4. Hukuk Dairesi 2022/6763 E. , 2025/9550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1925 -2022/194 İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/439 Esas 2020/320 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan şef ...'nin bankanın .. Şubesinde görev yaptığı dönemde döviz tevdiat hesabı sahibi ...'ın hesabından toplam 54.586,25 USD'yi temellük ettiğini, hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ve davalı ... hakkında Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/94 E., 2014/4 K. sayılı dosyasında karar verildiğini, dosyanın Yargıtay incelemesinde olduğundan bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca davalılar aleyhinde önceden Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/230 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, devam eden ceza davasının halen sonuçlanmamış olması nedeni ile müvekkili bankanın uğradığı zararın halen giderilememesi ve verilen cezanın bankanın zararını kesinlikle karşılamayacağının alınan raporlarla net olarak görüldüğünü bankanın maddi zararının kısmen de olsa karşılanması adına fazlaya dair tüm talep ve yasal hakların saklı tutulması kaydıyla 168.280,00 TL'nin zimmete geçirilme tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 920.448,00 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; davayı kendilerine yapılan tebligatlar üzerine öğrendiklerini, davanın reddi gerektiğini, ...'nin işlediği iddia olunan zimmet fiili sonucu doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir maddi kazanç elde edip etmediklerinin tespit edilebilir nitelikte olduğunu, babaları ... ve kardeşi ...'den hiçbir maddi menfaat sağlamadıklarını, bilirkişi raporunda ...'nin eylemi sebebiyle bankanın uğramış olduğu zararın ... Ltd. Şti. ile ...'nin eşi ve oğlu adına kayıtlı malvarlıklarının tespit edildiğini, raporda babaları ... adına kurulmuş olan ... Ltd. Şti. hesabına birtakım alımlarda bulunulduğunu, asıl borçlu ...'nin davacı banka şubesinin mudilerinin hesaplarından almış olduğu paralarla bu şirkete ağaç alınıp kereste imal edildiğini, muris ...'nin bahse konu alımlarla ve kazançlarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, murisin miras paylaşımının yapılmadığını, hiçbir kazanç elde etmedikleri halde haksız olarak ekonomik çöküntüye sebebiyet verilmemesi için terekenin aktif malvarlığı bulunmamasına rağmen pasifin yüksek olduğunun anlaşılması durumunda mirasın hükmen reddini talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddini istemişlerdir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 30 yıldan beri Bursa'da yaşadığını, bankanın zarara uğratılmasıyla ilgisinin olmadığını, zamanaşımı definde bulunduğunu, müvekkilinin usulsüzlük ile elde ettiği bir gelirinin bulunmadığını, ...'ye ait gayrimenkullerin 1957 yılında tescil edildiğini, müvekkilinin gayrimenkullerden miras payını almadığını, ... Nakliye İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile de bir ilgisinin bulunmadığını, 53 ... ve 61 ... plakalı kamyonetlerin bir süre babası ... üzerine kayıtlı olduğunu, ancak 53 ... plakalı kamyonetin 2002 yılında satıldığını, 61 ... plakalı kamyonetin ise akıbetinin belli olmadığını bilirkişi raporundan öğrendiğini, mal varlığında zarardan kaynaklı artış olmadığını, haksız yere açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/94 E 2014/4 K sayılı ilamında banka zararı olan 169.289,22 TL'nin tahsiline yönelik hüküm kurulduğundan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 182.873,54 TL asıl alacak ve 516.689,47 TL işlemiş faizinin 182.873,54 TL'lik asıl alacağın 168.280,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, 14.593,54 TL'lik kısmına ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek davalılardan ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... dışındaki diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 182.873,54 TL asıl alacak ve 516.689,47 TL işlemiş faizinin davalı ...'den tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/230 Esas sayılı dava dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunda mudi ...'in hesabından 31.01.2002 tarihinde 1000 USD çekilmiş olup, bu miktarın iade edildiği kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, bu paranın iade edildiğine ilişkin karşı tarafça herhangi bir iddia ya da itiraz ileri sürülmediğini, dolayısıyla bu miktarın da hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, dava konusu olayda işletilen faizin yasal faiz olarak değerlendirilmesinin tamamen hatalı olduğunu, birinci derecede kan ve kayın hısımı olan kişiler arasında bu denli yoğun ve dayanaksız para akışının yaşanması ve davalının buna rağmen davalının akrabalarının davalı ...'nin zimmetine para geçirdiğini bilmiyor olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; 3628 sayılı Kanun'un 19 ncu maddesi gereğince davalı ...'ın ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımları ile gelini ve damadı üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkul malvarlığının araştırılması sonucu ulaşılan sonuca göre davalı ...'nin bankadaki mudilerin hesabından aldığı paraları akrabaları aracılığıyla haksız mal ediniminde bulunduğunu gözler önüne serdiğini; kaldı ki, davalı ...'ın kendi el yazısı ile yazdığı 02.06.2002 tarihli beyanında bilgileri dışında mudilerin malvalığından para çektiğini kabul ettiğini, bu paraları Rize'nin çeşitli köylerinden ağaç alımında kullandığını da açıkça beyan ettiğini, davanın diğer davalılar yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, zimmet eylemine dayalı kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere olayla ilgili olarak davalının sanık olarak yargılandığı Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2014 tarih 2013/94 Esas 2014/4 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nin üzerine yüklenen "Zimmet" suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, karar Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30.11.2015 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5ca18664b5256ce2 b3b400ad460f0f3e