Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/8064 E., 2025/8916 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8064 E., 2025/8916 K. (02.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8064
Karar No
2025/8916
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/8064 E. , 2025/8916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1690 E., 2022/160 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/255 E., 2020/344 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacı kurumda veznedar olarak görev yapmakta iken 26.05.2008 günü, sorumlusu bulunduğu merkez kasasında toplam 111.244,31 TL tutarında nakit noksanlığının tespit edildiğini, kurum tarafından yapılan soruşturma sonucunda zimmetine geçirdiği meblağ ile ilgili şikayet üzerine hakkında İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/364 Esas sayılı ceza davası açıldığını, davalı borçlunun tutuklandığını ve 28.05.2018 tarihinde memurluk görevinden uzaklaştırıldığını, borçlunun herhangi bir ödemede bulunmaması nedeniyle .... İcra Müdürlüğünün 2008/7183 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı ile takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı duruşmadaki beyanında; kendisinin suçsuz olmasına rağmen ceza yargılamasında avukatı tarafından iyi savunulamadığından haksız yere cezalandırıldığını, dava konusu edilen parayı kendisinin zimmetine geçirmediğini, maddi durumunun yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla davalının davacı kurumda veznedar olarak görev yaptığı, zimmet suçundan hapis cezası aldığı ve bu hapis cezasının derecattan geçerek kesinleştiği ve davalı kurumu zarara uğrattığı gerekçesiyle .... İcra Dairesi'nin 2008/7183 Esas sayılı takip dosyasında davalının 111.244,31 TL asıl alacak ile 960,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 112.204,36 TL'ye yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takipten itibaren yasal faiz uygulanarak devamına, asıl alacak ceza ilamı ve bilirkişi raporu ile saptanıp likit nitelikte olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; mahkemenin vermiş olduğu kararın eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu olan alacak miktarı için davacı tarafından aynı şubede başka çalışanlar için de takip yapıldığını, İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/747 E. dosyasında yargılamanın devam ettiğini, davaların beraber görülmesi gerektiğini, bu paranın ödenmesinden dava dışı ...'nin de kendisi ile birlikte sorumlu olduğunu, parayı zimmetine geçirmediğini, suçsuz olduğunu, kasa soygununun davalının yokluğunda gerçekleştirildiğini, parayı ödeyebilecek durumu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının işlediği zimmet suçu nedeniyle oluşan kurum zararının davalıdan tazmini talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız eylem sorumluları oldukları ileri sürülen davalının sorumluluğu dava dışı kurum çalışanına karşı takip veya dava açılmasına bağlı değildir. Davalı ve üçüncü kişiler kurum zararı nedeniyle davacıya karşı müteselsil (zincirleme, dayanışmalı) olarak sorumlu durumundadırlar. Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 142. (Türk Borçlar Kanunu'nun 61.) maddesine göre göre alacaklı, müteselsil borçluların tümünden veya birinden (veya birkaçından) borcun tamamının veya bir kısmının ödenmesini isteyebilir. Borcun tamamının ödenmesine kadar bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava dışı kurum çalışanı hakkında da icra takibi başlatıldığı ve alacağın kesinleştiği anlaşılmakla, konusu ve hukuki sebebi aynı olan eldeki davada hüküm altına alınan tazminat miktarının diğer dosya ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru değil ise de; anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenle, davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bendinde gösterilen nedenle davalının temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "davanın kısmen kabulü ile” şeklindeki sözcük dizesinden sonra gelmek üzere “...Fatih 1. İcra Müdürlüğünün 2009/10905 Esas sayılı icra dosyası ile tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere...” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı