Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3659 E., 2025/1523 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3659 E., 2025/1523 K. (03.02.2025) – Velayet

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3659
Karar No
2025/1523
Karar Tarihi
03.02.2025
Konu
Velayet, Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/3659 E. , 2025/1523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/107 D.İş -2023/110 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-884 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/213778 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, yaya olan davacıya 17.08.2021 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 277.208,64 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilince alınan uzman mütalaasına göre davacının maluliyet oranının daha düşük olduğunu, çelişkinin giderilmesi ve maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 277.208,64 TL tazminatın 15.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 41.089,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının, davacının sol kolda tendon yaralanmasına bağlı sol dirsek eklem hareket kısıtlılığı şeklindeki “%1 maluliyetine herhangi bir itirazının olmaması ve bu hususun kabulünde olması nedeniyle bu hususa ilişkin inceleme yaptırılmadığını ve bu nedenle %1 maluliyet oranı gözetilerek 04.01.2023 tarihli yeni bir aktüer bilirkişi raporu alındığını, 04.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda genel kabul görmüş Yargıtay kararları gereği maluliyet hesabı için yapılacak hesaplamalarda asgari ücretin dikkate alınmış olduğunu ve kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan başvuran için 18 yaşa dek AGİ hariç asgari net ücret üzerinden hesap yapıldığı ve yürürlükteki emeklilik mevzuatına paralel olarak ve genel kabul görmüş Yargıtay kararları gereği kişinin 60 yaş üstü dönemi pasif dönem olarak değerlendirildiğini ve pasif dönemde gelir hesabı için AGİ dahil edilmemiş asgari ücretin esas alındığını sürekli iş göremezlik tazminatının 71.086,37 TL olduğu hesap edilmiş ve davalının maluliyete yönelik itirazlarının kabulüne, tazminat hesabının progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına göre davalının buna yönelik itirazlarının reddine ve yine başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile davanın kısmen kabulüne, 71.086,37 TL tazminatın 15.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 1.840,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yeniden muayene edilmesi suretiyle raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, skara bağlı maluliyetin sadece vücut yüzeyine göre belirlenmeyeceğini, yaralanmanın fiziksel, psikolojik ruhsal ve ekonomik etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; karar verilirken davacının karara itiraz etmediği ve bu nedenle müvekkili lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmeksizin verildiğini, nitekim maluliyet oranının %1 olarak kabulü halinde davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 46.201,44 TL olduğunu, 2023 yılı asgari ücreti üzerinden yeniden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe: Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda davacının maluliyete uğraması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1-Somut olayda; davacı, babası olan ...'in sürücüsü olduğu aracın çarpması ile 17.08.2021 tarihinde meydana gelen ve alınan kusur raporuna göre babası ...'in kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu yaralamalı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin, davacıya çarpan ve babasının ise sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davanın 2013 doğumlu davacıya velayeten kanuni temsilcileri olan annesi ... ve babası ... tarafından açıldığı görülmektedir. 4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir. Eldeki davada davacılar anne ... ve baba ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı babanın trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmasıyla hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan anne ve babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba küçüğü temsil edemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ile davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı