4. Hukuk Dairesi 2023/1016 E. , 2025/1268 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1070 D.İş, 2022/1066 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-64634 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/219568 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya trafik sigorta poliçesi ile sigortalı araçla 17.06.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.08.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 303.816,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrak ile başvuru yapıldığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olunduğunu, tazminat hesaplamasının genel şartlara göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin poliçe kapsamı dahilinde olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 303.816,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.12.2021 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınıp başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kısmen kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, %40 oranında hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 152.830,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigortacıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat miktarından hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, aktüer bilirkişi raporunda aktif dönem hesabının hatalı bir şekilde 60 yaşına kadar yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartının eksik olduğunu, hükme esas alınan ve davacının tek taraflı müracaatına dayanan raporda belirlenen maluliyet oranının hatalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketince yapılan ve peşinen taraflar arasında ibraname tanzim edilmiş bulunan ödeme ile uyuşmazlık konusu hususun ortadan kalktığını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre olması gerektiğini, progresif rant yöntemini kabul etmediklerini, hükme esas alınan kusur oranını kabul etmediklerini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, kaldı ki, geçici bakıcı ihtiyacının olduğunun da ispat edilmediğini, usulüne uygun bir başvuru olmadığı için temürrütten de bahsedilemeyeceğini, vekâlet ücretinin ancak tarifenin 1/5'i oranında olabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bendin, davalı vekilinin aşağıdaki 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Cismani zarar nedeni ile maddi tazminat davalarında davalı, davacının yaralanması nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan sorumludur. Somut olayda, davacı tarafın maddi zararı belirlenirken İtiraz Hakem Heyetince karara esas alınan aktüer raporu ile belirlenen toplam zarar miktarı 478.030,00 TL'den %40 oranında takdiri indirim yapıldığı, bu tutardan davalının ödediği meblağın güncellenmiş halinin tenzil edildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince önce takdiri indirimler yapılıp davacı zararı belirlendikten sonra sigorta şirketinin zararı tazmin amacıyla ödediği miktarın (ödeme günü ile tazminatın hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi ile birlikte) en son olarak indirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, hatır taşıması indirimi (%20) ve müterafik kusur indirimi (%20) ayrı ayrı uygulanmak yerine hesaplanan tazminattan toplam %40 oranında takdiri indirim uygulanması yerinde olmamıştır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince yapılması gereken iş; hesaplanan tazminattan %40 oranında toplam takdiri indirim uygulanması yerine hesaplanan tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanması, sonrasında ortaya çıkan indirimli tutardan da bu tutarın %20'si oranında müterafik kusur indirimi uygulanması kalan miktardan ise ödemenin mahsup edilmesi şeklinde olmalıdır. Tüm bu nedenlerle, İtiraz Hakem Heyetince tazminat belirlenmesi ilke ve esaslarına aykırı olacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d157102a5c9398c6 111519a2b751ae65