4. Hukuk Dairesi 2023/1406 E. , 2025/524 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1116 E., 2022/1117 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-60833 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/230594 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete 25.06.2020 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.050,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 750,00 TL rapor ücreti ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin 14.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel artırım dilekçesiyle talebini 86.067,42 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, hesap olunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılıp yapılmayacağının tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin olarak ceza soruşturma dosyasının olması halinde taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 86.067,42 TL tazminatın 14.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.770,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, davalının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmasına, hesap olunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum veya olgunun somut olayda bulunmamasına göre bunlara yönelik itirazların reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 2.bendinin davacı vekil ile temsil edildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. maddesine göre tespit ve takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, hesap olanan tazminattan müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve rapor ücreti istemine ilişkindir. 1-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün Atatürk Mahallesi ..... Caddesini takiben Merkez Mahallesine seyir halindeyken 13 numara önüne gelerek sağa yanaşmak için manevra yaptığı sırada aracının sağ yan kısımları ile, aynı caddeyi takiben aynı istikamette seyir halindeki ve önündeki aracı sağdan geçmeye çalışan davacının sevk ve idaresindeki motosikletin sol ön kısımlarına çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği, davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 157/a-6.maddesinde düzenlenen ve asli kusurlardan olan doğrultu değiştirme kuralını ihlal ettiğinin, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 54/1-a maddesinde düzenlenen geçiş kurallarına uymama kuralını ihlal ettiğinin tespiti yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesine kısmen sebebiyet vermiş olmakla, sağa manevra öncesinde sağ tarafındaki geriyi görme aynasından sağ yan arka tarafını hiç kontrol etmemekle, böylelikle de önlenebilirliğini kısmen de olsa imkansız olmakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/a maddesi hükmüne aykırı, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğu, davacının ise iki yönlü ve iki şeritli Bahariye caddesi üzerinden seyir ile olay mahalli olan 13 numara önlerindeki yol kesimine geldiğinde, hemen sol önünde ve ilerisinde mevcut olan kamyonetin sağa manevra ile yaya kaldırımı kenarına yanaşmakta olduğunu fark ve idrak etmekte oldukça geç kalmakla, tamamen hatalı şekilde sağa yanaşmakta olan bu kamyonetin sağından geçmeye çalışmakla ve böylelikle önemli bir trafik kuralını ihlal etmiş kılmakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 54/1-b maddesi hükmüne aykırı, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları nedeniyle ve 84.maddede düzenlenen asli kusur hallerinden sayılan geçme yasağı olan yerlerde geçme ihlali nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ve Hakem Heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller" başlıklı 84.maddesinde asli kusur halleri sayılmış ve iş bu maddenin e bendinde geçme yasağı olan yerlerde geçme durumuna yer verilmiş olup, davacı tamamen hatalı şekilde sağa yanaşmakta olan sigortalı aracı sağından geçmeye çalışmakla tam kusurlu olarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olup, kazanın oluş biçiminin tereddüte mahal vermeyecek biçimde belli olduğu somut olayda, hakimin kusur oranlarını kendisinin belirleyebileceği dikkate alınmak suretiyle, kazanın oluş biçimi ve dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmasına göre davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Bozmanın kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri istemine ilişkindir. Hakem Heyetleri tarafından, alınan bilirkişi raporu gereği davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında tali ve davacının % 70 oranında asli kusurlu olduğu kabul edilerek % 30 davalı kusuru üzerinden hesaplanan tazminata karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından davacının kazada tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek kararın bozulduğu görülmektedir. Dava konusu olaya ilişkin olarak kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile tahkim yargılaması sırasında alınan uzman bilirkişi raporunda, aynı kural ihlallerine dayalı olarak hem davacı hem de davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Her ne kadar sayın çoğunluk tarafından, davacının ihlal ettiği "geçmenin yasak olduğu yerlerde geçmenin" asli kusur sayılan hallerden olduğu ve olayın oluş biçimine göre davacının tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, davalıya sigortalı araç sürücüsünün de Karayolları Trafik Kanunu'nda asli kusur sayılan hallerden olan "manevraları düzenleyen kurallara uymama" kuralını ihlal ile sağa dönüşünü dikkatsiz yaptığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kanunda asli kusur olarak sayılan hallerin tam (% 100) kusur anlamına gelmediği, meydana gelen bir kazada her iki tarafın da kural ihlalinin bulunduğu durumda bir tarafın tam kusurlu sayılmasının mümkün olamayacağı dikkate alındığında, birbiriyle uyumlu kaza tespit tutanağı ve uzman bilirkişi raporu ile kusur tespiti oluşa uygun biçimde yapıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri istemine ilişkindir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, alınan bilirkişi raporu gereği davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında tali ve davacının % 70 oranında asli kusurlu olduğu kabul edilerek % 30 davalı kusuru üzerinden hesaplanan tazminata karar verilmiş, yapılan itiraz üzerine de İtiraz Hakem Heyetince vekalet ücreti dışındaki itirazlar reddedilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine yapılan inceleme sonunda sayın çoğunlukça davacının kazada tam kusurlu olduğu ve bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir. Dava konusu olaya ilişkin olarak kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile tahkim yargılaması sırasında alınan uzman bilirkişi raporunda, aynı kural ihlallerine dayalı olarak hem davacı hem de davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır. Ancak yapılan kusur belirlemesi olayın oluş şekli ile ihlal edildiği belirtilen yasal düzenlemelere uygun olmamıştır. Bu nedenle; İtiraz Hakem Heyetince oluşa ve belirlenen ihlallere uygun olarak yeniden kusur belirlemesi yapılması için uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.