Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/15115 E., 2025/8112 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15115 E., 2025/8112 K. (21.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15115
Karar No
2025/8112
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Tam Yargı

4. Hukuk Dairesi 2022/15115 E. , 2025/8112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/957 E., 2022/1133 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kamulaştırma yapılmadan çok önce davacı şirket mülkiyetine ait ... ili ... Mahallesi 1703 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile bir kısmı 1703 ada 2 parsel sayılı taşınmaza isabet eden kısım üzerine ... Evleri adı altında A-B-C bloktan oluşan konutlar inşa edeceğini afiş ve bilbordlarla ilan ettikten sonra proje ve vaziyet planına göre müşterilerine daireler sattığını, proje kapsamında inşaat yapımı esnasında davalı ... Genel Müdürlüğünce 1703 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 2.744,32 m2 lik alanın tamamının davalı idarece kamulaştırıldığını, idare tarafından kamulaştırılan taşınmazın bir kısmı daha evvel reklam ve ilanlarla konut satışı yapılan ... Evleri projesinde A bloka ait tasarlanan otopark alanı içerisinde kaldığını, sözleşme ile satışı yapılan A bloktan daire satın alan kişilerce ayıp ve eksik işler nedeniyle açmış olduğu davalarda alınan bilirkişi raporlarından ve gerekçeli mahkeme kararlarından anlaşılacağı üzere otopark eksikliğinin alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan hususlar arasında sayılmak suretiyle alıcıların satıcıya ödedikleri bedelden bir kısmının alıcı davacılara faizi ile birlikte ödenmesine karar verdiğini, buna ilişkin tablo halinde dava dilekçesinde belirtildiğini, kamulaştırma yapılması ile birlikte sadece davacının uğramış olduğu zarar taşınmazın bedeli nispetinde olmadığını, bilirkişiler ve yerel mahkeme otopark eksikliği ile birlikte ayıplı değer üzerinden elde edilen %18,75 oranını satış bedeline uygulamak suretiyle davacıdan tahsiline karar verilmiş ve anapara faiz ve ferileri bir bütün olarak bu paraların davacı tarafça ödenmiş olup halen de bir kısım dosyaların ödemeleri ve yargı süreçlerinin devam ettiğini, davalı tarafından acele kamulaştırma bedelinin tespiti istemiyle Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/30 D. İş sayılı dosyası ile tespit istendiğini, ancak bu tespit dosyasında sadece kamulaştırılan 2.744,32 m2 alanının bedelinin tespitinin istendiğini, kamulaştırma nedeniyle uğranılan zarar iş bu davanın tespiti dışında olduğundan davalı idareye 19.06.2019 tarihinde zararın karşılanması amacıyla müracaatta bulunduğunu ancak bir sonuç alınamadığını iddia ederek şirketin uğradığı zararın yapılacak yargılama ile birlikte tespiti mümkün olduğundan davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın icra dosyasına yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın bir idari yargı davası olup zamanaşımı yönünden de idari yargı hükümlerine tabi olduğunu, devam eden zararlar hakkında 2577 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini, davalının yerleşim yerinin ... olduğundan bahisle davanın yetki yönünden de reddi gerektiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen geçici 6. madde uyarınca uzlaşma talebinde bulunulması gerektiğini ancak dava konusu parselle ilgili yüklenici şirkete veya teşekküle başvurulduğuna dair bilgi edinilmediğini, uzlaşma talebinde bulunulmadan dava açılmasının da yasaya aykırı olduğunu, dava konusu zararın 1 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, zamanaşımı yönünden de davanın reddi gerektiğini, dava konusu ... Mahallesi 1703 ada 2 parsele ilişkin olarak ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 17.05.2019'da idare tarafından açılan acele kamulaştırma davası; 2019/30 D.İş esasına kayden devam ettiğini ve mahkemece tespit edilecek bedelin ivedilikle davalı adına ödeneceğini, huzurdaki davanın kabulü halinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/30 D. İş dosyasının anlamsız hale geleceğini, acele kamulaştırma davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber 1703 ada 4 parselin kamulaştırma güzergahı içerisinde olmadığını, kamulaştırma çalışmalarının kamulaştırma güzergahına isabet eden alanın Tapu Müdürlüğünce ifraz edilerek 1703 ada 2 parselin oluşturulduğunu ve bu parsele 2013 yılında kamulaştırma şerhi eklendiğini, davalı şirketin ise bu parsellere dair imar ruhsatı alıp inşaat işine başlamasının ise daha sonra gerçekleştiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Genel Müdürlüğünün bir kamu tüzel kişisi olduğu, anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemlerinin kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, istemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeninin de davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemi olduğu, bu nedenle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerektiği gerekçesi ile yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idarenin plan ve proje kapsamında yaptığı kamulaştırma işlemi nedeniyle zarara uğranıldığı iddia edildiğine göre, davanın idari yargıda tam yargı davası olarak görülmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı idarece henüz kamulaştırma yapılmadan çok önce müvekkil şirketin kendi mülkiyetine ait taşınmaza konutlar inşa edeceğini afiş ve bilbordlarla ilan ettikten sonra proje ve vaziyet planına göre müşterilerine daireler sattığını dolayısıyla kamulaştırma yapılması ile birlikte davacının uğramış olduğu zararın sadece taşınmazın bedeli nispetinde olmayıp satışı vaad edilen taşınmazlara ait otopark eksikliği ile birlikte ayıplı değer üzerinden elde edilen %18,75 oranında zararın anapara faiz ve ferileri bir bütün olarak tahsili gerektiğini, davaya konu edilen olay haksız eylem niteliğinde olup zarar gören davacıya karşı haksız eylemin faili olan davalı idare/proje sahibinin sorumlu olduğunu ve uyuşmazlığın adli yargıda çözümü gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından yapılan kamulaştırma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı idarenin plan ve proje kapsamında yaptığı kamulaştırma işlemi nedeniyle zarara uğranıldığının iddia edildiğinin anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! db85c145af319b7a f31f57939c1f08de This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2022/15115 E. , 2025/8112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/957 E., 2022/1133 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kamulaştırma yapılmadan çok önce davacı şirket mülkiyetine ait ... ili ... Mahallesi 1703 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile bir kısmı 1703 ada 2 parsel sayılı taşınmaza isabet eden kısım üzerine ... Evleri adı altında A-B-C bloktan oluşan konutlar inşa edeceğini afiş ve bilbordlarla ilan ettikten sonra proje ve vaziyet planına göre müşterilerine daireler sattığını, proje kapsamında inşaat yapımı esnasında davalı ... Genel Müdürlüğünce 1703 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 2.744,32 m2 lik alanın tamamının davalı idarece kamulaştırıldığını, idare tarafından kamulaştırılan taşınmazın bir kısmı daha evvel reklam ve ilanlarla konut satışı yapılan ... Evleri projesinde A bloka ait tasarlanan otopark alanı içerisinde kaldığını, sözleşme ile satışı yapılan A bloktan daire satın alan kişilerce ayıp ve eksik işler nedeniyle açmış olduğu davalarda alınan bilirkişi raporlarından ve gerekçeli mahkeme kararlarından anlaşılacağı üzere otopark eksikliğinin alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan hususlar arasında sayılmak suretiyle alıcıların satıcıya ödedikleri bedelden bir kısmının alıcı davacılara faizi ile birlikte ödenmesine karar verdiğini, buna ilişkin tablo halinde dava dilekçesinde belirtildiğini, kamulaştırma yapılması ile birlikte sadece davacının uğramış olduğu zarar taşınmazın bedeli nispetinde olmadığını, bilirkişiler ve yerel mahkeme otopark eksikliği ile birlikte ayıplı değer üzerinden elde edilen %18,75 oranını satış bedeline uygulamak suretiyle davacıdan tahsiline karar verilmiş ve anapara faiz ve ferileri bir bütün olarak bu paraların davacı tarafça ödenmiş olup halen de bir kısım dosyaların ödemeleri ve yargı süreçlerinin devam ettiğini, davalı tarafından acele kamulaştırma bedelinin tespiti istemiyle Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/30 D. İş sayılı dosyası ile tespit istendiğini, ancak bu tespit dosyasında sadece kamulaştırılan 2.744,32 m2 alanının bedelinin tespitinin istendiğini, kamulaştırma nedeniyle uğranılan zarar iş bu davanın tespiti dışında olduğundan davalı idareye 19.06.2019 tarihinde zararın karşılanması amacıyla müracaatta bulunduğunu ancak bir sonuç alınamadığını iddia ederek şirketin uğradığı zararın yapılacak yargılama ile birlikte tespiti mümkün olduğundan davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın icra dosyasına yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın bir idari yargı davası olup zamanaşımı yönünden de idari yargı hükümlerine tabi olduğunu, devam eden zararlar hakkında 2577 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini, davalının yerleşim yerinin ... olduğundan bahisle davanın yetki yönünden de reddi gerektiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen geçici 6. madde uyarınca uzlaşma talebinde bulunulması gerektiğini ancak dava konusu parselle ilgili yüklenici şirkete veya teşekküle başvurulduğuna dair bilgi edinilmediğini, uzlaşma talebinde bulunulmadan dava açılmasının da yasaya aykırı olduğunu, dava konusu zararın 1 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, zamanaşımı yönünden de davanın reddi gerektiğini, dava konusu ... Mahallesi 1703 ada 2 parsele ilişkin olarak ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 17.05.2019'da idare tarafından açılan acele kamulaştırma davası; 2019/30 D.İş esasına kayden devam ettiğini ve mahkemece tespit edilecek bedelin ivedilikle davalı adına ödeneceğini, huzurdaki davanın kabulü halinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/30 D. İş dosyasının anlamsız hale geleceğini, acele kamulaştırma davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber 1703 ada 4 parselin kamulaştırma güzergahı içerisinde olmadığını, kamulaştırma çalışmalarının kamulaştırma güzergahına isabet eden alanın Tapu Müdürlüğünce ifraz edilerek 1703 ada 2 parselin oluşturulduğunu ve bu parsele 2013 yılında kamulaştırma şerhi eklendiğini, davalı şirketin ise bu parsellere dair imar ruhsatı alıp inşaat işine başlamasının ise daha sonra gerçekleştiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Genel Müdürlüğünün bir kamu tüzel kişisi olduğu, anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemlerinin kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, istemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeninin de davalı idarenin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemi olduğu, bu nedenle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerektiği gerekçesi ile yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idarenin plan ve proje kapsamında yaptığı kamulaştırma işlemi nedeniyle zarara uğranıldığı iddia edildiğine göre, davanın idari yargıda tam yargı davası olarak görülmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı idarece henüz kamulaştırma yapılmadan çok önce müvekkil şirketin kendi mülkiyetine ait taşınmaza konutlar inşa edeceğini afiş ve bilbordlarla ilan ettikten sonra proje ve vaziyet planına göre müşterilerine daireler sattığını dolayısıyla kamulaştırma yapılması ile birlikte davacının uğramış olduğu zararın sadece taşınmazın bedeli nispetinde olmayıp satışı vaad edilen taşınmazlara ait otopark eksikliği ile birlikte ayıplı değer üzerinden elde edilen %18,75 oranında zararın anapara faiz ve ferileri bir bütün olarak tahsili gerektiğini, davaya konu edilen olay haksız eylem niteliğinde olup zarar gören davacıya karşı haksız eylemin faili olan davalı idare/proje sahibinin sorumlu olduğunu ve uyuşmazlığın adli yargıda çözümü gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından yapılan kamulaştırma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı idarenin plan ve proje kapsamında yaptığı kamulaştırma işlemi nedeniyle zarara uğranıldığının iddia edildiğinin anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! db85c145af319b7a f31f57939c1f08de ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı