Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/10450 E., 2025/1129 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10450 E., 2025/1129 K. (29.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10450
Karar No
2025/1129
Karar Tarihi
29.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/10450 E. , 2025/1129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/107 E- 2023/270 K HÜKÜM/KARAR : Reddine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.11.2016 gün, 2016/11645 E, 2016/11020 K sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...’nun aleyhine açılan tazminat davası sonucu hükmedilmesi muhtemel alacakların tahsilini imkansız ... getirmek amacıyla adına kayıtlı üç adet taşınmazı 09.10.2014 tarihinde kardeşinin eşi davalı ...’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı borçlu ... vekili, davanın tasarrufun iptali davası olduğunu, davacının kesinleşmiş alacağı olmadığı gibi yapılmış takip, sunulmuş aciz belgesi bulunmadığını, tasarrufların borçtan önce yapıldığını, davalı ...’un müvekkilinin kardeşinin eşi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... savunma yapmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2016 tarih ve 201/328 E., 2016/54 K. sayılı kararı ile; davacının davalı ... hakkında tazminat davası açmasının tasarrufun iptali davası açması için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih, 2016/11645 E- 2016/11020 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazlar 12.05.2015 tarihinde davalı 3.kişi ... tarafından dava dışı 4.kişiler ..., ... ve ...’a satıldığından, malikler arasındaki zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle taraf teşkilinin sağlanmasına yönelik adı geçen davalı 4.kişiler ..., ... ve ...’a dahili dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, davacının davalı 4.kişilerle ilgili bildireceği delilleri ile davalı 4.kişilerin bildirecekleri delillerin toplanması, davacı tarafından davalı borçlu ... aleyhine açılan İzmir 10.İş Mahkemesinin Esas sayılı dava dosyasının sonucu da beklenerek alacağın kesinleşmesi halinde mevcut delillerin TBK'nun 19 maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hukuki nitelendirmede yapılan hata sonucu davanın reddi isabetli görülmemiştir."gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararı Mahkemenin 13.06.2023 tarih, 2017/107 E., 2023/270 K sayılı kararı ile; alacağın dayanağı olan İzmir 10. İş Mahkemesinin 2014/593 E sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği, kararın da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği ve bu suretle davacının bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine, davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 22.157,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, karar verilmiştir

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun Borçlar Kanunu madde 19 a göre iptali istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme Muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davalarda, davacının kesinleşmiş bir alacağının bulunması dava şartıdır. Davanın dayanağı olan İzmir 10. İş Mahkemesinin 2014/593 E sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Buna göre davacının bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken nispi olarak belirlenmesi doğru değildir. Ne varki bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığından hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Yukarıda değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5. bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine "Davalı ... kendisini vekille temsil ettiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya ödenmesine" şeklinde yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a19b59a5ad15d577 33546f88d9cd6a23 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/10450 E. , 2025/1129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/107 E- 2023/270 K HÜKÜM/KARAR : Reddine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.11.2016 gün, 2016/11645 E, 2016/11020 K sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ...’nun aleyhine açılan tazminat davası sonucu hükmedilmesi muhtemel alacakların tahsilini imkansız ... getirmek amacıyla adına kayıtlı üç adet taşınmazı 09.10.2014 tarihinde kardeşinin eşi davalı ...’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı borçlu ... vekili, davanın tasarrufun iptali davası olduğunu, davacının kesinleşmiş alacağı olmadığı gibi yapılmış takip, sunulmuş aciz belgesi bulunmadığını, tasarrufların borçtan önce yapıldığını, davalı ...’un müvekkilinin kardeşinin eşi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... savunma yapmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2016 tarih ve 201/328 E., 2016/54 K. sayılı kararı ile; davacının davalı ... hakkında tazminat davası açmasının tasarrufun iptali davası açması için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2016 tarih, 2016/11645 E- 2016/11020 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazlar 12.05.2015 tarihinde davalı 3.kişi ... tarafından dava dışı 4.kişiler ..., ... ve ...’a satıldığından, malikler arasındaki zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle taraf teşkilinin sağlanmasına yönelik adı geçen davalı 4.kişiler ..., ... ve ...’a dahili dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, davacının davalı 4.kişilerle ilgili bildireceği delilleri ile davalı 4.kişilerin bildirecekleri delillerin toplanması, davacı tarafından davalı borçlu ... aleyhine açılan İzmir 10.İş Mahkemesinin Esas sayılı dava dosyasının sonucu da beklenerek alacağın kesinleşmesi halinde mevcut delillerin TBK'nun 19 maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hukuki nitelendirmede yapılan hata sonucu davanın reddi isabetli görülmemiştir."gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararı Mahkemenin 13.06.2023 tarih, 2017/107 E., 2023/270 K sayılı kararı ile; alacağın dayanağı olan İzmir 10. İş Mahkemesinin 2014/593 E sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği, kararın da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği ve bu suretle davacının bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine, davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 22.157,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, karar verilmiştir

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun Borçlar Kanunu madde 19 a göre iptali istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme Muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davalarda, davacının kesinleşmiş bir alacağının bulunması dava şartıdır. Davanın dayanağı olan İzmir 10. İş Mahkemesinin 2014/593 E sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Buna göre davacının bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde ise de vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken nispi olarak belirlenmesi doğru değildir. Ne varki bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığından hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Yukarıda değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5. bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine "Davalı ... kendisini vekille temsil ettiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya ödenmesine" şeklinde yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a19b59a5ad15d577 33546f88d9cd6a23 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı