Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2023/10786 E., 2025/14011 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10786 E., 2025/14011 K. (13.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10786
Karar No
2025/14011
Karar Tarihi
13.10.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/10786 E. , 2025/14011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1818 E., 2023/1155 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/281 E., 2022/267 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.11.2015 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki kamyonet ile davalıların sürücüsü, maliki/işleteni ve Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı (İMSS) oldukları otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanak malul kaldığını, meydana gelen kazada davacının aracının da hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi ve iyileşme giderleri, yol giderleri ve iş gücü kaybı nedeniyle davacının uğramış olduğu zarar kapsamında şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ... ve ... İnşaat Tekstil Emlak İthalat İhracat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vekili cevap dilekçesinde; davacının alkollü olarak araç kullandığını, davaya konu kaza neticesinde davacının yaralanmadığını, davalı sürücü ...’ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı ...’ın sürücüsü olduğu aracın müvekkili nezdinde kasko sigortası poliçesi düzenlendiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının davaya konu aracın Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesinde yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminatı kapsamında talepte bulunduğunu, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminatının, zorunlu mali sorumluluk sigortasının limitlerinin aşılması halinde devreye gireceğini, işbu davaya ilişkin olarak öncelikli sorumluluğun ZMSS poliçesini akdeden sigorta şirketine ait olduğunu, bununla birlikte davacı tarafça aracın ZMSS poliçesini akdeden Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketine karşı herhangi bir hasar başvurusu yapılmadığını, kusur ve maluliyet oranının tespiti için rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken 08.11.2015 tarihinde davalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14.01.2020 tarihli raporuna göre davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ancak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 03.02.2021 tarihli rapora göre davacının meydana gelen bu kaza nedeniyle bir yaralanmasının, şikayetinin ve maluliyetinin bulunmadığı, davacının buna bağlı olarak maddi ve manevi zararı oluşmadığından tazminat talep edemeyeceği, davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 20.05.2022 tarihli dilekçede aracın kira bedeli ile araç hasar bedelinin dava dışı sigorta şirketinin ödediği bedelden fazla olduğuna ilişkin talebin ise dava dilekçesinde yer almadığı, dava dilekçesinde yer almayan bir hususun sonradan ıslah yolu ile ileri sürülmesi mümkün olmadığı gibi, bu konuda ıslah da bulunmadığı, kaldı ki dava dilekçesinde meydana geldiği belirtilen 8.400,00 TL araç hasar bedelinden fazlasının dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiği, ödenen bedelin sigorta şirketince Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/202 Esas sayılı dosyası ile davalılara rücu edildiği, söz konusu dosyada davacının talep edebileceği araç hasar miktarının 8.750,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla davacının olmayan yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gibi malvarlığına verilen zararın da manevi tazminata konu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan 03.02.2021 tarihli raporun alındığı, söz konusu kurum tarafından davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %0 olduğu yönünde uzman 9 kişilik bilirkişi heyetinden oluşan raporun tanzim edildiği, dosyada tanzim edilen raporlar arasında herhangi bir çelişki bulunmadığı, davacı tarafça istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen ... ve ... Hastanesi raporunun olayın gerçekleştiği 08.11.2015 tarihinden uzunca bir süre sonra 20.02.2022 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, dosyada alınan raporların yeterli, hükme esas almaya ve denetime elverişli mahiyette tanzim edildiği değerlendirilmekle, davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemlerinin yerinde görülmediği, davacı vekilinin davalılar aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasında dava değerini 51.000,00 TL olarak harçlandırmak suretiyle, tedavi ve iyileşme giderleri, yol giderleri ve iş gücü kaybı nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararına ilişkin şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin istendiği, söz konusu maddi ve manevi tazminat davasında, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu kira bedeli ve hasar bedeline ilişkin bir talebi bulunmadığı, bu talepler bakımından açılmış bir davadan söz edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince bu hususa ilişkin değerlendirmede herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu maddi tazminat bedeli yönünden davacının yaptığını iddia ettiği giderlere yönelik olarak İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ön inceleme tensip tutanağının (2) nolu ara kararında 6100 sayılı HMK’nın 140 ıncı maddesinin 5 inci bendi gereğince verilen 2 haftalık kesin süreye rağmen iddia ettiği hususlara ilişkin davacı yanca herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığının görüldüğü, davacının manevi tazminat talep koşulunun oluşmadığı, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olmasının isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, Muğla Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü ...ve ... Hastanesi'nce müvekkilinin yapılan muayenesi sonucunda düzenlenen 20.02.2022 tarihli raporda "sağ radius distal kırığı nedeniyle 2016 yılında açık redüksiyon ve plak ile internal fiksasyon yapılmış kırık kaynamış, sağ el bilek fleksiyon 75(5 derece kısıtlı)" olduğu şeklinde tespit bulunduğunu, bu husustan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin maluliyetinin % 0 olmasının mümkün olmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen 03.02.2021 tarihli raporun hatalı olduğunu, söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, 15.07.2019 tarihli cevaba cevap dilekçelerinin ekinde 30.01.2016 tarihli uzman ekspertiz raporunu dosyaya sunduklarını, raporda 36.931,08 TL hasar tazminatının tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında belirtilenin aksine, dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelden fazla hasar taleplerinin bulunduğu hususunun dava dilekçesinde yer aldığını, müvekkilin mağdur olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak ortaya çıkan hastane masrafları, tedavi giderleri ve iyileşme masraflarına ilişkin mahkemece hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, dava dilekçesinde belirtildiği gibi dava dışı sigorta şirketinin müvekkiline 8.400,00 TL ödediğini, ancak müvekkilinin zararının bundan fazla olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında belirtildiğinin aksine 8.400,00 TL hasar bedelinden fazlasının dava dışı sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödenmediğini, müvekkiline ödenen 8.400,00 TL’nin araç hasarına, 6.600,00 TL’nin ise müvekkilinin kaza sonucunda perte çıkan aracının sovtaj bedeline ilişkin olduğunu, ancak davalıların müvekkilinin işbu dava ile talep edilen maddi alacaklarına ilişkin ödeme yapmadıklarını, 30.01.2016 tarihli uzman ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere araçtaki toplam zarar tutarının 36.931,08 TL olduğunu, hali hazırda halen ödenmemiş olan bedel olduğunun açık olduğunu, gerek davalı ... Sigorta A.Ş.'nin cevap dilekçesine karşı 15.07.2019 tarihli cevaba cevap dilekçelerinin ekinde sundukları 30.01.2016 tarihli uzman ekspertiz raporu ile gerekse İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2022 tarihli duruşmasının (3) nolu ara kararına karşı sundukları 19.05.2022 tarihli beyan dilekçelerinin ekinde müvekkiline ... Sigorta A.Ş. tarafından 29.01.2016 tarihinde 15.000,00 TL’nin ödendiğine dair belgenin taraflarınca dosyaya sunulduğunu, söz konusu delil niteliğindeki belgeler değerlendirilmeden karar verildiğini, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kazadan kaynaklanan maluliyet oranı %0 olsa dahi, müvekkilinin kaza neticesi oluşan rahatsızlık nedeniyle 1 ay süre ile raporlu kaldığını, vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğunu, bu nedenle müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkilin maluliyetinin bulunmadığı kabul edilse bile, müvekkilinin tedavi gördüğünü, tedavisine ilişkin hastane, yol ve ilaç gibi masraflarının olacağını, müvekkilinin kaza şoku yaşadığını, kaza nedeni ile mahkemeye gitmek ve ceza mahkemesinde yargılanmak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin hem madden hem de manen zarar gördüğünü, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, maliki/işleteni ve Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı (İMSS) oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı iş gücü kaybı tazminatı, tedavi ve iyileşme giderleri ile yol giderleri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2062c0bf9111aec8 6f6afc15f9499e26 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/10786 E. , 2025/14011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1818 E., 2023/1155 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/281 E., 2022/267 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.11.2015 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki kamyonet ile davalıların sürücüsü, maliki/işleteni ve Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı (İMSS) oldukları otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanak malul kaldığını, meydana gelen kazada davacının aracının da hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tedavi ve iyileşme giderleri, yol giderleri ve iş gücü kaybı nedeniyle davacının uğramış olduğu zarar kapsamında şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ... ve ... İnşaat Tekstil Emlak İthalat İhracat Turizm ve Ticaret Limited Şirketi ile ... vekili cevap dilekçesinde; davacının alkollü olarak araç kullandığını, davaya konu kaza neticesinde davacının yaralanmadığını, davalı sürücü ...’ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davalı ...’ın sürücüsü olduğu aracın müvekkili nezdinde kasko sigortası poliçesi düzenlendiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının davaya konu aracın Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesinde yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminatı kapsamında talepte bulunduğunu, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminatının, zorunlu mali sorumluluk sigortasının limitlerinin aşılması halinde devreye gireceğini, işbu davaya ilişkin olarak öncelikli sorumluluğun ZMSS poliçesini akdeden sigorta şirketine ait olduğunu, bununla birlikte davacı tarafça aracın ZMSS poliçesini akdeden Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketine karşı herhangi bir hasar başvurusu yapılmadığını, kusur ve maluliyet oranının tespiti için rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde iken 08.11.2015 tarihinde davalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14.01.2020 tarihli raporuna göre davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ancak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 03.02.2021 tarihli rapora göre davacının meydana gelen bu kaza nedeniyle bir yaralanmasının, şikayetinin ve maluliyetinin bulunmadığı, davacının buna bağlı olarak maddi ve manevi zararı oluşmadığından tazminat talep edemeyeceği, davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 20.05.2022 tarihli dilekçede aracın kira bedeli ile araç hasar bedelinin dava dışı sigorta şirketinin ödediği bedelden fazla olduğuna ilişkin talebin ise dava dilekçesinde yer almadığı, dava dilekçesinde yer almayan bir hususun sonradan ıslah yolu ile ileri sürülmesi mümkün olmadığı gibi, bu konuda ıslah da bulunmadığı, kaldı ki dava dilekçesinde meydana geldiği belirtilen 8.400,00 TL araç hasar bedelinden fazlasının dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiği, ödenen bedelin sigorta şirketince Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/202 Esas sayılı dosyası ile davalılara rücu edildiği, söz konusu dosyada davacının talep edebileceği araç hasar miktarının 8.750,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla davacının olmayan yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gibi malvarlığına verilen zararın da manevi tazminata konu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan 03.02.2021 tarihli raporun alındığı, söz konusu kurum tarafından davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin %0 olduğu yönünde uzman 9 kişilik bilirkişi heyetinden oluşan raporun tanzim edildiği, dosyada tanzim edilen raporlar arasında herhangi bir çelişki bulunmadığı, davacı tarafça istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen ... ve ... Hastanesi raporunun olayın gerçekleştiği 08.11.2015 tarihinden uzunca bir süre sonra 20.02.2022 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, dosyada alınan raporların yeterli, hükme esas almaya ve denetime elverişli mahiyette tanzim edildiği değerlendirilmekle, davacı vekilinin bu husustaki istinaf istemlerinin yerinde görülmediği, davacı vekilinin davalılar aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat davasında dava değerini 51.000,00 TL olarak harçlandırmak suretiyle, tedavi ve iyileşme giderleri, yol giderleri ve iş gücü kaybı nedeniyle davacının uğramış olduğu maddi zararına ilişkin şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin istendiği, söz konusu maddi ve manevi tazminat davasında, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirtmiş olduğu kira bedeli ve hasar bedeline ilişkin bir talebi bulunmadığı, bu talepler bakımından açılmış bir davadan söz edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince bu hususa ilişkin değerlendirmede herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu maddi tazminat bedeli yönünden davacının yaptığını iddia ettiği giderlere yönelik olarak İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ön inceleme tensip tutanağının (2) nolu ara kararında 6100 sayılı HMK’nın 140 ıncı maddesinin 5 inci bendi gereğince verilen 2 haftalık kesin süreye rağmen iddia ettiği hususlara ilişkin davacı yanca herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığının görüldüğü, davacının manevi tazminat talep koşulunun oluşmadığı, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olmasının isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, Muğla Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü ...ve ... Hastanesi'nce müvekkilinin yapılan muayenesi sonucunda düzenlenen 20.02.2022 tarihli raporda "sağ radius distal kırığı nedeniyle 2016 yılında açık redüksiyon ve plak ile internal fiksasyon yapılmış kırık kaynamış, sağ el bilek fleksiyon 75(5 derece kısıtlı)" olduğu şeklinde tespit bulunduğunu, bu husustan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin maluliyetinin % 0 olmasının mümkün olmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen 03.02.2021 tarihli raporun hatalı olduğunu, söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, 15.07.2019 tarihli cevaba cevap dilekçelerinin ekinde 30.01.2016 tarihli uzman ekspertiz raporunu dosyaya sunduklarını, raporda 36.931,08 TL hasar tazminatının tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında belirtilenin aksine, dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelden fazla hasar taleplerinin bulunduğu hususunun dava dilekçesinde yer aldığını, müvekkilin mağdur olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak ortaya çıkan hastane masrafları, tedavi giderleri ve iyileşme masraflarına ilişkin mahkemece hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, dava dilekçesinde belirtildiği gibi dava dışı sigorta şirketinin müvekkiline 8.400,00 TL ödediğini, ancak müvekkilinin zararının bundan fazla olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında belirtildiğinin aksine 8.400,00 TL hasar bedelinden fazlasının dava dışı sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödenmediğini, müvekkiline ödenen 8.400,00 TL’nin araç hasarına, 6.600,00 TL’nin ise müvekkilinin kaza sonucunda perte çıkan aracının sovtaj bedeline ilişkin olduğunu, ancak davalıların müvekkilinin işbu dava ile talep edilen maddi alacaklarına ilişkin ödeme yapmadıklarını, 30.01.2016 tarihli uzman ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere araçtaki toplam zarar tutarının 36.931,08 TL olduğunu, hali hazırda halen ödenmemiş olan bedel olduğunun açık olduğunu, gerek davalı ... Sigorta A.Ş.'nin cevap dilekçesine karşı 15.07.2019 tarihli cevaba cevap dilekçelerinin ekinde sundukları 30.01.2016 tarihli uzman ekspertiz raporu ile gerekse İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2022 tarihli duruşmasının (3) nolu ara kararına karşı sundukları 19.05.2022 tarihli beyan dilekçelerinin ekinde müvekkiline ... Sigorta A.Ş. tarafından 29.01.2016 tarihinde 15.000,00 TL’nin ödendiğine dair belgenin taraflarınca dosyaya sunulduğunu, söz konusu delil niteliğindeki belgeler değerlendirilmeden karar verildiğini, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kazadan kaynaklanan maluliyet oranı %0 olsa dahi, müvekkilinin kaza neticesi oluşan rahatsızlık nedeniyle 1 ay süre ile raporlu kaldığını, vücut bütünlüğünün zarara uğramış olduğunu, bu nedenle müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkilin maluliyetinin bulunmadığı kabul edilse bile, müvekkilinin tedavi gördüğünü, tedavisine ilişkin hastane, yol ve ilaç gibi masraflarının olacağını, müvekkilinin kaza şoku yaşadığını, kaza nedeni ile mahkemeye gitmek ve ceza mahkemesinde yargılanmak zorunda bırakıldığını, müvekkilinin hem madden hem de manen zarar gördüğünü, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, maliki/işleteni ve Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısı (İMSS) oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün uğradığı iş gücü kaybı tazminatı, tedavi ve iyileşme giderleri ile yol giderleri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2062c0bf9111aec8 6f6afc15f9499e26 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı