Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/12695 E., 2025/8150 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12695 E., 2025/8150 K. (21.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12695
Karar No
2025/8150
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2023/12695 E. , 2025/8150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1627 E- 2023/1201 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkuldeki hissesini akrabalık ilişkisi olan diğer davalıya düşük bedel ile devredildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 gün, 2021/247 E- 2022/14 K sayılı ilamı ile " davacı tarafça davalı ... aleyhine ... 18.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, tasarrufa konu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1565 ada, 217 parsel sayılı taşınmazın 2/15 hissesi ... adına kayıtlı iken 29.09.2016 tarihinde 7.000,00 TL bedelle davalı ...'ya devredildiği, davacı tarafça yapılan devir işleminin muvazaalı ve mal kaçırmaya yönelik olduğu iddiası ile tasarrufun iptali davası açılmış ise de, davalı ...'nun borçlu ...'in aciz halini bilebilecek durumda olduğunun veya davalıların mal kaçırma amacıyla iş birliği yaptığının dosya kapsamında ispat olunamadığı, salt devir bedeli ile taşınmazın değeri arasındaki farkın muvazaa olarak kabul edilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2023 gün, 2022/1627 E- 2023/1201 K sayılı kararı ile "davalı ...'nun borçlu ...'in aciz halini bilebilecek durumda olduğu, davalıların mal kaçırma amacıyla iş birliği yaptığı konusunda davacı tarafın sunduğu delillerin yeterli bir kanaat sağlayamadığı, vergiden kaçınmak için tapuda bedelin düşük gösterilmesi tek başına yeterli neden sayılmayacağı gibi taşınmazın ... Kooperatifinin 120.000,00 TL miktarlı 05.08.2016 tarihli borç ipoteği ile yüklü olarak devredildiği de gözetildiğinde, devir bedeli ile taşınmazın değeri arasındaki farkın muvazaa olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı sonucuna varılmakla davacının istinaf isteminin reddine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili, tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, dava konusu bononun vade tarihinden sonra dava konusu taşınmazın müvekkilinin borcunu tahsil edememesi amacıyla yapıldığından iptali gerektiğini, ...’nın satış esnasında tapuda bulunmadığını, taşınmazın değerinin tespiti için bölgede emsal taşınmaz bedelleri araştırılmadan değer tespiti yapıldığından bilirkişi raporunda taşınmaz değerine dair belirlenen tutarın gerçek değerden uzak olduğunu, davalı tarafça sunulan dekontun EFT’ye ilişkin olmayıp ... kendi hesabından nakden 100.000,00 TL’ye çektiğini gösterdiğini, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 19. maddesine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu işlemin muvazaalı yapıldığının davacı tarafından somut deliller ile ispat edilememiş olmasına, göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3a5ff6ce9a991f9a f1947337e481a5aa

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı