4. Hukuk Dairesi 2022/14880 E. , 2025/8744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1089 E., 2022/1258 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde,davacılar murisi ...'ün, davalı ... şirketine trafik sigortalı, davalı Ulçağ Şirketine ait olan aracın çarpması sonucunda vefat ettiğini, davacılardan ...'ın ise kazada yaralandığını belirterek davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile ...'e verilmesine, davacı ... için 40.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, kazada yaralanan ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada davacı yaya ... ve müteveffanın asli ve tam kusurlu olduklarını, davalı sürücünün bir kusurunun olmadığını, davacı yanın talep ettiği maddi tazminattan yasa gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. Davalılar ...ve ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunarak, usule uygun başvuru yapılmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenlerle davanın usulden reddinin gerektiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ve kusur oranlarının tespitine ilişkin rapor aldırılması gerektiğini, davacı yanca talep edilen maddi tazminattan yasa gereği SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ün açmış olduğu maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 130.627,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin davacının kaza nedeniyle herhangi bir maluliyeti bulunmadığının anlaşılması nedeniyle reddine, davacı ...'ın açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davacıların açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Ul-Çağ İnşaat Ltd.Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile destek ve davacı ...'nin kazanın meydana gelmesinde %85 oranında kusurlu olduklarını ve davacılardan ... dışındaki diğer davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu kabul ederek davalıların istinaf taleplerinin ayrı ayrı kısmen kabulüne, davacıların istinaf talebinin ise faiz başlangıç tarihine yönelik olarak kısmen kabulü ile davacı ...'ün yönünden 39.188,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza (19.08.2016) tarihinden (davalı ... yönünden 29.11.2017 tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ...'ın açmış olduğu iş göremezlik tazminatı davasının dava konusu kaza nedeniyle herhangi bir maluliyeti bulunmadığı anlaşılmış olduğundan reddine, davacı ...'ın yönünden 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta dışındaki davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, diğer davacılardan, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta dışındaki davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının az olduğunu, kusur oranına yönelik tespitin hatalı olduğunu ve tazminat hesabının 2022 yılı asgari ücret verilerine göre yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı ...Ş. vekili; hüküm altına alınan manevi tazminat talepleri yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin hatalı olarak hüküm altına alındığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacılardan ... ve ... için ayrı ayrı hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı 10.000,00 TL olup davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyize konu edilen miktarlar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacılar vekilinin davacılardan ... ve ... hakkında verilen karara yönelik temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin, davacılar ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin ayrı ayrı miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin davacı ... ve ... bakımından tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılar ... ve ...'a yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 06a6131d780a47b2 6b1f55ed10047991