4. Hukuk Dairesi 2022/14444 E. , 2025/8146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1377 E., 2022/1661 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Bank ile imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı ...'ten alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü2nün ... sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, adına kayıtlı gayrımenkulleri 18.07.2014 tarihinde diğer davalıya mal kaçırma gayesi ile devrettiğin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 20 yılı aşkın faaliyet gösteren ... aile firmasının hissedarı olduğunu ve... adı altında faaliyet gösteren et ve süt ürünler işletmesinin sahibi olduğunu, diğer davalı ... ise dava dilekçesinde ismi geçen ... Adı altında taşımacılık nakliyat iyi yaptığının anlaşıldığını, iddia edildiği gibi tarafların birbirlerini tanımadıklarını, davalı müvekkilinin taşınmazı satın alacak ekonomik güce sahip olduğunu, müvekkilinin taşınmazı yatırım amaçlı satın aldığını bildirerek açılan davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davaya konu iki adet satış işleminin muvazalı olmadığını, gerçek satışların söz konusu olduğunu, 18.07.2019 tarihini yani satış tarihini ihtiva edilen 420.000,00 TL'lik satış bedelinin bankadan yatırıldığını, satışın tarafları olan ... ile müvekkil satıcı ...'in akraba olmadığını, bildirerek açılan davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 19.03.2021 tarihli ve 2019/163 Esas ve 2021/87 Karar sayılı kararıyla; "tapuda gösterilen her iki bedel ile gerçek rayiç değerler arasında fahiş tutarda farkın olduğu, resmi senet hükmündeki tapu satış akit tablosunun aksinini yine aynı kuvvette bir resmi belge ile ispatlanması gerekli olduğundan ve banka dekontlarının resmi senet hükmü olmadığından tapuda gösterilen satış rakamlarına itibar edildiği, her iki taşınmazın 17.02.2017 tarihinde ... tarafından kamulaştırıldığı ve davalı ... adına halihazırda kayıtlı olmadığı, davacının da bedel yönünden davasını açtığı, bu sebeple İİK 283 maddesi gereği davalı ...'nin taşınmazları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değerinden sorumlu olacağı kanaati ile geçici aciz belgesinde yer alan miktar olan 227.996,59 TL'nin (faizler ve masraflar hariç) raporda gösterilen rayiç değerlerden daha düşük olduğu görülmekle, bu miktarın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2022 gün, 2021/1377 E.- 2022/1661 K. sayılı kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun, davanın 16.07.2019 tarihinde, yani süresinde 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığının ispatlanamadığı, mahkemenin davayı BK'nun 19. maddesindeki muvazaalı işlemin iptali olarak nitelemesi durumda da davalı ...'ın oluşan zarardan BK 19 md.si uyarında sorumlu tutulamayacağı anlaşılması gerekirken, yazılı şekilde nitelemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile HMK'nun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.03.2021 tarih, 2019/163 Esas, 2021/87 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı kısmi temlik alan ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açıldığını, hak düşürücü sürenin olmadığını beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. ÎÎK.nun 284. maddesine göre tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması öngörülmüştür. Söz konusu süre hak düşürücü süre olup, mahkemece resen nazara alınması gerekir. Dava konusu tasarrufların 18.07.2014 tarihinde yapılmış ve davanın, kanun ile belirlenen 5 yıllık hak düşürücü süre dolmadan 16.07.2019 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın HMK nun 373/2 hükmü gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a349e22d4d3380e6 f7dce78dd6ffee47