4. Hukuk Dairesi 2022/12935 E. , 2025/7136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1134 E., 2020/157 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin sigortalısı olan dava dışı ... Şirketine ait ayakkabı satışı yapılan mağazada, 08.03.2012 tarihinde ayakkabıların bulunduğu rafların üzerine üst kat 3 numaralı davalıya ait daireden su akması sonucu dekorasyon ve ayakkabılarda hasar meydana geldiğini, bunun üzerine riziko mahallinde yapılan incelemeler neticesinde, davalıya ait dairenin sıcak su tesisat borusunun patlaması ile akan suların sigortalı işyerine sirayet etmesi sonucu olayın ve hasarın meydana geldiğinin anlaşıldığını, sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu, bu nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı defi bulunduğunu, davacı tarafından riziko mahallinde yapılan incelemelerle davalıya ait dairenin sıcak su tesisatının patlaması neticesinde dava konusu hasarın meydana geldiğinden bahsedildiğini, ancak bunun delili bulunmadığını, olayın davalının katından kaynaklandığına ilişkin delil olmadığını, varsa zararın ne kadar olduğu, bunların ne sebepten kaynaklandığına dair davacı beyanından başka delil olmadığını, davalının taşınmazının tavanında dahi rutubet bulunmadığını, genel giderle ilgili olan bir husumetin sadece davalıya yönetilmesinin haksız olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02.05.2014 tarihli ve 2013/ 94 Esas-2014/169 Karar sayılı kararıyla; davalının mağazanın bulunduğu binanın 3. katında oturduğu, su sızması sonucu banyosunda biriken suyun tamiratının yapıldığı banyodan iki dirsek yaparak çıkan giderin binanın dış arka duvarı boyunca aşağı inerek davacının dükkanının tavan bölümünden geçtiği, boru tesisatındaki çatlaktan oluşan bu sızma sonucu dükkanın dekorasyonu ile bir kısım ayakkabıların zarar gördüğü, bu borunun anayapıya ait olan bir boru olmayıp daire içindeki borunun çıkış noktası olduğu ve o dönemde davalı banyosu içinde tamirat yapıldığı, kaldıki davalının verdiği kendi imzasını taşıyan 08.03.2011 tarihli tutanakta dairesinin sıcak su tesisatındaki arıza sonucu dairesine ve alt kattaki daireye su sızıntısı olduğunu kabul ve ikrar ettiği anlaşılmış davalının bu su baskınıyla oluşan zarardan sorumlu tutulması gerektiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporlarda da davalının zararı gidermesi gerektiğine işaret edildiği, dekorasyon zararının 1.905,00 TL, ayakkabı vs. zararının alım bedeli üzerinden 2.347,00 TL olduğu sovtaj bedelinin 290,00 TL olduğunun saptantığı, net mal zararının 2.057,00 TL, dekorasyon zararının 1.905,00 TL olduğu anlaşılmakla itirazın kısmen iptaline takibin 3.962,00 TL asıl alacak ve işlemiş faizi üzerinden devamına, zarar bilirkişi raporuyla saptanabildiğinden icra inkar tazminatına yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, icra takibinin 3.962,00 TL asıl alacak, 463,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 4.425,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takipten itibaren % 17.75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminata yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 17.12.2018 tarihli ve 2018/2154 Esas, 2018/12249 Karar sayılı ilamıyla; davalının maliki olduğu daire ile davacı sigortalısının kullanımındaki işyerinin de bulunduğu ana taşınmazın, kat irtifakı kurulan bir taşınmaz olduğu; davacıya sigortalı işyerinin üst katında bulunan ve davalının maliki olduğu dairede patlayan sıcak su borularından sigortalı yere su sızdığı gerekçesiyle davalıya husumet yöneltildiği, ana taşınmazda kat irtifakı kurulmuş olması nedeniyle, kat mülkiyeti yasası ve hükümlerine göre davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olup olmadığının tartışılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının mağazanın bulunduğu binanın 3. katında oturduğu, 2 yıl önce su sızması sonucu banyosunda biriken suyun tamiratının yapıldığı banyodan iki dirsek yaparak çıkan giderin binanın dış arka duvarı boyunca aşağı inerek davacının dükkanının tavan bölümünden geçtiği, boru tesisatındakı çatlaktan oluşan bu sızma sonucu dükkanın dekorasyonu ile bir kısım ayakkabıların zarar gördüğünün bilirkişi raporundan anlaşıldığı, bu borunun anayapıya ait olan bir boru olmayıp daire içindeki borunun çıkış noktası olduğu ve o dönemde davalı banyosu içinde tamirat yapıldığı, kaldıki davalının verdiği kendi imzasını taşıyan 8.3.2011 tarihli tutanakta dairesinin sıcak su tesisatındaki arıza sonucu dairesine ve alt kattaki daireye su sızıntısı olduğunu kabul ve ikrar ettiği anlaşılmış davalının bu su baskınıyla oluşan zarardan sorumlu tutulması gerektiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporlarda da davalının zararı gidermesi gerektiğine işaret edilmiş dekorasyon zararının 1.905,00 TL, ayakkabı vs. zararının alım bedeli üzerinden 2.347,00 TL olduğu, sovtaj bedelinin 290,00 TL olduğunun belirlendiği, net mal zararının 2.057,00 TL, dekorasyon zararının 1.905,00 TL, olduğu anlaşılmakla itirazın kısmen iptaline takibin 3.962,00 TL asıl alacak ve işlemiş faizi üzerinden devamına karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin 3.961,56 TL asıl alacak, 360,44 TL işlemiş faiz olmak üzere 4.322,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takipten itibaren % 17.75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3.961,56 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; raporun yeterli olmadığını, avans faizine hükmedilemeyeceğini, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ve red edilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; işyeri sigorta poliçesi gereği dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, raporun denetime elverişli olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı tarafça asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece de talep kabul edilmiştir. Dava konusu tazminat miktarı likit (belirli, muayyen) olmayıp hükmedilecek tazminat miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının 2. paragrafında yer alan "3.961,56 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin çıkartılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4530da77f31176b7 3f5cf0e1a21bdd38