Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/4411 E., 2025/1589 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4411 E., 2025/1589 K. (03.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4411
Karar No
2025/1589
Karar Tarihi
03.02.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/4411 E. , 2025/1589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/132 D.İş, 2023/132 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-6373 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/308847 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.09.2021 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı ve davacının yolcu konumunda olduğu aracın karıştığı trafik kazasından dolayı davacı yolcunun yaralanarak %5 oranında malul kaldığını, davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 24.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 10.10.2022 tarihli dilekçesiyle başvuru dilekçesinde müştereken müteselsilen tahsil talebinde bulunulduğunu belirterek talebini 131.929,64 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mevzuata uygun olarak alınan bir maluliyet raporu sunulmasızın yapılan başvuru geçerli bir başvuru olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlendiğini, kaza tespit tutanağına göre başvurucunun kaskı ve koruyucu ekipmanın takılı olmadığının açık olduğunu, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, talep edilen faiz türünün yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sahibince dosyaya sunulan 24.01.2022 tarihli uzman raporunda kusur değerlendirmesi yapıldığı, bu nedenle kusur konusunda yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiği ve rapordaki oranın hesaplamada esas alındığı, %50 kusur oranı üzerinden hesaplanan tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 65.964,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun fiziki muayene yapılmak ve tüm tıbbi evrakın incelenmesi sonucu 3 adli tıp uzmanı tarafından düzenlendiği, arazlar üst ekstremiteye ait olup bir yıllık bekleme süresine tabi olmadığı, raporun karar vermeye yeterli olduğu, dosya kapsamında bulunan 24.01.2022 tarihli uzman kusur raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan, rapor doğrultusunda yapılan değerlendirmelerin somut olayın şartlarına uygun bulunduğu, kusura ilişkin davalının itirazlarının reddine karar verildiği, hesap yönteminde hata olmadığı, davacının yaralandığı bölge sağ diz olduğundan araz oluşan bölgenin kaskın takılı olmadığını gösterdiği iddiasına itibar edilmediği, davalının yargılama aşamasında sunduğu herhangi bir delil olmadığı ve kaskın takılı olmadığının tespitinin yapılamadığı, başvuran lehine hükmedilen vekalet ücretinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gözetilerek davalının itirazlarının reddine karar verildiği, davalı ve dava dışı olay yerini terk eden plakası belirsiz araç sürücüsünün %50'şer kusur oranlarıyla sorumlu olsalar dahi oluşan zararın tamamından müteselsilen sorumlu oldukları, başvuru dilekçesinde her ne kadar açıkça müteselsilen ifadesi kullanılmamış ise de zararın tamamının davalıdan istenildiği, müteselsilen tahsil talebinde bulunmadığına yönelik bir ifadenin yer almadığı, bu nedenle talebin tümden kabulü gerektiği gerekçesiyle; davalı vekilinin itirazlarının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 131.929,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; %50 kusur oranına göre tazminata hükmedilmesi gerekirken tazminatın tamamına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, hesaplamada %1.65 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davacının kaza tespit tutanağına göre kaskı takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 11.09.2021 tarihinde davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; hükme esas alınan ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 05.04.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda; davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış; İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Dosya kapsamında bulunan 11.09.2021 tarihli adli muayene raporunda davacının kafasında 12-13 cm skalp kesisi mevcut olduğu ve süture edildiği belirtilmekte ve kazadan 2 gün sonra düzenlenen acil beyin BT'sinde ise solda temporal bölgede kalınlık artışı olduğu bildirilmektedir. Hükme esas alınan 05.04.2022 tarihli raporda belirtilen muayene bulgularında ise davacının sol dirseğinde kırık tespit edildiğini, el bileğinden yaralandığını, başına dikiş atıldığını ifade ettiği, yapılan fiziki muayenede ise sağ dirsek, sol omuz, sol dirsek, sol lomber bölge, sol kol süperior medial ve sol temporal bölgede yara skarı olduğunun görüldüğü belirtilmektedir. Davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında, davacının vücudunun hangi bölgelerinden yaralandığı ve hangi yaralanmalar nedeniyle maluliyet oluştuğu, dolayısıyla hükme esas alınan raporda belirlenen maluliyet oranının kazayla illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve skar izlerinin vücut yüzeyinin ne kadarını kapladığının belirtilmeyişi ile heyette uzman hekimin bulunmayışı göz önüne alındığında, raporun skar yönünden yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılayıp karşılamadığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Hükme esas alınan maluliyet raporu açıklanan nedenlerle açık ve denetime elverişli değildir. Maluliyetin davaya konu trafik kazasıyla illiyeti ile niteliği konusunun açıklığa kavuşturulması gerekli olup eksik inceleme ile karar verilemez. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının vücudunun hangi bölgelerinden yaralandığı ve maluliyet oluştuğu, oluşan maluliyetin kazayla illiyet bağı olup olmadığı açıkça belirlenerek davacıda oluştuğu ileri sürülen yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanı/deri ve zührevi hastalıklar uzmanının da bulunduğu (dosyada mevcut raporu düzenleyen üniversite hastanesi dışında) davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7ddb4b2e774199bc abdaa2e9a396e09c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı