Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/2190 E., 2025/730 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2190 E., 2025/730 K. (15.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2190
Karar No
2025/730
Karar Tarihi
15.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/2190 E. , 2025/730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/1 Değişik İş – 2023/2 Karar SAYISI : İHK-2022/64538 SAYISI : K-2022/225294 İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.09.2020 tarihinde davacının yolcu olduğu motosiklet ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 08.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 119.685,40 TL, geçici bakıcı gideri talebini 735,75 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvurulmadığını, dava şartı yokluğundan talebin usulden reddi gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebinin poliçe teminatı dışında olduğunu, bakıcı tutulduğunun da ispat edilemediğini, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiğini, başvurunun bu nedenle reddi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine aykırı olması sebebiyle talebin reddi gerektiğini, davacı kask takmadığından ve ehliyetsiz sürücünün aracına bindiğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin sigorta limiti ile sınırlı olarak sorumluluğu bulunduğunu, faiz başlangıcının dava tarihi olabileceğini, hesaplamanın aktüer siciline kayıtlı bilirkişiler tarafından TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın kabulüne, 119.685,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 735,75 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 120.424,15 TL maddi tazminatın 27.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti ara kararı doğrultusunda alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle geçerli maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmiş olduğu, hesaplama yönteminde hata bulunmadığı, kusur raporunun karar vermeye ve denetime elverişli bulunduğu, geçici bakıcı gideri talebinin poliçe kapsamında olduğu, yaralanma bölgesine göre kask takmamasının yaralanmasını artırmadığı bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, davacının talebinin yolcu olduğu araçtan olmaması sebebiyle hatır indirimi yapılmamasının da yerinde olduğu gerekçesiyle bu yönlere ilişkin itirazların reddine, vekalet ücretine yönelik itirazın kabulü ile, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 2 numaralı hüküm fıkrasının; “…Başvuru sahibinin talebi aynen kabul edilmiş olduğundan, 1.806,32 TL başvuru ücreti ve 1.075,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.881,32 TL yargılama giderinin ve kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekâlet ücretinin aleyhinde başvuru yapılan sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine,” şeklinde değiştirilmesine, değiştirilmiş bu hali ile kararın ifasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sigorta şirketine yetkili sağlık kuruluşundan alınmış geçerli bir maluliyet raporu ile başvuru yapmadığını bu nedenle dava şartı yokluğundan talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, yetkili sağlık kuruluşunca düzenlenmediğini, ikametgaha en yakın sağlık kuruluşundan alınmadığını, yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, medikal firma raporu ile çeliştiğini, kusur oranının hatalı belirlendiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebinin poliçe kapsamında olmadığını, kask takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmamasının yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketince Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kaza sonrasında düzenlenen ve dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağıyla; davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kavşağa yaklaşırken hızını düşürmemesi ve ilk geçiş hakkı olana önce geçiş hakkını vermemesi sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/1-c maddesini ihlal ettiğinin, sigortalı araç sürücüsünün ise kural ihlali bulunmadığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur bilirkişi raporunda ise; davacı araç sürücüsünün kavşakta geçiş önceliğine uymamak sebebiyle asli %75 oranında kusurlu olduğunun, sigortalı araç sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması sebebiyle tali %25 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur bilirkişi raporundaki değerlendirmeye göre karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetinin kusur incelemesi yaptırılmasına ilişkin itirazların reddine karar verdiği anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda davacı her ne kadar yolcu olup, kazanın oluşumunda kusursuz ise de kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne hiç kusur verilmemiş olmasına göre İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur bilirkişi raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af648c02869f5284 03d2ad06bbd0d207

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı