4. Hukuk Dairesi 2022/13398 E. , 2025/9979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/758 Esas, 2022/726Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/184 Esas 2021/332 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... 'nın eşi, diğer davacıların babası olan ...'nın şehirler arası nakliyat işi yapmakta iken kullandığı araca, davalı kuruma ait olan ve diğer davalının kullandığı aracın 30.11.2019 tarihinde çarpması neticesinde vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını, manen acı çektiklerini, sigorta şirketinin poliçe limiti olan 360.000,00 TL ödeme yaptığını ancak davacıların daha fazla destek alacaklarının olduğunu, zira davacı ...'ın hepsi 18 yaşından küçük olan davacı çocuklarının bakımını tek başı yüklenmek zorunda kaldığını, psikolojisinin bozulduğunu, davalıların kazada tam kusurlu olduğunu beyanla belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada her bir davacı için 100,00 TL olmak üzere toplam 1.200,00 TL destek tazminatı ve davacı ... için 100.000,00 TL, diğer davacıların her biri için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 13.06.2021 tarihli dilekçe ile davacı vekili, davacı ... için maddi tazminat talebini 241.475,14 TL, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 11.964,39 TL, davacı ... için 4.528,73 TL, davacı ... için 12.615,95 TL, davacı ... için 100.267,32 TL, davacı ... için 21.630,31 TL, davacı ... için 33.755,85 TL, davacı ... için 24.018,56 TL, davacı ... için 21.198,50 TL, davacı ... için 26.349,37 TL, davacı ... için 55.014,25 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, pasif husumet yokluğu nedeni ile idare hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, olayla ilgili idari ve disiplin yönünden gerekli incelemeleri yaptıklarını, kaza tespit tutanağında çarpma noktasının müteveffanın seyir şeridinde gerçekleştiği, kazada davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayda kusurları olmadığını, ...nun davalının kullandığı aracın önünde seyir halinde iken fren yaptığı, davalının önündeki araca çarpmamak için manevra yapması ile müteveffanın kullandığı araca çarpmak suretiyle söz konusu kazanın meydana geldiği, kazada tek kusurlu kişinin ... olduğu, davalının Kirpi denilen aracı kullandığı güvenlik nedeni ile sol şeridi kullanması gerektiği, ...ya selektör yaparak davalının yol izni istemesine rağmen ...nun yol vermediği gibi yavaşladığı ve kazaya sebep olduğu, davalının kazada kusuru olmadığı, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu, avans faizi talebinin kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile soruşturma dosyasına alınan ve Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen kusur raporu ile dosyaya alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporunda davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, davalıların keşif talep ettiği ancak aradan geçen süre ve ayrıca konvoy halinde araç kullananların kendilerini sollayıp geçmek isteyen araçların güvenle girebilecekleri kadar açıklık bulundurmaları gerektiğinden yaşanan kazada davalının kusuru bulunduğu, davalı ...'ın ... personeli olduğu ve görev esnasında söz konusu kazanın gerçekleşmesi nedeni ile 6098 sayılı Borçlar Kanunun 66. maddesi uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde davalı kurumun sorumlu olduğu, desteğin her ne kadar uzun yol şoförü olduğu iddia edilmişse de buna dair delil ibraz edilmediği bu nedenle asgari ücrete göre yapılan hesaplamaya itibar edildiği, desteğin kazada kusuru olmaması, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması nedeni ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... için 174.497,53 TL, davacı çocuk ... için 4.337,39 TL, davacı çocuk ... için 4.337,39 TL, davacı çocuk ... için 425,75 TL, davacı çocuk ... için 1.559,35 TL, davacı çocuk ... için 66.778,52 TL, davacı çocuk ... için 7.083,20 TL, davacı çocuk ... için 12.568,15 TL, davacı çocuk ... için 7.645,57 TL, davacı çocuk ... için 4.254,03 TL, davacı çocuk ... için 3.104,34 TL, davacı çocuk ... için 21.525,45 TL olmak üzere toplam 308.116,67 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı ... için 10.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararını tarafların istinaf ettiği, Adli Tıp Kurumu raporunda davalıların kazada tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı kurumun husumet itirazında bulunduğu ancak aracın davalı kuruma ait olduğu bu nedenle husumet itirazının reddi gerektiği, taraf vekillerinin maddi ve manevi tazminat ve vekalet ücretine yönelik itirazlarına gelince, desteğin kullandığı aracın kamyon olduğu ve saman balya yüklü olduğu, desteğin C1- kamyon-çekici sınıfı ehliyete sahip olduğu bu kapsamda desteğin fiilen şehirlerarası nakliye aracı şoförü kabul edildiği, davacı ...'nın 11 çocuğu olduğu bu nedenle yeniden evlenme ihtimali olmadığı, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın kusur oranı, paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde düşük olduğu gerekçesi ile davalıların istinaf taleplerinin reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davacı ... için 241.475,14 TL, davacı çocuk ... için 11.964,39 TL, davacı çocuk ... için 11.964,39 TL, davacı çocuk ... için 4.528,73 TL, davacı çocuk ... için 12.615,95 TL, davacı çocuk ... için 100.267,32 TL, davacı çocuk ... için 21.630,21 TL, davacı çocuk ... için 33.755,85 TL, davacı çocuk ... için 24.018,56 TL, davacı çocuk ... için 21.198,50 TL, davacı çocuk ... için 26.349,37 TL, davacı çocuk ... için 55.014,25 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulüne davacı ... için 100.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçeninde; kusur oranlarını kabul etmediklerini, evlenme indirimi yapılması gerektiğini, ücretin hatalı belirlendiğini, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren avans faizinin hatalı olduğunu, her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, kusurları olmadığını, zarardan sorumlu olmadıklarını, kabul edilen miktarların zenginleşme yasağına ayrı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı kurumun işleteni olduğu diğer davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı 30.11.2019 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda olduğundan kesinlik sınırı her bir davacı yönünden ayrı ayrı gözetilmelidir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar, davacı ... için 11.964,39 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 61.964,39 TL tazminat, davacı ... için 11.964,39 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 61.964,39 TL tazminat, davacı ... için 4.528,73 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 54.528,73 TL tazminat, davacı ... için 12.615,95 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 62.615,95 TL tazminat, davacı ... için 21.630,21 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 71.630,21 TL tazminat, davacı ... için 33.755,85 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 83.755,85 TL tazminat, davacı ... için 24.018,56 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 74.018,56 TL tazminat, davacı ... için 21.198,50 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 71.198,50 TL tazminat, davacı ... için 26.349,37 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 76.349,37 TL tazminat, davacı ... için 55.014,25 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 105.014,25 TL tazminat olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalıların davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalıların davacı ... ve ... yönünden temyiz itirazlarına gelince; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, alınan kusur raporlarına göre davalı sürücünün kazada tam oranda kusurlu olduğunun anlaşılmasına, davacı ...'nın 18 yaşından küçük 11 çocuğunun olmasına ve evlenme ihtimalinin olmamasına, emsal ücrete göre hesaplama yapılmasının ve ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına, davalı kurumun araç işleteni olması nedeni ile zarardan sorumlu olmasına göre davalı ... ve davalı ... vekilinin, davacı ... ve ... yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Trafik kazasına konu olup davalıya trafik sigortalı bulunan askeri aracın ticari niteliği bulunmadığı anlaşılmakla; uygulanabilecek faiz oranı da yasal faiz olmalıdır. Bu nedenle mahkemece, hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken avans faizi işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalıların, davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalıların, davacılardan ... ve ... yönünden yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalıların ... ve ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1-a), (1-f) numaralı bendinde yer alan "avans faizi" ibaresinin çıkarılarak yerine "yasal faiz" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildiği.