4. Hukuk Dairesi 2022/14706 E. , 2025/9977 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2975 Esas, 2022/1671 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/595 Esas 2019/377 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... ve ...'ın kızı, ...'un eşi, ...'un annesi, davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in kardeşi olan ...'in, davalının 12.08.2017 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında vefat ettiğini, davacıların bu kayıptan dolayı büyük üzüntü yaşadıklarını, davalının kazada kusurlu olduğunu belirterek davacı ... için 250.000,00 TL, ... için 250.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 500.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 83.333,00 TL olmak üzere toplam 2.000.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza nedeni ile müvekkilinin psikolojik olarak sarsıldığını ve büyük acı duyduğunu, davalı hakkında henüz ceza davası açılmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu, ceza davasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... 'ın eşi, davacı ... nin vefat edenin oğlu, davacılar ... ve ...'ın evlatları ve diğer davacıların kardeşi olan ...'un 13.08.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiği, davacıların manevi tazminat talebinde bulundukları, davalının hatalı sollama yapmak suretiyle tam kusurlu olduğu kazada ...'in ölümüne sebep olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85. Maddesi gereği davalının araç sahibi ve sürücüsü olarak sorumlu olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 47. Maddesi uyarınca manevi tazminat şartları oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL, ... için 8.000,00 TL, ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 71.000,00 TL manevi tazminatın 12.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne karar verdiği, davacıların kararı istinaf ettiği, söz konusu kaza nedeni ile davalının Söke 2 Ağır ceza Mahkemesinin 2019/57 Esas sayılı dosya ile yargılandığı olayın bilinçli taksir olarak değerlendirildiği, kararın istinafı üzerine İzmir BAM 14. Ceza dairesinin 2020/223 Esas 2020/3612 Karar sayılı kararı ile kararın hüküm fıkrasının hak yoksunluğuna ilişkin kısmının karardan çıkarılması ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiği, olayda vefat edenin kusurunun olmaması, davacılara yakınlığı, davalının arda arda birden fazla kazanın gerçekleşmesine neden olması, bilinçli taksir ile hareket etmesi nedenleri ile manevi tazminat miktarlarının düşük kaldığı, davacı vekilinin manevi tazminat miktarları dışındaki istinaf taleplerinin reddine, manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf talebinin kabulü ile davacı ... bakımından 75.000,00 TL, davacı ... bakımından 75.000,00 TL, davacı ... bakımından 100.000,00 TL, davacı ... bakımından 75.000,00 TL, diğer davacılar ..., ...,..., ..., ... ve ...'in her biri için 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 385.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalının kullandığı aracın karıştığı 13.08.2017 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosyanın incelenmesinde, dava dilekçesinde, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 83.333,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacıya yönelik temyiz bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Buna göre davacılar vekilinin, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'e yönelik temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin anılan davacılar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ... , ..., ..., ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6098 sayılı TBK.'nın 56. maddesi uyarınca hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özeliklerini göz önüne tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Manevi tazminat maddi bir zararın tazmini niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bur fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez. 22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştiren kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O halde takdir olunacak miktar belirlenirken, bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranması, bundan böyle zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önüne tutulmalıdır. Öte yandan manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesi uyarınca Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, 13.08.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı ...'un eşi, davacı ...'un annesi, davacılar ... ve ...'in kızları ...'in vefat etmiş, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 250.000,00 TL, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 500.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesi davacı ... için 10.000,00 TL davacı ... için 15.000,00 TL, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 8.000,00 TL manevi tazminata karar verirken, karar karşı yapılan istinaf başvurusunu neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ... için 75.000,00TL davacı ... için 100.000,00 TL, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalının kazada kusuru, davacıların vefat nedeni ile yaşadığı acı ve keder gibi tüm unsurların bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacılar ..., ..., ..., ... lehine takdir olunan manevi tazminat miktarının az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin davacı ... , ..., ..., ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.