4. Hukuk Dairesi 2022/15006 E. , 2025/7817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1160 E., 2022/917 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin aracına ve diğer araçlarının da tüm sigortacılık işlemlerini gerçekleştiren acente olan davalı ...'dan ... Kasko Poliçesi talebinde bulunduğunu, bu talebe uygun olarak davalı acente tarafından bahse konu araca 05.10.2017 tarihinde kasko poliçesi düzenlendiğini, teminatı veren şirketin ise diğer davalı ... olduğunu, müvekkiline ait aracın 11.11.2017 tarihinde ... Karayolunda kaza yaptığını, bu kaza sonrasında davalı ... ile iletişime geçildiğini, sigorta şirketinin çekicisi tarafından hasarlı aracın yine sigorta şirketinin belirlediği otoparka çekildiğini, müvekkilinin davalı ... şirketinin hasara ilişkin olarak poliçe gereği ödeme yapmasını beklerken 05.03.2018 tarihinde poliçenin ödeme yapılmamasına dayalı olarak iptal edildiğine ilişkin cevap aldığını, tüm unsurları ile devam eden kasko poliçesinin (kaza tarihinde yürürlükte olması, çekici ve otopark hizmeti v.s.) kazadan yaklaşık 4 ay sonra iptaline ilişkin karar verildiğini, davalı ... şirketinin açıkça hukuka aykırı işleminin söz konusu olduğunu, acentenin tüm işlemlerinde sigorta şirketini temsil ettiğini, mevzuat gereği sigorta sözleşmelerinde acente ve sigorta şirketinin bilgilendirme sorumluluğunun mevcut olduğunu, bu sorumluluğun açıkça yerine getirilmediğini, kaza öncesi 36 günlük sigortalılık sürecinde devam eden bir kasko poliçesi ile ilgili hiçbir yazılı ve sözlü bildirim olmadığı gibi, kaza sürecinde de poliçenin iptaline ilişkin herhangi bir bildirimin olmadığını, bu nedenlerle kasko poliçesi ile güvence altına alınmış belirsiz nitelikteki hasara ilişkin olarak şimdilik 20.000,00 TL zararın davalılardan tahsiline, dava masraf ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili, davanın yetkili mahkeme açılmadığını, yetkili mahkemenin... Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, araç üzerinde rehin hakkı bulunduğundan dava ehliyeti noksanlığı sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davacının prim peşinatını kaza gerçekleştikten sonra ödediğini, bu nedenle kaza anında yürürlükte olan bir poliçe bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, gerçek zararın ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, ikrar anlamına gelmemek üzere araç pert olduğundan müvekkili şirketin ancak aracın kaza tarihindeki rayiç değeri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olabileceğini, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Ümay Sigorta Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 2007/11-250 Esas 2007/250 Karar sayılı kararında da sigortacının sorumluğunun başlayabilmesi için kararlaştırma biçimine göre primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmesinin zorunlu olduğu, TTK'nın 1421. maddesinde yer alan bu düzenlemenin emredici nitelikte olduğu, prim ilk taksitinin ödenmesinden sonra davalı ... şirketinin sorumluluğunun başlayacağı ve rizikonun bu tarihten önce gerçekleştiği, ilk primin rizikonun gerçekleşmesinden sonra yatırılmış olması nedeniyle TTK'nın 1421. maddesine göre hasarın sigorta teminatı kapsamında sayılamayacağı, her ne kadar davacı, primin geç ödenmesinden davalıların sorumlu bulunduğunu iddia etmiş ise de davalı acentenin sorumluluğu bulunduğunun ispat edilemediği, hal böyle olunca tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre sigorta priminin rizikonun gerçekleşmesinden sonra ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin, davalı acente ve sigorta şirketinden yıllardan bu yana 100'ü aşan sigorta poliçesi yaptırdığını, buna ilişkin kayıtların dosyada mevcut olduğunu, Mahkemenin karar gerekçesinin yetersiz olduğunu, davalıların gerekli özen ve aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, poliçeye ilişkin ödemenin yapılmadığının acente tarafından müvekkiline bildirilmesi gerektiğini, kusurun davalılarda olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı iddia edilen aracın yaptığı trafik kazası sonucu maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e1d1bf91b4a7d316 c1fce0e4bf92e16d