Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/4311 E., 2025/9132 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4311 E., 2025/9132 K. (03.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4311
Karar No
2025/9132
Karar Tarihi
03.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/4311 E. , 2025/9132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2415 E., 2023/225 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/124 E., 2021/211 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nun yetkilisi olduğu, davalı ... Basın Yay. İletişim Hiz. San. Ltd. Şti'ye ait ... Gazetesi'nde ve www...com.tr isimli internet sitesinde 15.05.2020 ve 16.05.2020 tarihlerinde yapılan haberler ile davalı ...'nun Facebook ve Twitter hesaplarından yapmış olduğu paylaşımlarda sarf edilen söz ve ifadelerle müvekkili şirketin ticari itibarının zarar gördüğünü, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Basın Yay. İletişim Hiz. San. Ltd. Şti'den, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ndan haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberler ve paylaşımların dava dışı ... ile ilgili olduğunu, davacı şirket ile ilgili olmadığından aktif husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, esas yönünden de basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu söz ve ifadelerin doğrudan davacı şirket hakkında olmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberler ve paylaşımlarda, davacı şirketin isminin geçtiği, şirketin kuruluşu ve sermayesi ile ilgili ifadelerin yer aldığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kabulüne karar verilmesi gerektiği; haber ve paylaşımlarda sarf edilen söz ve ifadeler incelendiğinde, görünür gerçeğe uygun olduğu, toplumsal ilginin bulunduğu, öz ile biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, davacı şirketin ticari itibarını zedeleyici herhangi bir ifadeye yer verilmediği, ifade özgürlüğü sınırları içerisinde olduğu, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu haber ve paylaşımlarda müvekkili şirketin yasa dışı bir sermayeye sahip olduğu yönünde söz ve ifadeler kullanıldığını, bu nedenle şirketin itibarının zarar gördüğünü, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ... Gazetesi'nde ve www...com.tr isimli internet sitesinde 15.05.2020 ve 16.05.2020 tarihinde yapılan haberler ile davalı ...'nun Facebook ve Twitter hesaplarından yapmış olduğu paylaşımlarda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. 6102 sayılı Kanun’un 5/A maddesi "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" şeklinde düzenlenmiştir. Dosya kapsamından, uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olduğu, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeye göre ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu hale getirildiği, eldeki davanın zorunlu arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan talebin usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasının incelenmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 89280f828e9c2d0d 08df1b99db3d572c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı