4. Hukuk Dairesi 2022/6544 E. , 2025/8275 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/137 E., 2022/579 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; Manisa’da faaliyet gösteren ...'nın 2005 - 2007 döneminde sigortalı hastalar adına fatura ettiği yara bakım ürünlerinde usulsüzlük olup olmadığının Kurum Baş Müfettişleri tarafından araştırılması sonucu 30.04.2009 tarihli 2 sayılı soruşturma raporu düzenlendiğini, firmanın fatura ettiği yara bakım ürünlerinden ... yara örtüleri ve aksesuarlarında girişinden çok satışının bulunduğunu, sigortalı hastalar için düzenlenmiş fatura eki kupürlerin gerçekte şahsa reçete edilen ve faturada yazılı olan ürüne ait olmadığını, çoğu hasta için sağlık kurulu raporlarında geçen teşhisin doğru olduğunu ancak hastanın gıyabında reçetelerin firma elemanlarınca hekime yazdırıldığının tespit edildiğini, hasta adına düzenlenmiş raporlara göre reçetelendiren asistan, pratisyen ve diğer uzman hekimlerin gerçekleşen suistimal olayında sorumlulukları bulunmadığını, esas olarak hastayı sağlık kuruluna sevk ederek adına sağlık kurulu raporu çıkarılmasına neden olan ilgili uzman hekimlerin sorumlulukları olduğunu, ... Hastanesi genel cerrahi kliniğinden adına reçete yazılan hastalar için düzenlendiğini, sağlık kurulu raporlarının tamamının ... ile ...’ın hastaları kurula sevki ile çıkarıldığını, ... ve ... tarafından sağlık raporu çıkarılan hastalar ile ilgili kurula sevki düzenleyen elle yazılacak alt nüsha raporlarının tıbbi bilgileri içeren kısımlarının doldurulmadığını, bunların doldurulmasının yara bakım ürünü satışı yapan ... çalışan ve yetkililerine bırakılmasının bir usulsüzlük oluşturduğunu, ...’nun içeriğini ve nitelini bilmediği bir ürünü hastasına reçete ederek bir yerde kurum zararına neden olduğu tespit edildiğini belirterek 121.064,99 TL kurum zararının faturaların ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ...’den tahsiline, aynı kurum zararı olan l21.064,99 TL’nin içerisinde 18.440,60 TL’lik kısmın faturaların ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine zarar olan 121.064,99 TL'nin içerisinden 10.029,00 TL’lik faturaların ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 121,064.99 TL içerisinden 1.660,98 TL’lik kısmın faturaların ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; kurum zararının kendisinden tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hayatın olağan akışı içerisinde bir doktorun içeriğini ve niteliğini bilmediği bir ürünü ezbere hastasına reçete etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, asıl sorumlunun doğrudan ve yalnızca firma ve temsilcileri olduğunu, olayın hatalı ve usulsüz faturalandırmadan meydana geldiğini, hekim eylemi ile ilişkisi olmadığını, muayene, teşhis, sevk, rapor ve reçetelendirmenin doğru olarak yapıldığını, gıyapta sevk veya raporlandırma olmadığını, faturalandırma zararından sorumlu olmadığını, rapor ve reçete verildikten sonraki aşama yani ilaç veya malzeme verilmesinin tamamen doktor dışında olup firma veya eczane ile ilgili olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, asıl sorumlunun doğrudan ve yalnızca firma ve temsilcileri olduğunu, muayene, teşhis, sevk, rapor ve reçetelendirmenin doğru olarak yapıldığını, gıyapta sevk veya raporlandırma olmadığını, faturalandırma zararından sorumlu olmadığını, tıbbi görevinde kanuna, usule aykırı haksız bir işlem yapmadığını, zararı dayanak ve miktar bakımından da kabul etmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 37.053,83 TL yönünden açılan davanın kabulü ile 317,00 TL'nin 10.01.2007 tarihinden, 850,00 TL'nin 11.01.2007 tarihinden, 2.179,00 TL'nin 05.02.2007 tarihinden, 2.496,00 TL'nin 05.02.2007 tarihinden, 855,00 TL'nin 09.02.2007 tarihinden, 1.643,00 TL'nin 05.03.2007 tarihinden, 1.680,00 TL'nin 05.03.2007 tarihinden, 2.076,00 TL'nin 03.04.2007 tarihinden, 1.665,00 TL'nin 03.04.2007 tarihinden, 1.681,00 TL'nin 03.04.2007 tarihinden, 1.907,05 TL'nin 05.04.2007 tarihinden, 850,00 TL'nin 05.04.2007 tarihinden, 1.619,60 TL'nin 02.05.2007 tarihinden, 3.382,00 TL'nin 02.05.2007 tarihinden, 1.702,00 TL'nin 02.05.2007 tarihinden, 1.708,00 TL'nin 02.07.2007 tarihinden, 3.787,30 TL'nin 10.05.2007 tarihinden, 1.681,13 TL'nin 05.06.2007 tarihinden, 2.041,00 TL'nin 06.06.2007 tarihinden, 424,88 TL'nin 16.07.2007 tarihinden, 254,00 TL'nin 05.09.2007 tarihinden, 230,00 TL'nin 05.09.2007 tarihinden, 846,00 TL'nin 05.07.2007 tarihinden, 780,91 TL'nin 10.04.2008 tarihinden ve 397,96 TL'nin ise 30.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ’den alınarak davacıya verilmesine, yargılama aşamasında davalı ... tarafından ödenen 47.772,33 TL asıl alacak ve işbu alacağın ödeme tarihine kadarki işlemiş faizi yönünden konusuz kalan bedelle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 36.238,83 TL yönünden ise açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 59.781,47 TL asıl alacağın 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 61.283,50 TL'nin ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; faiz başlangıç tarihinin kurum zararının oluştuğu tarihten itibaren yerine ödemenin yapıldığı 12.02.2014 tarihinden itibaren başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... Dede vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, diğer davalıların da zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, haksız kazancın söz konusu olmadığını, tahsil edilen paraların tümünün ...'nin asıl sahibi ve kurucusu ...'ın hesabına gittiğini, konusuz kalan kısım için de davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen kısım üzerinden müvekkili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ödeme ile zararın giderildiğini, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kurum zararı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ... 'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.