4. Hukuk Dairesi 2023/3205 E. , 2025/6816 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/123 - 2023/127 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-5138 SİGORTA TAHKİM UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/293980 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 15.10.2016 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu aynı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanıp sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 600,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 09.11.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 163.401,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 693,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 164.095,72 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %5 oranındaki maluliyeti üzerinden, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabulü ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 163.401,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 693,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 164.095,72 TL tazminatın 08.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, kararın düzeltilmesine ve davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, faiz ve vekalet ücreti belirlemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, davacının müterafik kusuru bulunduğu iddiasının ispatlanamamasına, faiz belirlemesinin ve davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince: Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda; ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 23.03.2022 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası yaralanmasına bağlı vücudunda (yüz bölgesi) oluşan kalıcı yara izlerine (skar) bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmıştır. Söz konusu maluliyet raporunun; kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporu hazırlayan heyette plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı, maluliyetin tayini konusunun teknik ve uzmanlık gerektirdiği ve heyet teşekkülü yetersiz olan maluliyet raporu esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine ya da davacının tedavi gördüğü yere en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden, davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına da dikkat edilerek davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve arazın süreklilik arz edip etmediği hususlarını kapsar şekilde rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; meydana gelen 15.10.2016 tarihli kaza nedeniyle kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve aracını, hız ve yol durumunun gerektirdiği şartlara uygun şekilde kullanmaması nedeniyle kusurlu olduğunun tespit edildiği ve yol üzerinde bulunan çukura ilişkin işaretleme yapılmaması nedeniyle yolun bakım ve onarımından sorumlu kurumun da kusurunun bulunduğunun belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporu alınmadan davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek tazminata karar verildiği, davalı tarafın itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağındaki kusur tayini ile bağlı kalınarak başkaca kusur araştırması yapılmaması, hakemce kusur bilirkişi raporu alınmaması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bdb4c08991824b82 dbb7813f4e6bd084