Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/14031 E., 2025/8783 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14031 E., 2025/8783 K. (29.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14031
Karar No
2025/8783
Karar Tarihi
29.05.2025

4. Hukuk Dairesi 2022/14031 E. , 2025/8783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/36 Esas 2022/1831 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kadın hastalıkları ve doğum doktoru olarak görev yaptığını, ...'de yayınlanan ...'da isimli programda 25.10.2017 tarihinden dava tarihine kadar yapılan yayınlarda müvekkili hakkında tamamen gerçek dışı, mesleki itibarına zarar veren ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde söz ve ifadeler ile fotoğraflarının kullanıldığını, yayınlarda doğumunu yaptırdığı kişilerin iftira niteliğindeki gerçek dışı açıklamalarına yer verildiğini; yapımcı, sunucu ve sorumlu müdür olan davalıların zarardan birlikte sorumlu olduklarını belirterek dava konusu programda müvekkilinin adının ve fotoğraflarının yayınlanmasının durdurulmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayının haber/bilgi programı niteliğinde olduğunu, dava konusu yayınlarda kanuna aykırı şekilde evlat edinme işlemlerinin ele alındığını, dava konusu programdan sonra doğumların yapıldığı hastane hakkında ceza soruşturması başlatıldığını, yayınların iddia kapsamında yapıldığını, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sorumlu müdür olan müvekkiline husumet yöneltilmeyeceğini, yayınlarda basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fiilen mesleğini icra eden davacı doktorun ispatlanamamış iddialar yönünden program içeriğinde adının geçmesi ve fotoğrafının yayınlanmasının mesleki anlamda oldukça önemli kabul edilen hasta doktor güvenini, mesleki itibarını zedeleyici ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, kişilik haklarının korunması ve saldırının sonlandırılması taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ...'de yayınlanan ...'da isimli programda davacının isminin ve fotoğrafının yayınlanmasının durdurulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekilileri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; güncel bir konu ile ilgili görünür gerçeğe uygun olarak dava konusu yayınların yapıldığı, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dava konusu yayınlardaki iddialar ile ilgili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair verildiğini, izni alınmadan fotoğraflarının yayınlandığını, asılsız isnatlarla müvekkilinin mesleki itibarının zarar gördüğünü, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ...'de yayınlanan ...'da isimli programda 25.10.2017 tarihinden dava tarihine kadar yapılan yayınlarda sarf edilen söz ve ifadeler ile kullanılan fotoğraflar nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile dava konusu programda müvekkilinin adının ve fotoğraflarının yayınlanmasının durdurulması talebine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu yayınların toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, ifade özgürlüğü ve bu bağlamda basın özgürlüğünün asıl, sınırlamanın ise istisna olduğu, sınırlamanın kanuni olması, meşru amaca dayanması ve demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmasının gözetilmesi gerektiğinin; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin; tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu yayınlarda yer alan söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 16896c0c0c30e37a 39037d3bc2316fce

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı