4. Hukuk Dairesi 2021/27122 E. , 2025/1131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/212 E., 2021/1702 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/180 E., 2019/457 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...ve Dış Tic.Ltd.Şti'nin davacı bankaya borcu olduğunu, acağın tahsili için Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/2315 Esas sayılı dosyasında yapılan takibin kesinleştiğini ve borcun ödenmediğini, borcun doğumundan sonra, takipten önce ... plakalı aracın diğer davalı üçüncü kişi ...'a devredildiğini, ...'un davalı borçlu şirketin işçisi olduğunu, beyan ederek davalılar arasındaki 06.02.2015 tarihli tasarrufun TBK'nun 19 uncu ve İİK'nun 277 vd. maddeleri gereğince iptali ile dava konusu ... plakalı araç, davadan önce davalı üçüncü kişi elinden çıktığından, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mal yerine geçen değer nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin doktor olduğunu, diğer davalı ile aralarında hukuki ve fiili bağ olmadığını, sadece şirketin işyeri hekimliğini bir süreliğine üstlendiğini, dava konusu aracın satılacağını duyunca talip olduğunu, yapılan pazarlık sonucu bedelini bankaya yatırarak aracı satın aldığını, iki yıl kadar aracı kullandıktan sonra başka bir kişiye sattığını, muvazaa veya muvazaayı gerektirecek bir işlemin olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ...ve Dış Tic.Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu edilen tasarrufun 06/02/2015 tarihli, icra dosyasına konu olan bononun tanzim tarihin ise 04.06.2012 olduğunu, tasarruftan tam üç sene sonra başlayan yeni kredi borçları ödenmeyince, bu borçlara ilişkin olarak eski tarihli teminat olarak alınan bono işleme konduğunu, tasarruf tarihinde müvekkili şirketin mali yönden iyi durumda olduğunu, müvekkilinin acz içinde olmadığını, diğer davalının sıradan bir işçi olmadığını, başkaca birçok şirketle de çalışan şirket doktoru ve Tekden Hastanesi'nde hekim olduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2019 gün, 2017/180 E- 2019/457 K sayılı ilamı ile; "davalı üçüncü kişinin davalı borçlu şirkette bir dönem çalıştığının SGK kayıtlarından anlaşıldığı, davalı üçüncü kişinin davalı borçlunun mal kaçırma kastını hayatın olağan akışı içinde bilebilecek durumda olduğu, yine birbirlerinin ekonomik ve sosyal durumlarını bilebilecek düzeye yakınlık bulunduğu, davalı üçüncü kişinin buna rağmen söz konusu aracı devir aldığından iptal koşulları oluştuğu, yine söz konusu aracı elden çıkardığından nakden tazmine icra dosyasındaki alacakla sınırlı olmak üzere aracın elden çıkarıldığı rayiç değer üzerinden karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne, davalı borçlu ...ve Dış Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı ... plakalı aracın diğer davalı ...'a satış ve devrine ilişkin işlemin iptaline, davalı ... dava konusu aracı dava tarihinden önce elinden çıkardığından satış tarihi olan 12.05.2017 tarihindeki aracın rayiç bedeli olan 165.000,00 TL'nin davalı ...'dan nakden tazmine, Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/2315 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydı ile davacıya üçücü kişi davalı hakkında cebri icra yetkisi verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2021 gün, 2020/212 E- 2021/1702 K sayılı kararı ile; "davanın dayanağı olan bononun düzenleme tarihinde davalı borçluya krediler kullandırıldığı, bir kısım kredilerin kapatıldığı, bir kredi sebebi ile takibe düşüldüğü, söz konusu senetin kredilerin teminatını teşkil etmek üzere alındığının anlaşıldığı, davalı ... ...'un kendi aracını satmak sureti ile dava konusu araç bedelini ödediğinin anlaşıldığı, ödemenin de banka kanalı ile yapıldığı, araç satış bedeli ile rayiç bedeli arasında misli fark bulunmadığı, davalı ... ...'un davalı borçlu şirkette iş yeri hekimi olarak çalıştığı ancak tam gün olarak çalışmadığı, kısmi ve süreli çalışmasının bulunduğu, davalı şirketin ticari faaliyetlerini normal bir şekilde sürdürdüğü bir zaman aralığında satışın yapıldığı, dava konusu tasarrufun alacaklıdan mal kaçırmak veya alacaklıya zarar vermek amaçlı yapıldığının ispatlanamadığı, gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 inci fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davacının açtığı tasarrufun iptali ve kaim bedelin tahsili davasının reddine" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bölge adliye mahkemesi kararının yargıtay emsal kararlarına uymadığını, davanın dayanağı olan senedin teminat senedi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, kredi ilişkisinin çok önce başladığını, tasarruf tarihinde davalı borçlunun durumunun ne olduğunun araştırılmadığını, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı ... ...'un kısmi süreli işyeri hekimi olarak çalıştığının SGK kayıtlarından anlaşılıyor olmasına, davacı tarafından da davalı ... ...'un davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gerekn kişilerden olduğunun somut başkaca deliller ile de ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b0d0a829d6afc9a9 e2911a1b55a3b070