4. Hukuk Dairesi 2023/1159 E. , 2025/832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/855-2022/855 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-39927 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/151145 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 20.11.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanıp sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.09.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 183.062,00 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa yeterli ödeme yapıldığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, davacının %40 oranındaki maluliyeti ile davalı tarafın %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 183.062,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafa yapılan ödemenin yeterli olduğunu, davacının bakiye tazminat alacağının bulunmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, faiz başlangıç tarihi ile vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, hesaplamanın doğru yapılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; meydana gelen 20.11.2019 tarihli kaza nedeniyle kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre karşı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının ve davalı taraf sorumluluğundaki zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün geçmenin yasak olduğu yerde önündeki aracı geçmeye çalışması nedeniyle kusurlu olduğunun belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporu alınmadan davalı taraf sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabulüne göre tazminata hükmedildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı tarafın itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağındaki kusur tayini ile bağlı kalınarak başkaca kusur araştırması yapılmaması, hakemce kusur bilirkişi raporu alınmaması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. 3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Dosya kapsamına göre zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün alkollü olduğu, bu durumda davacı yolcunun, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, böylelikle, muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.01.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacının yaralanıp malul kalması ile sonuçlanan kazayı yapan ve davalı tarafından zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün "geçmenin yasak olduğu yerlerde önündeki aracı geçme" nedeniyle kazada asli ve tek kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile saptandığı, kazaya karışan diğer araç sürücüsüne kusur atfedilmediği görülmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1. maddesi gereği tüm zarar sorumluları davacının zararından müteselsilen sorumludur. Kanundan doğan bu müteselsil sorumluluk gereği, davacı zararının tamamını zarar sorumlularının birinden isteyebilir. Somut olayda, davacı davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunması mümkün olmadığı ve zararının tamamını müteselsil sorumluların herhangi birinden talep edebileceğinden, davalının tam kusur üzerinden hesaplanan tazminattan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kaldı ki kaza tespit tutanağında olayın oluş biçimine ilişkin yapılan tespitler ile kazada tek kusurlunun davalıya sigortalı araç sürücüsü olduğu yönündeki belirlemeye göre de sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabulü oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; somut olayın oluş biçimine uygun olarak tespit edilen tam kusur üzerinden tazminata karar verilmesinde bir usulsüzlük olmadığından, kusur raporu alınmasına ilişkin (2 numaralı bentteki) bozma kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a59526b64fcd242c 8474ffc44456d9bb This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/1159 E. , 2025/832 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/855-2022/855 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-39927 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/151145 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 20.11.2019 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanıp sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.09.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 183.062,00 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa yeterli ödeme yapıldığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, davacının %40 oranındaki maluliyeti ile davalı tarafın %100 kusuru üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 183.062,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafa yapılan ödemenin yeterli olduğunu, davacının bakiye tazminat alacağının bulunmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, faiz başlangıç tarihi ile vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olmasına, hesaplamanın doğru yapılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; meydana gelen 20.11.2019 tarihli kaza nedeniyle kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre karşı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının ve davalı taraf sorumluluğundaki zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün geçmenin yasak olduğu yerde önündeki aracı geçmeye çalışması nedeniyle kusurlu olduğunun belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporu alınmadan davalı taraf sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabulüne göre tazminata hükmedildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı tarafın itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli, kaza tespit tutanağındaki kusur tayini ile bağlı kalınarak başkaca kusur araştırması yapılmaması, hakemce kusur bilirkişi raporu alınmaması gibi hususlar değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir. 3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Dosya kapsamına göre zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün alkollü olduğu, bu durumda davacı yolcunun, araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, böylelikle, muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.01.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacının yaralanıp malul kalması ile sonuçlanan kazayı yapan ve davalı tarafından zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün "geçmenin yasak olduğu yerlerde önündeki aracı geçme" nedeniyle kazada asli ve tek kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile saptandığı, kazaya karışan diğer araç sürücüsüne kusur atfedilmediği görülmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1. maddesi gereği tüm zarar sorumluları davacının zararından müteselsilen sorumludur. Kanundan doğan bu müteselsil sorumluluk gereği, davacı zararının tamamını zarar sorumlularının birinden isteyebilir. Somut olayda, davacı davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunması mümkün olmadığı ve zararının tamamını müteselsil sorumluların herhangi birinden talep edebileceğinden, davalının tam kusur üzerinden hesaplanan tazminattan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kaldı ki kaza tespit tutanağında olayın oluş biçimine ilişkin yapılan tespitler ile kazada tek kusurlunun davalıya sigortalı araç sürücüsü olduğu yönündeki belirlemeye göre de sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabulü oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; somut olayın oluş biçimine uygun olarak tespit edilen tam kusur üzerinden tazminata karar verilmesinde bir usulsüzlük olmadığından, kusur raporu alınmasına ilişkin (2 numaralı bentteki) bozma kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a59526b64fcd242c 8474ffc44456d9bb ... ...