Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/6108 E., 2025/7117 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6108 E., 2025/7117 K. (05.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6108
Karar No
2025/7117
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/6108 E. , 2025/7117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/724 E., 2022/196 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.08.2013 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı ....'nin işleteni olduğu, davalı ... nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 200,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarara ilişkin tazminat olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşetereken ve müteselsilen, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç işleteninden, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hatır taşımasının söz konusu olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ceza mahkemesinin kusur oranının mahkemeyi bağlamayacağını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya 24.10.2014 tarihinde 23.565,00 TL ve 94.262,00 TL ödeme yaparak sorumluluklarını yerine getirdiğini, ödemeye istinaden ibranamenin imza altına alındığını, ibranamenin geçerli olmadığının kabulü halinde yapılan ödemenin yasal faizi ile tenzilinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 12.07.2018 tarihli rapora göre; davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğunun tespit edildiği, buna göre davacının sürekli iş göremezlik zararının oluşmadığı, davacının sürekli iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılmasına dayalı maddi tazminat taleplerinin ispatlanamadığı, geçici iş göremezlik yönünden ise davacının askeri personel olduğu, devlet memurlarının çalışamadığı dönemde maaşını almaya devam edeceği, bu nedenle davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, manevi tazminat yönünden ise kazanın meydana gelişinde davacının kusursuz (yolcu) olduğu, müterafik kusuruna dair de dosyada bir delil bulunmadığı, Adli Tıp Kurumunun raporunun incelenmesinde her ne kadar davacının kalıcı bir maluliyeti bulunmasa da omurgasında bulunan kemikte kırık meydana gelmesinin davacının askeri personel olduğu da göz önünde bulundurulduğunda davacıda manevi yönden zararın oluştuğuna delalet ettiği gerekçesiyle maddi tazminata dair davanın ispatlanamaması nedeni ile reddine, manevi tazminata dair davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Şirketinden 05.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesince dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 12.07.2018 tarihli raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, dosya içeriğine göre meydana gelen kazada aracın sürücüsünün tam kusurlu olması, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması göz önünde tutulduğunda, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, ancak aracın ticari araç olması nedeni ile hükmedilen manevi tazminatın talep gibi avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, ilk derece mahkemesi kararını kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, maddi tazminata dair davanın ispatlanamaması nedeni ile reddine, manevi tazminata dair davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Şirketinden 05.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, raporun davacının muayenesi yapılmaksızın hazırlandığını, dosyadaki maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiğini, müvekkilinin askeri personel olduğunu ve bu nedenle maluliyet tespitinde esas alınması gereken yönetmeliğin Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği olduğunu, davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı maddi zarara ilişkin talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının davaya konu kazada meydana gelen yaralanmasından dolayı görevini layıkıyla yapamadığı anlaşıldığından, bu görevinden ayrılmak zorunda kaldığını, mahkemece takdir olunan 10.000,00 TL manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarara ilişkin tazminat ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ae077741bb603b30 bc79fed5c30153b2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı