Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/8442 E., 2025/7017 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8442 E., 2025/7017 K. (05.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8442
Karar No
2025/7017
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/8442 E. , 2025/7017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1960 E., 2022/361 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın reddine dair verilen ilk karar Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.11.2016 tarih, 2014/14444 E. 2016/10936 K. sayılı ilamı ile davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuş, bozma sonrası ... Belediye Başkanlığı yönünden davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş, diğer davalılarla ilgili verilen görevsizlik kararı sonrasında, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, 11 ay tedavisinin devam ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 2000,00 TL maddi zararın her üç davalıdan, 15.000,00 TL manevi zararın ise davalı ... ve ... Belediye Başkanlığı'ndan müteselsilen ve müştereken tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatına yönelik taleplerinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının belirlenebilmesi amacıyla tam teşekküllü devlet hastanesine veya Adli Tıp Kurumuna sevkine karar verilmesi gerektiğini, alacağın muaccel olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; söz konusu olayın gerçekleşmemesi için gerekli dikkat ve özeni göstermiş olmasına rağmen kaza olayının vuku bulduğunu, sorumluluğun ... Belediyesine ait olduğunu, kendisinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davada ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, dava konusu olayda davalının kusuru ve sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.03.2014 tarihli, 2013/467 Esas ve 2014/119 Karar sayılı kararıyla; davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. IV.YARGITAY KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.11.2016 tarihli, 2014/14444 Esas ve 2016/10936 Karar sayılı ilamı ile; davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden yargı yolunun caiz olmadığından HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma kararına uyularak 13.06.2017 tarih, 2017/125 Esas, 2017/229 Karar sayılı kararıyla, davalı ... Belediye Başkanlığı ile ilgili davanın yargı yolu nedeniyle reddine, davalılar ... ile davalı ... yönünden Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. B. Mahkemece Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile trafik kazası nedeniyle davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının ATK raporuyla sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın 04.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının somut emarelere dayanmadığını, ATK Genel Kurulu tarafından dosyaya kazandırılan raporun kendilerine tebliğ edilmediğini, ATK Genel Kurulu tarafından değerlendirmeyi gerektiren bir husus olmadığının belirtilmesinin kanuna aykırı olduğunu, sunulan doktor raporlarının gözardı edildiğini, davacının iş göremezlik süresinin 11 aya yakın sürdüğünü bu nedenle 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin birinci fıkrasında, Bölge Adliye Mahkemeleri'nin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici ikinci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, ikinci fıkrasında ise, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Eldeki dava, 30.12.2013 tarihinde ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış olup mahkemesince verilen 17.03.2014 tarihli ve 2013/467 Esas, 2014/119 Karar sayılı görevsizlik kararı davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.11.2016 tarihli, 2014/14444 Esas ve 2016/10936 Karar sayılı ilamı ile davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuş, bozma sonrası ... Belediye Başkanlığı yönünden davanın yargı yolu nedeniyle reddine, diğer davalılarla ilgili verilen görevsizlik kararı sonrasında, görevli mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu haliyle İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 17.03.2014 tarihli ve 2013/467 Esas, 2014/119 Karar sayılı karar, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce olup Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.11.2016 tarihli, 2014/14444 Esas ve 2016/10936 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verilmiştir. Bozma üzerine verilen İlk Derece Mahkemesi kararının kanun yolu olarak incelenme yeri Yargıtay'dır. Buna göre, istinaf başvurusu üzerine verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2022 tarihli ve 2020/1960 Esas, 2022/361 sayılı kararının yok hükmünde olduğu anlaşılmakla ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli 2017/953 Esas, 2019/1068 Karar sayılı kararın temyiz incelemesine geçilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı