4. Hukuk Dairesi 2022/4069 E. , 2025/7156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/428 E., 2022/231 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; olay günü olan 04.12.2012 tarihinde ...’in ... ilçesi ... Köyünde ikamet eden davacı ...’in arkadaşı ile birlikte sokakta oyun oynarken davalının yanlarına gelerek davacı ...'i sürüklemek suretiyle sokağın dışında kayalık bir alana götürdüğünü, burada nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu, daha sonra “annene babana söylersen seni öldürürüm” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ettiğini, davalının bu eylemi nedeniyle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi 20.02.2015 tarih, 2013/134 Esas ve 2015/47 Karar sayılı ilamı ile cezalandırılarak mahkum olduğunu, davacının olay tarihinde 11 yaşında çocuk olması nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunu, köyünde toplum içine çıkamaması ile başlayan depresyonun, okulundan ayrılmasına sebep olduğunu, anksiyete bozukluğu yaşayan davacının ikametinden ayrılarak İstanbul'a yerleştiğini belirterek davalının haksız eylemi nedeniyle 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/134 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; sanık ... aleyhine çocuğun nitelikli cinsel istismarı, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit suçlarından açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda 20.02.2015 tarih ve 2015/47 sayılı karar ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi sonucu Yargıtayca onanarak 10.11.2015 tarihinde kesinleştiği, böylece davacının yaşadığı haksız eylemin maddi olgu olarak sabit olduğu, olayın mahiyeti, davacının çektiği ızdırap, bu olay sonucu toplum nezdinde karşısına çıkabilecek zorluklar, ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında talep edilen manevi tazminatın tam kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olay tarihinin 04.12.2012 olup eldeki davanın 09.10.2017 tarihinde açıldığı gözetildiğinde 8 ve 15 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadan eldeki davanın açıldığı, bu nedenle zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, olayın meydana geliş biçimi, davacının olay tarihindeki yaşı, davalının küçüğe yönelik birden fazla suça konu eylemleri, eylemlerin vahameti ve davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi gibi ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olmadığı gerekçesiyle; davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1/b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davalının ekonomik ve sosyal durumunun gözetilmeden tam kabul kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, nitelikli cinsel istismardan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve davacının yaşı, olay tarihi, olayın niteliğine göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 489a79c9aa861f7a 342afbd698e41301