4. Hukuk Dairesi 2022/3375 E. , 2025/7551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2339 E., 2021/2090 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’nin 22.03.2018 tarihi itibari ile 841.811,66 TL vadesi geçmiş ve 44.863,36 TL vadesi gelmemiş borcu olduğunu, borçların ödenmediğini ve vergi dairesince tahsil çabalarına rağmen tahsil edilemediğini, şirketin borcunu karşılamaya yetecek malvarlığı olmadığının tespit edildiğini, ancak davalı borçlu ...'nin 09.09.2013 tarihinde ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 328 ada 4 parsel numarasında kayıtlı arsasını ...’ye devrettiğini, devrin mal kaçırmak amacıyla yapıldığını belirterek davalılar arasında gerçekleştirilen bu satış işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde yazılı tutardaki vergi borcu tasarruf tarihinden sonra doğduğundan, huzurdaki tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin, diğer davalı şirket ve şirket yetkililerini tanımadığını, pazarlık sürecinin emlak komisyoncuları vasıtasıyla yürütülerek neticede satın alma işleminin gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu ...'nin vergi dairesine karşı taahhuk etmiş borç tarihinin 25.01.2014 tarihinde başladığı, iptali istenen tasarruf tarihinin 09.09.2013 olduğu, dava şartının yerine gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu ...'nin vergi dairesine karşı taahhuk etmiş borcunun 25.01.2014 tarihinde başladığı, iptali istenen tasarruf tarihinin 09.09.2013 olduğu, buna göre Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vergi mükellefi ...' nin 22.03.2018 tarihi itibari ile 841.811,66 TL vadesi geçmiş ve 44.863,36 TL vadesi gelmemiş borcu bulunduğunu, devir öncesi dönemlere ait geçici vergi beyannamelerini verdiğini ve Ocak-Mart/2013 dönemi için 41,10 TL Nisan-Haziran/2013 dönemi için 41,10 TL ve Temmuz-Eylül/ 2013 dönemi için 199.431,93 TL geçici vergi tahakkuk ettirildiğini, geçici vergilerin mükellefin 2014 yılının Nisan ayında vereceği kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk edecek verginin bir ön tahakkuku olduğunu ve geçici vergiler vadesinde ödenmediği için 2014 yılında terkin edildiği anlaşılmış olup 01.01.2013-31.12.2013 hesap dönemi için verilen kurumlar vergisi beyannamesi ile de 126.325,34 TL (G.zammı hariç) vergi tahakkuk ettirildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 6183 sayılı Yasa'nın 37. maddesi 2. fıkrasında özel kanunlarda ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacaklarının maliye vekaletince belirlenen usule göre yapılacak tebliğden itibaren 1 ay içinde ödenmesi gerektiği, 54. maddesinde ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı yine anılan yasanın 55. maddesinde ise amme alacağının vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları için ödeme emrinin tebliğ edileceği belirtilmiştir. Vergi Usul Kanunun 112/1 maddeside aynı yönde olup 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunun 27 maddesi 3. fıkrasında yargılama sırasında tahsil durdurulmuş ise kararın tebliğinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Yine 6183 sayılı Yasa'nın 27. maddesinde Amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmayanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür. Somut olayda, dosya içeriğindeki belgelerden borçlu şirketin, 01.01.2013-31.12.2013 tarihleri arasında 129.223,14 TL asıl 82.230,00 TL gecikme zammı olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu tasarruf ise borçlu tarafından 09.09.2013 tarihinde yapıldığından tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığından söz edilmesi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek, borçlu ve diğer davalı arasındaki tasarrufun iptale tabi olup olmadığı araştırılarak, iptal koşullarının olduğunun saptanması halinde borçlunun 09.09.2013 tarihi itibari ile vergi borcu fer'ileri ile birlikte tesbit edilerek, belirlenen vergi borcu miktarı ile sınırlı olacak şekilde karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! acc87455fb53011e 4d559f0ff9ad411e