Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/6509 E., 2025/3116 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6509 E., 2025/3116 K. (24.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6509
Karar No
2025/3116
Karar Tarihi
24.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/6509 E. , 2025/3116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/275 D.İş, 2023/277 K. SAYISI : 2023/İHK-19565 SAYISI : K-2023/8271 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.01.2017 tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu ve davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak en az %10 oranında malul kaldığını, maluliyet artışına ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 03.04.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle limit uyarınca talebini 330.000,00 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, alınan medikal raporda başvuruya sunulan raporun yürürlükten kalkan yönetmeliğe göre hazırlandığından değerlendirmeye alınmamasına karar verildiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca maluliyetin oluşmadığının belirtildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduklarını, kusur raporu alınması gerektiğini, kaza nedeniyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olup bu hususun netleştirilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde başvuru tarihinden itibaren ancak yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan rapor ile davalının sunduğu medikal rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan raporda, davacının güncel plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahisinin çiğneme fonksiyonları, çene hareketleri, maloklüzyon açısından ayrıntılı muayenesi sonrası değerlendirilmesinin uygun olduğu tespitine yer verildiği, bu rapora göre güncel muayene bulgularının istenilmesine karar verildiği, 23.11.2022 tarihli ara kararıyla güncel muayene bulgularına ilişkin raporun iletilmesi için davacıya 20 gün kesin süre verildiği, ara kararın taraflara tebliğ edildiği, ancak başvuran tarafından kesin süre içinde herhangi bir belge sunulmadığı gibi açıklama da yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sahibinin bizzat fiziki muayenesinin yapılması suretiyle düzenlenen maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, kaza ile arasında illiyet bağının da kurulduğu, bu nedenle maluliyet raporunun karar vermeye yeterli görüldüğü, alınan hesap raporu uyarınca davacının poliçe limitini dikkate alarak talebini artırdığı, davalı vekili tarafından geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri taleplerine ilişkin oluşturulan 2020.E.230565 sayılı başvuru dosyasında uyuşmazlık hakemi tarafından toplam 9.019,31 TL'ye hükmedildiği, bu kalemlerin tedavi gideri kapsamında olup sürekli sakatlık limitine dahil olmadığı, dosya kapsamındaki evraklardan kaza sırasında başvuranın koruyucu tertibat takıp takmadığı hususunun anlaşılamadığı, sürücü, davacının eşi olup hatır taşımasının söz konusu olmadığı, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 13.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik kapsamına göre maluliyet belirlenmiş olmasına karşın, davacının yaralanması dikkate alınarak heyette olması gereken uzman hekimler bulunmadan 3 adli tıp uzmanı öğretim üyesi tarafından maluliyetin belirlenmesi nedeniyle usulüne uygun düzenlenmeyen kurul raporuyla başvuru gerçekleştirildiğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, alınan medikal raporda maluliyet bulunmadığının belirlendiğini, maluliyet raporuyla sunulan medikal rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumunun, kusur raporu alınmadan hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, progresif rant yöntemine göre alınan hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kafasını vurduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 02.01.2017 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirleme için ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda başvuruya sunulan maluliyete ilişkin ... Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 18.03.2022 tarihli raporda kaza tarihinde geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre muayene edilerek sağ alt çenede kırık nedeniyle başvuranın maluliyet oranı %10 olarak belirlenmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının maluliyetinin belirlenmesi amacıyla dosya üzerinden üç doktordan oluşan heyetten alınan tarihsiz raporda, davacının mandibulada nondeplase kırık meydana geldiği, ameliyat edilmediği, güncel plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahisinin çiğneme fonksiyonları, çene hareketleri, maloklüyon açısından ayrıntılı muayenesi sonrası değerlendirme yapılacağının bildirildiği, bu rapor üzerine başvuran vekiline 20 günlük kesin süre verilmesine karşın güncel muayene bulgularının sunulmaması nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddedildiği, davacı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince ise başvuruya sunulan 18.03.2022 tarihli rapor hükme esas alınarak başvurunun kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan raporu düzenleyen kurulun içinde ağız diş ve çene cerrahi uzmanı ve KBB uzmanının da bulunmadığı, bu hâliyle raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Maluliyetin davaya konu trafik kazasıyla illiyeti ile niteliği konusunun açıklığa kavuşturulması gerekli olup eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak, davacının ikametine en yakın ve dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışındaki davacının arazı ile ilgili uzman doktorun da (ağız, diş ve çene uzmanı/KBB uzmanının) bulunması ile teşekkül edecek yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 78d04539fc632e3d b9f88b93221b5a12

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı