4. Hukuk Dairesi 2022/16507 E. , 2025/9949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1006 - 2022/1008 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait binanın 30.10.2020 tarihinde meydana gelen depremde ağır hasar gördüğünün ... İl Müdürlüğünce belirlendiğini, davalı kurum tarafından yapılan ödemenin eksik olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 30.001,00 TL hasar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 123.759,02 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yapıya ilişkin olarak hasar ihbarı yapılması üzerine eksper atandığını ve ekspertiz raporu dikkate alınarak ve muafiyet bedeli düşülerek sigortalıya ödeme yapıldığını, binada oluşan hasarın deprem nedeniyle mi yoksa yapım eksikliği nedeniyle mi oluştuğunun tespiti gerektiğini, zira yapım eksikliği nedeniyle meydana gelen hasarların zorunlu deprem sigortası teminatı dışında olduğunu, bu hususun uzman bilirkişiler eli ile belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile riziko adresinde meydana gelen deprem neticesinde sigortalı bağımsız bölümdeki hasarın derecesini ve miktarını yerinde yapılan inceleme ile kesin ve net bir şekilde gösteren ekspertiz raporu veya uzman mütalaasının mevcut olmadığı, hasara ilişkin tespit yapılamayacağı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.08.2022 – K-2022/205520 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararına karşı başvuran vekilinin itirazının kabulü ile yeniden hüküm tesisine başvurunun kabulü ile 123.759,02 TL maddi tazminatın 26.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; inşaat mühendisi de bulunan bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile eksper raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini, binanın yıkılmasına karar veren kamu otoritesinin yalnızca yıkıma karar verdiğini, binanın deprem öncesi durumu ile deprem sonrası durumu arasındaki deprem güvenliği farklılığına ilişkin bir değerlendirme içermediğini, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeni ile yıkılıp yapılmasının yasal olarak iyileştirme olup Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında olmadığını, bina deprem hasarı görmemiş olsaydı da ilgili kamu kurumlarına müracaat edilmesi halinde binayı depreme dayanıklı duruma getirmek için yine yıkım kararı verileceğini, dolayısıyla riskli yapı kararı ile deprem arasında bir nedensellik ilişkisi olmadığını, sigortalının doğru beyan yükümlülüğüne aykırılıktan dolayı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1439 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince tazminattan en az %50 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili Kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Zorunlu Deprem Sigortasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. 1. Davacı taraf, söz konusu hasarın depremden kaynaklandığını ve poliçe teminatı kapsamı içinde olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise hasarın bina kusurundan ileri gelip gelmediğinin tespiti gerektiğini savunmuş; hakem heyetince jeoloji mühendisi ve dask eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor dikkate alınarak karar verilmiştir. Davacıya ait konutun deprem nedeniyle ağır hasar gördüğü, riskli yapı haline geldiği ve yıkım kararı verildiği belirtilmiştir. Bu durumun tespiti ve davacı zararının miktarı ancak konusunda uzmanlığı bulunan jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından yapılmalıdır. Dosya kapsamı incelendiğinde; dosyada taşınmaza ait yıkım kararının bulunmadığı anlaşılmakta ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda riziko adresinin poliçede belirtilenden farklı olduğu görülmektedir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu binaya ait yapı ruhsatı, proje vs. belgeler ve binanın riskli yapı olduğunun tespitine ilişkin tüm belgelerin (okunaklı suretlerinin) ve yıkım kararının ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra konusunda uzman bir jeoloji mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişi heyetinden, deprem ile binanın yıkılması arasında illiyet bağının olup olmadığı, sigortalı konutun riskli ve ağır hasarlı olarak tespitine neden olan hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi ? Yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiğinin ya da iki olgununda etkisiyle mi oluştuğunun tespiti riziko mahalinin raporda farklı yazılmasının maddi hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının da belirlenmesi zararın zorunlu deprem sigortası teminatında olduğunun saptanması halinde, ZDS Genel Şartları ve ZDS poliçesi gereği davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.