Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/377 E., 2025/783 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/377 E., 2025/783 K. (16.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/377
Karar No
2025/783
Karar Tarihi
16.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/377 E. , 2025/783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1106 Değişik İş - 2022/1103 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/62975 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/265176 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (.............) Poliçesi ile sigortalı olan aracın büyükbaş hayvana çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olan davacının eşi destek ................'nın vefat ettiğini ve davacının eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zorunlu evraklar ile başvuru yapılmadığını, bu durumda usulüne uygun başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceğini, ölü muayene otopsi raporunda desteğin evlenip boşandığının belirtildiğini, desteğin davacı ile evlilik birliği devam ederken vefat ettiğinin ispatlanması gerektiğini, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, desteğin emniyet kemerinin takılı olmaması ve alkollü sürücünün aracına binmiş olması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşımacılığı nedeniyle ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kazaya ilişkin tarafların kusur durumunun belirlenmesi için adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve % 75 oranında, dava dışı hayvan sahibinin tali ve % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının hesaplandığı, kusur raporu ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 390.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun başvuru yapıldığı, kusur raporunda takdir edilen kusur oranlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının güncel nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacı ... ve müteveffa ...'nın 30.10.2017 tarihinde evlendikleri ve kaza/ölüm tarihi itibarıyla evli bulundukları görüldüğünden davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde görülmediği, müteveffa dava konusu kaza sırasında sigortalı araçta yolcu konumunda olup, dosyada mübrez belgeler incelendiğinde müteveffanın ölüm sebebinin kafatası kırığına bağlı beyin kanaması vesair sebepler olduğunun görüldüğü, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığına dair bulguya rastlanmadığı, bunun yanında araç sürücüsünün kaza anında 1,03 promil alkollü olduğu, ancak yerleşik yargı içtihatları gereği müteveffanın araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiğine dair emare bulunmadığından müterafik kusur indirimi uygulanmasını gerektirir bir neden bulunmadığı, desteğin sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu, sürücü ve desteğin arkadaş oldukları, bu nedenle hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiği, davacı için hesaplanan toplam zararın 547.976,16 TL olduğu anlaşıldığından % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında davalının 438.380,92 TL'den sorumlu olacağı, ancak halihazırda poliçe teminat limiti gözetilerek hüküm kurulduğu göz önüne alındığında hükümde değişiklik yapılmasına gerek görülmediği ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, desteğin davacı ile evlilik birliği devam ederken vefat ettiği ispatlanmaksızın dosyada karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, tarafların kusur durumunun belirlenmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle davacı tarafından davalı ... şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, nüfus kayıt örneği incelendiğinde dava konusu kazanın ve desteğin ölümünün davacı ile evlilik birliğinin devam ettiği dönemde meydana geldiğinin anlaşılmış olmasına, Uyuşmazlık Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacının desteği eşi ...'nın, arkadaşının aracıyla yola çıktıkları ve dönüşte kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacı desteği ...'nın, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup desteğin taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken poliçe teminat limiti gözetilerek hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasına gerek bulunmadığı yönündeki yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. b-)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; davacının desteği ...'nın, sigortalı aracın sürücüsü olan arkadaşı ile birlikte alkol aldıktan sonra dönüş yolunda kazanın meydana geldiği ve sürücünün olayda 1,03 promil alkollü olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda davacının desteği ...'nın, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, ölümü ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e10f0048d152ec05 bb01a8e4fcc21fc2 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/377 E. , 2025/783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1106 Değişik İş - 2022/1103 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/62975 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/265176 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (.............) Poliçesi ile sigortalı olan aracın büyükbaş hayvana çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu olan davacının eşi destek ................'nın vefat ettiğini ve davacının eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zorunlu evraklar ile başvuru yapılmadığını, bu durumda usulüne uygun başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceğini, ölü muayene otopsi raporunda desteğin evlenip boşandığının belirtildiğini, desteğin davacı ile evlilik birliği devam ederken vefat ettiğinin ispatlanması gerektiğini, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, desteğin emniyet kemerinin takılı olmaması ve alkollü sürücünün aracına binmiş olması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşımacılığı nedeniyle ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kazaya ilişkin tarafların kusur durumunun belirlenmesi için adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve % 75 oranında, dava dışı hayvan sahibinin tali ve % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının hesaplandığı, kusur raporu ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 390.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun başvuru yapıldığı, kusur raporunda takdir edilen kusur oranlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının güncel nüfus kayıt örneği incelendiğinde, davacı ... ve müteveffa ...'nın 30.10.2017 tarihinde evlendikleri ve kaza/ölüm tarihi itibarıyla evli bulundukları görüldüğünden davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde görülmediği, müteveffa dava konusu kaza sırasında sigortalı araçta yolcu konumunda olup, dosyada mübrez belgeler incelendiğinde müteveffanın ölüm sebebinin kafatası kırığına bağlı beyin kanaması vesair sebepler olduğunun görüldüğü, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığına dair bulguya rastlanmadığı, bunun yanında araç sürücüsünün kaza anında 1,03 promil alkollü olduğu, ancak yerleşik yargı içtihatları gereği müteveffanın araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiğine dair emare bulunmadığından müterafik kusur indirimi uygulanmasını gerektirir bir neden bulunmadığı, desteğin sigortalı araçta yolcu konumunda olduğu, sürücü ve desteğin arkadaş oldukları, bu nedenle hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiği, davacı için hesaplanan toplam zararın 547.976,16 TL olduğu anlaşıldığından % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında davalının 438.380,92 TL'den sorumlu olacağı, ancak halihazırda poliçe teminat limiti gözetilerek hüküm kurulduğu göz önüne alındığında hükümde değişiklik yapılmasına gerek görülmediği ve davacı lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, desteğin davacı ile evlilik birliği devam ederken vefat ettiği ispatlanmaksızın dosyada karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, tarafların kusur durumunun belirlenmesi için kusur raporu alınması gerektiğini, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, hatır taşıması ve davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle davacı tarafından davalı ... şirketine usul ve yasaya uygun başvuru yapılmış olmasına, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, nüfus kayıt örneği incelendiğinde dava konusu kazanın ve desteğin ölümünün davacı ile evlilik birliğinin devam ettiği dönemde meydana geldiğinin anlaşılmış olmasına, Uyuşmazlık Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51. maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacının desteği eşi ...'nın, arkadaşının aracıyla yola çıktıkları ve dönüşte kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacı desteği ...'nın, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup desteğin taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken poliçe teminat limiti gözetilerek hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasına gerek bulunmadığı yönündeki yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. b-)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; davacının desteği ...'nın, sigortalı aracın sürücüsü olan arkadaşı ile birlikte alkol aldıktan sonra dönüş yolunda kazanın meydana geldiği ve sürücünün olayda 1,03 promil alkollü olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda davacının desteği ...'nın, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, ölümü ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda 2 (a) ve (b) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e10f0048d152ec05 bb01a8e4fcc21fc2 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı