4. Hukuk Dairesi 2023/6703 E. , 2025/3115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/140 E., 2023/140 K. SAYISI : 2023/İHK-66827 SAYISI : K-2022/264315 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.04.2021 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun şekilde yapılmayan başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, raporun 1 yıllık iyileşme süresi tamamlanmadan düzenlendiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhe hüküm kurulması halinde komisyona başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruya sunulan 14.02.2022 tarihli maluliyet raporunun yönetmelik gereği beklenilmesi gereken 1 yıllık süre dolmadan düzenlendiği, hükme esas alınamayacağı, başvuru sahibinin sekeli dikkate alındığında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca alt ekstremitede engelin kalıcı ve stabil olması ve son 12 ayda değişiklik olmaması gerektiğinin düzenlendiği, başvuru sahibi bu kez yine aynı üniversiteden alınmış 22.07.2022 tarihli bir başka raporu dosyaya sunmuş ise de bu rapor ile tahkime başvuru öncesinde sigorta şirketine usulünce başvurulmadığı, bu eksikliğin tamamlanabilir bir eksiklik olmadığı gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraz aşamasında başvuru sahibinin ikinci bir rapor sunduğu, bu raporun kazadan 15 ay sonra düzenlendiği, 7 uzman doktorun imzasını taşıdığı, kazayla illiyet bağı kurularak düzenlendiği, kaza tarihinde yürürlükte olan ÇÖZGER yönetmeliği hükümlerine göre %15 oranında sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği, raporun taraf vekillerine tebliğ edildiği, bu güncel rapora dayalı hüküm verilebileceği, kusur oranlarının belirlenmesi için alınan ilk raporda sürücünün %15 oranında kusurlu bulunduğu, bu rapora karşı başvuru sahibi itirazında kazanın gerçekleştiği soka��ın tek yön olduğunu, sürücünün ters yöne girerek kazaya sebebiyet verdiğini ileri sürerek itiraz ettiği, davalının da kusur raporuna itiraz ettiği, sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla alınan ek kusur raporunda, sürücünün kazanın oluşumunda tam kusurlu ve davacı yayanın kusursuz bulunduğu, kusur oranının değişmesi üzerine ek hesap raporu alındığı, bu raporun hükme esas alındığı, kusur yönünden alınan ek raporda sigortalı araç sürücüsüne %100 oranında kusur atfedilmiş olmakla birlikte ceza dosyasında alınan kusur raporundaki tespitlerin hükme esas alınabileceğinin değerlendirildiği ve soruşturma dosyasındaki rapordaki tespitlere göre sigortalı araç sürücüsüne %50 ve davacı yayaya %50 oranında kusur atfının olayın gelişimine uygun düştüğü, ancak bu tespit başvuru sahibinin talep edebileceği tazminat miktarının fazlalığı ve sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu tutulabileceği dikkate alınarak sonuca etkili görülmediği, sadece bu tespitin yapılmasıyla yetinileceği, davalı vekilinin rapora itirazında kazaya karışan aracın başka bir araç olduğunu ileri sürmüşse de soruşturma kapsamında alınan sürücü ve müşteki ifadelerinde tutarlı şekilde kazaya karışan aracın davalıya trafik sigortalı olduğunun görüldüğü, davacı vekilinin itirazının kabulü ile her ne kadar bilirkişi tarafından talep edilebilecek tazminat tutarı 430.000 TL olarak tespit edilmişse de başvuru sahibinin talebiyle bağlı kalınarak 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, davacı çocuk olup hatalı yönetmeliğe göre rapor düzenlendiğini, 12 aylık iyileşme süresinin beklenilmediğini, yeni bir rapor alınması gerektiğini, kazaya sigortalı araç sürücüsü karışmadığından başvurunun husumet yokluğundan reddi gerektiğini, aksi halde itirazlarımız doğrultusunda davanın sigortalıya da ihbarı, konunun aydınlatılması amacıyla keşif yapılması gerekeceğinden ve tahkim yargılamasında bu durum mümkün olmadığından el çekme kararı verilmesi gerektiğini, davalıya usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, progresif rant yöntemine göre düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, tam vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 28.04.2021 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edildiği, aynı zamanda yönetmeliğin EK 2 ve EK 3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20’nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararı için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti ve buna bağlı olarak bedensel zararların belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında; kaza tarihinde 5 yaşında olan davacının sağ bacakta ve sol omuzda kırık şeklindeki yaralanması nedeniyle başvuruya eklenen Dokuz Eylül Üniversitesince düzenlenen 14.02.2022 tarihli raporun değerlendirme bölümünde ÇÖZGER kapsamında oran verilmemekle birlikte kesin oran talebi olduğundan hastanın kliniği gözetilmek suretiyle maluliyet oranının %15, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı %11, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre ise maluliyet oranı %10 olarak belirlenmiş; raporun sonuç bölümünde ise bu belirlemelere ilaveten değerlendirme bölümünde yer verilmeyen Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında ise %11 oranında malul kaldığı belirtilmekle yetinilmiş; davacı vekili uyuşmazlık hakem heyetine aynı üniversite tarafından düzenlenen 27.07.2022 tarihli aynı içerikte bir rapor daha sunmuş; Uyuşmazlık Hakem Heyetince 14.02.2022 tarihli raporun 1 yıllık iyileşme süresi dolmadan düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı, başvuruya ilaveten sunulan 27.07.2022 tarihli raporun ise tahkim öncesi davalıya iletilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar vermiş; davacının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince başvuruya sunulan 27.07.2022 tarihli raporun kazadan 15 ay sonra düzenlediği ve kaza tarihinde geçerli ÇÖZGER yönetmeliği hükümlerine göre %15 oranında sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği gerekçesiyle anılan rapordaki %15 maluliyet oranı hükme esas alınmıştır. Öncelikle kaza tarihinde geçerli yönetmelik olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken uygulanma imkânı bulunmayan ÇÖZGER yönetmeliğinin hükme esas alınması hatalıdır. Ayrıca hükme esas alındığı belirtilen 27.07.2022 tarihli ikinci raporun, ilk olarak sunulan 14.02.2022 tarihli rapordaki muayene ve rapor tarihi düzeltilerek tanzim edildiği, bunun dışında ilk rapordaki tespitlerin ikinci raporda da tekrarlanmakla yetinildiği, raporun değerlendirme bölümünde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca bir incelemeye de yer verilmediği anlaşılmakla, raporun kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında denetime elverişli bir rapor olmadığı da açıkça görülmekte olup eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan tüm sağlık kurulu raporları da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, davacının ikametine en yakın ve dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki yetkili sağlık kurulundan (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği de göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, açıklayıcı ve denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, soruşturma dosyasında alınan 03.07.2021 tarihli raporda davacı yayanın %50, sürücünün ise %50 oranında kusurlu bulunduğu, itiraz aşamasında alınan 03.01.2023 tarihli kusur raporunda davacı yayanın %85, sürücünün %15 oranında kusurlu bulunduğu, davacı vekilinin yolun tek yön olup sürücünün ters yöne girdiğine ilişkin fotoğraflarla yaptığı itirazı ve davalının itirazı üzerine düzenlenen 12.01.2023 tarihli kusur raporunda ise sürücünün tam kusurlu, davacı yayanın ise kusursuz olduğunun belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetince soruşturma dosyasında alınan raporla belirlenen %50'şer kusur oranının olayın gelişimine uygun olduğu gerekçesiyle 03.07.2021 tarihli rapora itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dosyada mevcut tüm raporlar irdelenerek kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 3- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fa9aed2a34ca6fc9 ecee74984ba143a7