4. Hukuk Dairesi 2022/7332 E. , 2025/5008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/717 E- 2022/1132 K İLK DERECE MAHKEMESİ : Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/102 E- 2022/2 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.05.2019 keşide 30.08.2019 vade tarihli 143.000 TL bedelli senedi tahsil etmek amacıyla davalı ... aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı ...'in borcun doğumundan sonra ancak takip tarihinden önce dava konusu gayrimenkulü diğer şirket kurucusu ve eşi olan ....'in şirketi olan ... Ltd. Şti.ne devrettiğinin anlaşıldığını, bu nedenle dava konusu ... Mahallesi, 190 ada, 21 parselde bulunan 11 nolu bağımsız bölümün 30.12.2019 tarihli satışının alacaklılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olması nedeniyle iptaline, vekalet ve masrafın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ... 11.11.2021 tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiğini beyan ederek, gereğinin yapılmasını talep ettiği görülmüştür.
II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediklerini, usul yönünden de dava şartlarının oluşmadığını, aciz vesikası bulunması gerektiğini, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. 2-Davalı .... Şti. Temsilcisi cevap dilekçesinde davacı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, icra takibine konu senedin bir teminat senedi olduğunu, davacı ile ... arasında herhangi bir alacak verecek ticari veya şahsi ilişki mevcut olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte iş bu davanın açılabilmesi için borç ödemeden aciz belgesinin de sunulması gerektiğini, bunun dava şartı olduğunu, davacı tarafça böyle bir belge sunulmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. 3-Davalı ... ise sunduğu cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini, ancak yargılama giderlerini kabul etmediğini, dükkanı yükleniciye devrettiğini, tapuda ...'in imza attığını, yüklenicinin tapuyu devretmedikleri taktirde kötü şeyler olacak diye kendisini tehdit ettiğini, elindeki 200.000,00-TL'lik teminat senedini kendisini tehdit ederek yıldırarak aldığını, yaşlı olduğundan zorba bir insanla baş edemeyeceğini bildirdiği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2022 gün, 2021/102 E- 2022/2 K sayılı ilamı ile; davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.04.2022 gün, 2022/717 E- 2022/1132 K sayılı kararı ile" Davacı asilin dosyaya sunduğu 11.11.2021 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, feragat doğrultusunda gereğinin yapılmasını talep ettiği, davacı asilin aynı tarihli dilekçesi ile istinaf hakkından da feragat ettiği görülmüş ise de henüz kararın verilmesinden ve dolayısıyla istinaf hakkı doğmadan önce yapılan bu feragatın Dairece nazara alınmadığı, davanın her aşamasında davadan feragat edilmesinin mümkün olduğu, feragat yetkisine sahip davacının feragat beyanı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin vermiş olduğu feragat dilekçelerinde iradesinin fesada uğratıldığını, feragat dilekçelerinin yerinde olmadığını, bu nedenle davanın reddi kararı verilemeyeceğini, mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının iradesinin fesada uğramış olduğunun ispat edilememiş olmasına ve davacının feragat yetkisine sahip olup, bu yetkiye istinaden feragat ettiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.