Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/3703 E., 2025/7778 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3703 E., 2025/7778 K. (14.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3703
Karar No
2025/7778
Karar Tarihi
14.05.2025

4. Hukuk Dairesi 2023/3703 E. , 2025/7778 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2123 E- 2022/2121 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'nun davalı ...'nın oğlu, aynı zamanda davalı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi olduğunu, ...'nun davacı şirketin uzun yıllar pazarlama müdürlüğünü yaptığını, şirketin iflas tarihine kadar genel müdürlük görevini yürüttüğünü, davalı şirketin adresinin davacının mülkiyetindeki ... Mah. ... Cad. No:16 ... olduğunu, bu adresin aynı zamanda davacı şirketin merkez adresi olduğunu, davalılar arasında iflas masasından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı borç ilişkisi oluşturulduğunu ve davalı ...’nın davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, şirket adreslerinin aynı olması nedeniyle davacı müflis şirketin adresinde fiili haciz işleminin gerçekleştirildiğini, aslında bu adresteki malların davacı müflis şirkete ait olduğunu, muvazaalı icra işlemleriyle müflis şirketin mallarının kaçırılmasının amaçlandığını ileri sürerek, icra dosyasının geçersizliğinin tespiti ile iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı şirketin iflas nedeniyle tasfiyeye girdiğini, HMK'nun 84.maddesine göre davacının teminat göstermesi gerektiğini, aksi halde davanın usulden reddi gerektiğini, davacının takibin iptalini istemekteki amacının davacıya ait mallarının haczini engellemek olduğunu, bu duruma göre davacının istihkak davası açması gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını beyanla davanın usul ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2022 gün, 2021/329 E- 2022/111 K sayılı ilamı ile "muvazaaya dayalı tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için davacının davalılardan birinden bir alacağının bulunmasının ve davacının alacağının doğduğu tarihin davalılar arasındaki tasarruf tarihinden daha önceki tarihli olmasının gerektiği, bu hususların özel dava şartlarından olduğu, somut olayda davacının davalılardan en az birisinden bir alacağı bulunduğunun davacı tarafça iddia dahi edilmediği, davacının eldeki davayı açmasındaki amacının; davacı müflis şirket ile davalı şirketin aynı adreste faaliyette bulunması sebebiyle davalı şirketin kendisini muvazaalı şekilde borçlandırarak aynı zamanda davacı şirketin adresinde menkul haczi yapılmasını önlemek, yapılan menkul haczi sonrası fiilen haczedilen ve davacıya ait olduğu iddia edilen mahcuzların satışını önlemek ve cebri icra yoluyla satış sonrası satıştan gelen paranın davalılardan ...'na ödenmesine engel olmak olduğu, davacının eldeki davaya konu ettiği taleplerini icra hukuk mahkemesinde açacağı istihkak davasında ileri sürebileceği, nitekim taraflar arasında görülmekte olan ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı istihkak davasının da eldeki dava ile aynı kapsamda olduğu, somut olayda davacının açtığı davada hem dava özel şartlarının mevcut olmadığı hem de aynı konuya ilişkin görülmekte olan veya davacı tarafça açılabilecek bir istihkak davasında davacının talebinin değerlendirilebilmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın mevcut olmasının HMK'nun 114/1-h maddesinde dava şartları arasında sayıldığı, dava şartlarının bulunup bulunmadığının mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, somut olayda sonradan tamamlanabilir bir dava şartı eksikliği bulunmadığından hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2022 gün, 2022/ 2123 E- 2022/2121 K sayılı kararı ile "Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir. Karar davacı vekili, tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın, müflisin (masanın) malvarlığı dahilindeki bir kısım menkulleri müflis dışındaki şahıslarca yapılan muvazaalı alacaklandırma işlemlerine dayalı icra takipleri ile masa dışına çıkartarak, masanın zararına kendi yararlarına yapılan işlemlerin iptali talebine dayanmakta olduğunu, bilinen anlamda bir tasarrufun iptali davası bulunmadığını, söz konusu icra tehtidinin haksız olup, olmadığının, muvazaalı olup, olmadığının saptanmasının gerekli olduğunu, davalı (borçlu) ... tarafından 04/11/2015 tarihinde mal kaçırmak amacıyla akrabası diğer davalı ...'ya, bilirkişi raporuyla belirlenen 127.000 TL'lik rayiç bedelin çok altında bir bedelle satıldığını, 6138 sayılı Kanun kapsamında tasarrufun iptaline karar verilebilmesi koşullarının oluştuğunu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6089 sayılı Türk Borçlar Kanununun 19. Maddesine dayalı muvazaalı işlemlerin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, iptali istenilen takipte; iflas eden ...'in taraf olmamasına göre davacının iddialarının istihkak davasına konu edilebileceğinin davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dad3190e46f0225f d20249e1e6f8d235

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı