4. Hukuk Dairesi 2022/12931 E. , 2025/9840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1599 E., 2022/1474 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/497 Esas - 2019/1269 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.08.2015 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresindeki araç ile trafik ışıklarını geçtikten hemen sonra yoldan karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'ye çarparak yaralanmasına sebep olduğunu ve olay akabinde yaralıya yapılan tüm müdahalelere rağmen ...'nin trafik kazasına bağlı olarak vefat ettiğini, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/496 Esas sayılı dosyası ile kamu davası ikame edildiğini, murisin ölmesi ile geride eşi ... ve çocukları ... ile ...'un maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, maddi zararlarının ve cenaze ve defin giderlerinin davalılardan tahsilini ayrıca manevi tazminat taleplerinin de bulunduğunu beyanla desteğinden yoksun kalınan ...'nin eşi için 200.000,00 TL, çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00'er TL, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 625.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın kaynağının İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2015/496 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, davada belirlenecek faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, esasa ilişkin olarak davada asli kusurun müteveffada olduğunu, davalının talep kadar yüksek tazminat miktarını ödeme kabiliyetinin olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; 34 ... 7839 plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müteveffanın kusurlu olduğunu, davacılara miras yolu ile intikal eden menkul ve taşınmazların gerek müteveffanın ve gerekse davacıların tapu, trafik ve vergi dairesinden sorularak araştırılmasını, davacıların bu yolla kazandıkları bedellerin yapılacak tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada müteveffa yayanın kusurlu olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul etmediklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 65.583,82 TL, ... yönünden 7.641,49 TL, ... yönünden 15.228,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 22.09.2015 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 29.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacılara ödenmesine, davacı eş ... yönünden 15.000,00 TL, çocuk ... yönünden 7.000,00 TL, çocuk ... yönünden 7.000,00 TL, baba ... yönünden 6.000,00 TL, anne ... yönünden 6.000,00 TL, kardeş olan davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 2.000,00'er TL manevi tazminatın 29.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarını kabul etmediklerini, 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının uygulanmayacağını, takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle destek yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden ; 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir. HMK'nın 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... talebi bakımından temyiz sınırı her bir davacı bakımından reddedilen tutar açısından ayrı ayrı belirlenecektir. Temyize konu edilen miktarlar, davacılar ... ile ... yönünden ayrı ayrı 44.000,00 TL, ..., ..., ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı 23.000,00 TL olup yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacılar ..., ...,..., ..., ..., ..., ... 'ın temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ..., ... ve ... yönünden; 2-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminata takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar yararına takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ...,..., ..., ..., ..., ... yönünde yönünden temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3-Yukarıda (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 4-İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fd2237fed120be97 df3ddae11c7b603f