4. Hukuk Dairesi 2022/12949 E. , 2025/9486 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/459 E., 2022/770 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/476 E., 2019/553 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait aracın sigorta şirketi nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alındığını, aracın ...in sevk ve idaresinde iken 07.04.2009 tarihinde Tömük Kasabası D-400 Karayolu ışıklar kavşağında dava dışı Zülfü Nurdan Kaptan'a çarptığını, bu kazada araç sürücüsün ağır kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle sigorta şirketi aleyhine Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/882 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, kaza ile ilgili yapılan yargılamada davacı ... şirketi tarafından 3. Kişilere 152.148,00 TL ödendiğini, davacı şirketin araç sürücüsünün ağır kusurlu olması sebebiyle davalıya ödenen bu miktarın 7 gün içinde ödenmesi aksi takdirde yasal yollara başvuracağı ihtarında bulunduğunu, söz konusu bu ihtar 01.04.2014 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ancak sonuç alamadıklarını, bunun üzerine Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2014/8189 sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, borçluya ödeme emri gönderildiğini, borçlu bu ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalı /borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olup iptali gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2014/8189 sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, sigortacının rücuya ilişkin talep hakkının bulunduğu durumların Trafik Sigortası Genel Şartlarında açık bir şekilde sayıldığını ve bu durumların hiçbirinin bu olayda mevcut bulunmadığını, rücu talebinin haksız ve yersiz olduğunu, tahdidi sebeplerin hiçbirinin bu olayda mevcut olmadığını, ağır kusur iddia etmenin mümkün olmadığını, davaya konu kazanın Tömük ışıklı kavşağında meydana geldiğini, kusur oranının tespitinde ışıkların işleyiş düzeni ile tanık beyanlarının karşılaştırılmadığını, tanığın bulunduğunu iddia ettiği yerden ışıkların görülüp görülemeyeceği hususunun tartışılmadığını, aracın sahibinin kusurlu olduğunun bile kesin delillerle ispatlanamadığını ve ağır kusurlu kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza davasında sürücünün kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosyada alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 05.11.2019 tarihli raporuna göre dava dışı şahsın maluliyetinin %6,3 olduğunun tespit edildiği, aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 13.11.2019 bilirkişi raporu ile meydana gelen trafik kazası sonucu %6.3 oranında fonksiyon kaybına uğrayan Zülfü Nurdan Kaptan'ın 60.469,13 TL maddi zararının tespit edildiği, düzenlenen raporların denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli nitelik ve yeterlikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Adana 5. İcra müdürlüğünün 2014/8189 esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın 60.469,13 TL'lik kısım yönünden iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2918 sayılı KTK 95 md. ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda koşulları varsa sigorta zarar görenlere ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebileceği, Genel Şartların B.4. maddesinde sigortacının sigorta ettirene rücu koşulları düzenlenmiş, (a) bendinde sürücünün kasıt ya da ağır kusurunun rücu olanağı verildiği, ancak ödenen tazminatın ağır kusur nedeni ile sigorta ettirenden rücu edilebilmesi için aranan kusurun, asli kusur değil, kasta yaklaşan bir kusur olması gerektiğini, Erdemli Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/322 esas sayılı dosyasında kusur durumuna ilişkin iki kez bilirkişi raporu alındığı, gerek 03.08.2009 tarihli raporda gerekse, ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 01.11.2010 tarihli raporda, yeşil ışıkta geçen yayanın kusursuz olduğu, sigortalı araç sürücüsü ...in ışık ihlali yaparak yayaya çarpması nedeniyle asli ve tam kusurlu kabul edildiği, ceza yargılaması sonucunda sürücü ...in bilinçli taksirle hareket ederek kazaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle adli para cezası ile cezalandırıldığı ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, sigortalı aracın sürücüsünün salt kırmızı ışıkta geçmesi ve trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle %100 kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı ya da ağır kusurlu olduğu anlamına gelmeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.12.2019 tarih, 2014/476 esas ve 2019/553 karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; rücu koşullarının oluştuğunu, dosyada kusur raporu alınmadığını, maluliyet tespitinin hatalı olduğunu ve vekalet ücretinin maktu hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacı tarafından dava dışı kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan 3 Eylül 2022 yürürlük tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13 üncü maddesi ile; "1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. " şeklinde düzenleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." denilmektedir. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddi yönünde karar verilmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı yönünden hesaplanan nispi vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı 370/2 hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının vekalet ücretine ilişkin 3-d bendinde yer alan "18.404,06 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2a55695dcca1806a a0caa6b940cfd010