ye verilmesine," şeklindeki ibarelerin eklenmesine, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e29495f6764a3e26 d2dc808d99f0a4dc