4. Hukuk Dairesi 2023/13036 E. , 2025/8629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/641 E., 2023/640 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.04.2021 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını, sigorta şirketine başvurudan sonuç alamadıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş;
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, hesaplamanın yeni genel şartlara göre yapılması ve sigortalı aracın kusurunun araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maluliyet oranının belirtildiği dosyada mevcut iki rapor arasında illiyet bağı kurulamadığı, bu sebeple sigorta şirketine başvuruda sunulan raporun mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetince davacının uzlaştırma aşamasında hukuki sonuçları anlatılarak kendisine sunulan uzlaşma teklif formunu imzaladığı, davacının şartlarını ve sonuçlarını bilerek imzaladığı belge gereğince tazminat davası açamayacağı, uyuşmazlık hakemi tarafından başvurunun esastan reddedilmesi gerekirken usulden ret kararının isabetli olmadığı, itiraz edenin sıfatına göre aleyhe hüküm tesis edilemeyeceğinden davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kazadan kaynaklı olarak davacının yaralandığını, başvuruda sundukları raporun mevzuata uygun olduğunu, zararın uzlaştırmadan sonra öğrenildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davac��nın maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak dava açılırken sunulan 16.09.2022 tarihli ... Birimi raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre hazırlandığı, sol humerus fraktürüne bağlı sürekli iş göremezlik oranının %5 olduğu rapor edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan ... Hastanesi'nin 23.12.2021 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda ise sol dirsek ekstansiyon kısıtlılığının %1 oranında maluliyete yol açtığı belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince her iki rapor arasında illiyet bağı kurulmadığı, davacının maluliyetinde artış olduğunu gösteren somut bilginin bulunmadığı, bu nedenle sunulan raporun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan usulden red karar verilmiştir. Karara davacı vekili itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, olaya ilişkin olarak yürütülen ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/89042 sayılı soruşturma dosyasında, Savcılık tarafından, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulduğu ve davacı tarafından uzlaşma teklifinin kabulü ile uzlaşma sağlandığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şu halde davacının maddi ve manevi tazminat talebi olmaksızın dava dışı sürücü ile uzlaşmış olması karşısında sigorta şirketi hakkında tazminat davası açamayacağı gözetilmeksizin açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacının başvurusunun kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, bu kapsamda Uyuşmazlık Hakemi tarafından başvurunun esastan reddedilmesi gerekirken usulden ret kararının isabetli olmadığı, ancak itiraz edenin sıfatına göre aleyhe hüküm tesis edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. CMK'nın 253/19. maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağına dair kural, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43-141 E-K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Kararın gerekçesinde Mahkeme, şu tespitlere yer vermiştir: "Suç teşkil eden fiil nedeniyle uğranılan zararın uzlaşma süreci içinde bilinmesinin her durumda mümkün olmayacağı, özellikle maluliyet oranı gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulan hâllerde uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesinin güçleşeceği açıktır. Başka bir ifadeyle taraflara uzlaşmanın sağlanmasının sonuçları hakkında bilgi verilmesi öngörülmüş ise de teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma görüşmeleri esnasında belirlenmesi mümkün olmayabilir. Buna göre ilgililerin uzlaşmanın sağlanması durumunda edimi aşan ve tazminat davasına konu edilemeyecek zarara ilişkin her durumda eksiksiz ve doğru bilgiye sahip olabilecekleri söylenemez.". Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 14.11.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle CMK'nın 253. maddesinin 19. fıkrasının beşinci cümlesinin başına “Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" ibaresi eklenmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile anılan yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde bahse konu hukuki süreç sonrasında uzlaşma hâlinde tazminat davası açılamayacağına ilişkin Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmesi zorunluluğu doğmuştur. Gerek Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi, gerekse yeni yasal düzenleme ile getirilen istisna hükmü uyarınca somut olaydaki gibi bedensel zararlar söz konusu olduğunda maluliyet raporu ve aktüer hesabı incelemesi gibi teknik bazı verilere ihtiyaç duyulacağından, dava konusu eylemle ilgili olayın hemen akabinde ve soruşturmanın başında işletilen uzlaşma süreci içinde zararın sağlıklı şekilde belirlenebilmesi her zaman mümkün olamayacaktır. Bu aşamada, teknik birtakım verilerle ve ayrıntılı hesaplamalarla ortaya konulabilecek zararın uzlaşma anında tespit edilmesi mümkün olmadığından bu konuda araştırma yapılarak bir sonuca varılması gerekmektedir. Nitekim davacı taraf eldeki davayı açarken, kazadan kaynaklı olarak maluliyetinin oluştuğunu iddia ederek rapor sunmuştur. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince uzlaşma nedeniyle davanın reddi gerektiği gerekçesi yerinde değildir. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince işin esasına girilerek davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacının muayenesi de yapılarak kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıklara dair maluliyet oranını 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleyen, dosyadaki raporlar arası çelişkiyi gideren, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c451136394308e3b bede7198319b9d80