4. Hukuk Dairesi 2023/5141 E. , 2025/9514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/354 E., 2023/293 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/137 E., 2021/328 K. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.06.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 110 ada 43 parsel sayılı taşınmazda 10435/15435 oranındaki hissenin davacının kardeşi ...'a, 5000/15435 oranındaki hissenin ise davacıya ait iken davacı tarafından 22.07.2014 tarihinde Düzce 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/636 Esas sayılı dosyası ile öncelikle aynen taksim talepli ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava açıldıktan 4 ay sonra davalı ...'ın 120/15435 hisseyi 24.11.2014 tarihinde eşi ...'a, 150/15435 hisseyi 05.11.2014 tarihinde birlikte iş yaptığı yakın arkadaşı ...'ye devir ve temlik ettiğini, davalı ...'ın işbu devir işlemlerini diğer hissedar davacıya bildirmediği gibi ortaklığın giderilmesi dava dosyasına da bildirmediğini, dolayısıyla da önalım sürecinin işletilemediğini, ortaklığın giderilmesi davasının alınan tüm raporlarında, taşınmazın aynen taksime uygun olduğunun belirlendiğini, ancak davalı ... 'ın salt aynen taksimin gerçekleşmemesi için işbu devir işlemlerini yaptığını, davalı ...'un kötü niyetli ve muvazaalı olarak aynen taksim hususunun önünü kesmek ve engellemek için devir işlemlerini yaptığını belirterek davalı ... adına kayıtlı 120/15435 hissenin tapu kaydının iptali ile kaydın eski haline getirilmesine ve davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının ticaret ile iştigal ettiğini, diğer davalı ... ile aralarında bir alacak ilişkisi olduğunu, bu alacak ilişkisine ve borcuna karşılık teminat olarak söz konusu hisseyi 05.11.2014 tarihinde satış olarak devrettiğini, bu devir işleminin daha sonrasında davalının eşi tarafından duyularak aile içerisinde huzursuzluğa neden olduğunu, eşi ...'ın ağabeylerinden borç alarak ...'nin borcunu ödediğini ve bunun karşılığında da 24.11.2014 tarihinde taşınmazın 120 m2'lik kısmını üzerine aldığını, ...'nin üzerinde bulunan yerin tapusunu da üzerine alacağını davacıya söylediğini ve bu durumun da davalı tarafından kabul edildiğini, ancak ...'nin para borcunu almasına rağmen üzerinde bulunan tapuyu ...'a devretmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanlarından ve tüm dosya kapsamından, davalı ...'in davalı ...'un eşi, diğer davalı ...'in ise arkadaşı olduğu, davacının ekonomik durumunun iyi olduğu, davalı tanıkları her ne kadar davacının iddialarının aksine beyanda bulunmuşsalar da; davalı ... ile davalı ... arasındaki alacak-borç ilişkisine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, dava konusu taşınmazdan küçük miktarlarda davalılara devir yapmasını gerektirecek bir durumun mevcut olmadığı, bu miktarlar da devir yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı ...'un aynen taksimi engellemek için muvazaalı şekilde devir ve tescil işlemlerini yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... Mahallesi 110 ada 43 sayılı parselde davalı ... adına kayıtlı 8/1029 hissesinin tapu kaydının iptali ile, davalı ... adına tesciline, ... Mahallesi 110 ada 43 sayılı parselde davalı ... adına kayıtlı 10/1029 hissesinin tapu kaydının iptali ile, davalı ... adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi amacı ile davacı tarafından davalı kardeşi aleyhine dava açıldığı ve mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre hisse devri olmadığı takdirde aynen taksimin mümkün olmadığının tespit edildiği, dava konusu taşınmazda davalılardan ...'nin zilyetliği bulunmadığı gibi davalı ...'ın da hisse devri yapan davalı ...'ın eşi olduğu, davalı ...'e yapılan satışın bir ihtiyaçtan kaynaklandığının ispat edilemediği göz önüne alındığında davalılar arasında yapılan hisse devrinin muvazaaya dayalı olduğunun kabulünde bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından değerlendirme yapılırken bazı konularda toptancı bir yaklaşıma gidildiğini ve davanın esası ile ilgili bazı konularda davanın kendisi ile ilgili olmayan ve yine davaya asla emsal teşkil etmeyecek vakalardan yola çıkılarak olmayan bir şeyden böyle olabilir mantığı öne sürülmek suretiyle yargılama yapıldığını, davalı ...'un tanıklarının anlattıklarına itibar edilmediğini ve değerlendirmeye bir katkı sunmadığı söylenerek adeta davalının zenginliği ve varlıklı oluşunun ön plana çıkartıldığını, tüm değerlendirmenin bu olgu üzerine kurulduğunu, davalının beraber iş yaptığı diğer davalı ... ile parasal anlaşmazlığının sonucu hisse vermesi ve daha sonra hanımı ile aralarının bozulmaması için eşine de az bir miktar tapu vermesinin hayatın olağan akışına ters olmayıp iş yapan ve bir ailesi olan insanların anlayabileceği bir durum olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 57587914df50a592 fa97874ab256cb38