4. Hukuk Dairesi 2023/11618 E. , 2025/186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/724 E., 2023/86 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen kararın Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; davanın kabulüne dair verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı ... ...den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Ümraniye 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/14195 E sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 28.11.2008 tarihinde davalı ...'a, onunda 1.3.2010 tarihinde dava dışı ...'a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, İİK'nun 283/2 madde gereğince davalı ...'ın taşınmazı elden çıkardığı tarihteki değeri nispetinde tazminattan takip konusu alacak ve ferilerle sınırlı olarak sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı borçlu Kerim..., davanın reddini savunmuştur. 2- Davalı ... vekili, takip konusu borcun, iptali istenen tasarruftan sonra doğduğunu, aciz belgesi sunulmadığını, taşınmazı iyiniyetle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2012 gün, 2011/48 E- 2012/ 261 K sayılı kararı ile, davalı ... ...hakkındaki icra takibinin 06.08.2009 tarihinde başladığı, ödeme emrinin davalı ... ...ye tebliğ edilemediği, 27.04.2010 tarihinde ......nün icra dosyasına ödeme taahhüdünde bulunduğu, bu şekilde tasarrufun iptali davası açılan davaya konu yerin takip tarihinden önce 28.11.2008 tarihinde davalı ... ...tarafından davalı ...'a satılıp icra takip dosyası kesinleşmeden önce de ...'ın yeri 01.03.2010 tarihinde ...'a sattığı anlaşıldığından İİK.283.maddesinde belirtilen tasarrufun iptali şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1-Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2-Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 04.03.2014 gün, 2012/16621 E- 2014/2958 K sayılı ilamı ile "takip konusu borcun, iptali istenen 28.11.2008 tarihli tasarruftan sonra düzenlenen 30.5.2009 tanzim, 30.6.2009 vadeli, malen kaydını içeren 60.000,00 TL senede dayalı ise de davacı vekili takip konusu borcun, 09.08.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi gereği borçluya ödenen paranın teminatı olarak düzenlendiğini, yani borcun ileri vadeli düzenlendiğini belirttiği, bu durumda, mahkemece, takip konusu alacağın doğumuna ilişkin olarak davacı vekiline, 09.08.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile bu sözleşmeye konu taşınmazın tapusu ve başka delili varsa sunması için süre verilmesi, süresi içinde davacı tarafından bildirilecek delillerin toplanması, borcun doğumunun tasarruf tarihinden önce olduğu belirlendiği takdirde davanın esasının incelenmesi ve iptal şartları yönünden taraf delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi; toplanacak delillerden borcun doğumunun iptali istenen tasarruftan sonra olduğu belirlendiği takdirde de şimdiki gibi davanın ön şart yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye davalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2023 gün, 2017/724 E- 2023/86 K sayılı ilamı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde "..Dava konusu taşınmazın 28/11/2008 tarihindeki tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında fahiş farkın bulunduğu ve bu bedelin üzerinde bir bedel ödediğine ilişkin davalı ...'in yazılı bir belge sunmadığı bu haliyle davamıza konu 28.11.2008 tarihli tasarrufun, İİK278/2 maddesi gereğince iptali gerektiği (17.HD 27/04/2010 Tarihli 1693/3947 ilam) ancak davalı ... tarafından taşınmazın 4 .kişiye devir edildiği , bu haliyle İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca üçünçü kişi olan davalı ...'ın dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerektiği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne, Balıkesir ili, .....lçesi, ..... Köyü, 206 ada, 1 parsel de kain .... Zemin Kat 1 nolu (........ Hotel) bağımsız bölümde davalılar ......ile ... arasında 28.11.2018 tarih 16997 yevmiye nolu taşınmaz satışının iptaline, davaya konu, Balıkesir ili, ...ilçesi, ...Köyü, 206 ada, 1 parsel de kain B Blok Zemin Kat 1 nolu (....... Hotel) bağımsız bölümde borçlu ......tarafından davalı ...'ın devir işleminden sonra davalı ... tarafından 4. kişiye devredilmesi nedeniyle İİK 283/2 maddesi gereğince nakden tazminata dönüşmesi nedeniyle 3. kişi olan ... taşınmazın devrin yapıldığı tarihte 248.390,00 TL nakten tazminatın Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 2009/14195 Esas sayılı dosyasındaki alacakları, ferileri ve vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı vekilinin bozma sonrasında; mahkemenin bildirdiği süre içerisinde delillerini, satış vaadi sözleşmesini dosyaya ibraz etmediği, dava dilekçesinde bahsettiği tarih ile dosyaya ibraz ettiği satış vaadi sözleşme tarihinin farklı olduğunu, satış sözleşmesinin adi nitelikte olup geçersiz olduğunu, davanın dayanağı bononun bu satış sözleşmesine istinaden düzenlenip düzenlenmediğinin belli olmadığını, bedel farkı sebebi ile davanın kabulüne karar verilmesinin de doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı ile davalı borçlu şirket arasında 09.09.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiş olmasına, davalı borçlu müteahhit firmanın yaptığı inşaat neticesinde kendi adına alacak 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerden 1 nolu bağımsız bölümün 60.000,00 TL bedelle satıldığı, aldığı bedel karşılığında da bononun düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, alacağın dava konusu tasarruf tarihinden önce doğduğunun belirlendiği, dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan farkın da bulunduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.