4. Hukuk Dairesi 2023/5914 E. , 2025/10146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2081 E., 2023/901 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/456 Esas 2021/210 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. vekili Avukat ... geldiler. Diğer davalı ... adına gelen olmadı. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 26.06.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından kaleme alınan ... Gazetesi, Gazetenin ... Eki ve www...com.tr internet sitesinde 01.05.2020 tarihinde yayınlanan "...", "..." ve "... 2017’de ..." başlıklı gerçek dışı yazılar nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, yayın sahibi ve eser sahibi olan davalıların zarardan birlikte sorumlu olduklarını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile haksız ve hukuka aykırı saldırının durdurulması için gerekli tedbirlerin alınması talep edilmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; güncel bir magazin olayı ile ilgili kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla dava konusu köşe yazısının kaleme alındığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu köşe yazısında hakaret içeren bir söz sarf edilmediğini, kamuya mal olmuş bir kişi ile ilgili birtakım iddiaların dile getirildiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tanınmış bir kişi olduğu ve bu tanınmış kişiliğinin neticesi olarak davaya konu yazıdaki ifadelere daha geniş bir hoşgörü ile yaklaşmak zorunda olduğu, tanınırlığı olmayan bir vatandaşa nazaran bu tahammülünün daha geniş olması gerektiği, davaya konu yazıda özle biçim arasındaki dengenin korunduğu, kişilik haklarına bir saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu yazının bir bütün olarak basın özgürlüğü kapsamında kaldığı; halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlu olduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde kaleme alındığı, davacının tanınmışlığı göz önüne alındığında eleştirilere daha çok katlanma yükümlülüğü altında bulunduğu, kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu gerçek dışı ifadeler içeren yazının basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, yazıda müvekkilinin kötülenmesi ve karalanması amacıyla hareket edildiğini, üslubun basın etiğine uygun olmadığını, kişilik haklarına saldırı niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini, davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ... Gazetesi, Gazetenin ... Eki ve www...com.tr internet sitesinde 01.05.2020 tarihinde yayınlanan "...", "Geçmişinden ..." ve "... 2017’de ..." başlıklı yazılar nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ile haksız ve hukuka aykırı saldırının durdurulması için gerekli tedbirlerin alınması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava dışı ... tarafından kaleme alınan "..." isimli kitapta yer alan davacı hakkındaki iddialara göre dava konusu köşe yazısının kaleme alındığının, bu yönden görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunun; davacı ile ilgili sarf edilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, yazıya yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin..” ifade edildiğinin, davacının toplumda tanınmış bir kişi olması nedeni ile kendisi ile ilgili haber ve söylemlerin kamuoyunun ilgisini çektiğinin, davacının topluma mal olmuş bir kişi olarak kendisine yönelik sert ve ağır da olsa eleştirilere katlanması gerektiğinin, köşe yazısında geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'ye verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.