Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/9823 E., 2025/5004 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9823 E., 2025/5004 K. (26.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9823
Karar No
2025/5004
Karar Tarihi
26.03.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2022/9823 E. , 2025/5004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/652 E., 2022/835 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Tasfiye Halinde ...... Sanayi Limited Şirketi'nin 06.03.2019 tarihi itibariyle vadesi geçmiş 152.016,28 TL vergi aslı ve 7.296,73 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 159.313,01 TL vergi borcu olduğunu, ayrıca şirketi temsile yetkili genel müdür ve şirketin %50 ortağı olan davalı ...'in 15.05.2014 tarihi itibariyle haciz işlemleri tamamlanmış 12.646,43 TL şahsi vergi borcu olduğunu, borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilememesi üzerine Kazım Karabekir Vergi Dairesi Müdürlüğünce 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 35. ve mükerrer 35. maddeleri gereğince şirket ortakları ve kanuni temsilcilerinin malvarlığının araştırıldığını ve şirketin %50 ortağı davalı ...'in mal kaçırma gayesi ile 21.10.2011 tarihinde dava konusu Erzurum İli, ... İlçesi, ... Köyü, 424 parsel H.46. D21A pafta 424 kütükte kayıtlı arazi niteliğindeki taşınmaz, Erzurum ili ılıca ilçesi, hukesenler bucağı, ocaklar köyü 417 parsel, H. 46.D21A pafta, 417 kütükte kayıtlı arazi niteliğindeki taşınmaz, Erzurum İli, ... İlçesi ... Mah. 678 parsel 6 pafta, 674 kütükte kayıtlı arazi niteliğindeki taşınmazdaki hissesinin tamamını diğer davalı olan eşi ... isimli şahsa sattığının tespit edilmiş olduğunu belirterek, taşınmazların tasarruf işleminin iptalini, davacı idarele ve cebri satış yetkisinin tanınmasını, tasarruf ve muameleler neticesinde elde ettikleri meblağların taraflarına ödenmesini, ayrıca bahse konu gayrimenkullerin üçüncü kişiye satışının dava sonuçlanıncaya kadar engellenmesi için tapu kayıtlarına ihtiyati haciz konulmasını ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin müştereken ve müteselsilen davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2019 gün, 2019/117 E- 2019/508 K sayılı ilamı ile "ödeme emirlerinin nasıl/ne zaman ve kime tebliğ edildiğinin, şirketin borcu mu şahıs borcumu olduğunun anlaşılamadığı, tasarruftan önce tebliğ yapıldığına ilişkin somut veri sunulmadığı, ayrıca tasarrufun vukuundan itibaren 5 yıllık sürenin geçtiğinin anlaşıldığı iş bu nedenlerle dosyadaki mevcut deliller ışığında amme alacağının olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2022 gün, 2020/652 E- 2022/835 K sayılı kararı ile; davacı vekilinin, Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/117 Esas - 2019/508 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince "esastan reddine" karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanununda düzenlenen tasarrufun iptali hükümlerine göre dava konusu satışların iptaline karar verilmesi gerektiğini, şirket borcunun ödeme emirlerinden de anlaşılacağı üzere satıştan önce doğduğunu ve kesinleştiğini, satışların mal kaçırma amacıyla yapıldığının açık olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanununun 24 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, 6183 sayılı yasanın 26. maddesi gereğince, tasarruf tarihi üzerinden dava tarihi itibari ile 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı