Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2022/10371 E., 2025/13444 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10371 E., 2025/13444 K. (02.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10371
Karar No
2025/13444
Karar Tarihi
02.10.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/10371 E. , 2025/13444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/429 E., 2022/855 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/419 E., 2020/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; kurum Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.03.20 17... 348-2022- (32399) - (580) - 124 sayılı tazmin raporu ile davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde eski emniyet mensubu ...'a 13.08.2007-20.08.2008 tarihleri arasında 374 gün karşılığı geçici görev yolluğu ödenmesine sebebiyet vermek suretiyle görevlerini yapmakta kusur ve ihmal gösterdikleri tespit edildiği, davalıların 26.06.2007 tarihli makam onayını imzaları ile paraf ederek ...'a yersiz geçici görev yolluğu ödenmesine sebep olduklarını ileri sürerek yersiz yapılan ödemenin şimdilik 1.000,00 TL sinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili asıl ve birleşen dava cevap dilekçesinde; davanın müvekkilinin parafa ettiği tarihin şahsın yurtdışına çıktığı 13.08.2007 tarihinden önce olduğu dikkate alındığında davanın açıldığı 26.06.2018 tarihine göre 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, tesis edilen işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, disiplin soruşturmasının ceza verilmesine neden olmadığı yönünde sonuçlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili asıl ve birleşen dava cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, bahse konu Bakanlık onayının mevzuata uygun ve tamamen görevin gereği olarak alındığını, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, Emniyet Genel Müdürü, İşçişleri Bakanlığı Müsteşarı ve İçişleri Bakanının paraflayıp/imzaladığı Bakanlık onayında mevzuata uygunluğun bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, bu kadar zamandır bu onayı alanlara karşı dava açılmadığını, parafı ve imzası bulunmasına rağmen bazı devlet görevlilerinin neden korunduğunun araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili asıl ve birleşen dava cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; davaya konu makam onayının 26.06.2007 tarihli olduğu, her ne kadar davalıların onaya sunulan belgede imzaları veya parafları yoksa da bunun bulunmadığına ve kendilerinin hazırlamadığına ilişkin bir iddiaları da olmadığı, imza kısmında ise ..., İçişleri Bakanlığı Müsteşarının ve İçişleri Bakanı'nın ad ve ünvanlarının yer aldığı, bu kişiler tarafından imzalanmasından sonra hüküm ifade ettiği, bu nedenle davalıların yapmış olduğu paraf işlemi ile meydana geldiği iddia edilen kamu zararı arasında illiyet bağının bulunmadığı, 5018 sayılı kanunun 74. Maddesine göre "fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna zamanaşımı süresi" olduğu değerlendirildiğinde fiilin 2007 yılını izleyen 2008 yılının Ocak ayından itibaren davalı ... dışında kalan ve zamanaşımı def'inde bulunan davalılar yönünden zamanaşımından, davalı ... yönünden de esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince, konusunda uzman bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen rapora göre, dava dışı ...’un Amerika Birleşik Devletleri’nde geçici görev ile görevlendirilmesine ilişkin Bakanlık onayında davalılara ilişkin paraf eden isim ve paraf işaretinin bulunmadığı, “yurt dışı geçici görev onayı"nda, Emniyet Genel Müdürü, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı ve İçişleri Bakan'ının imzasının bulunduğu anlaşıldığı, bir emniyet müdürünün bir yıldan fazla yurt dışında görevlendirilmesine ilişkin önemli bir işlemde, davalıların üstlerinin onayı olmadan dava konusu görevlendirmeye ilişkin evrakları hazırladığının, görevlendirmeye ilişkin işlemde üstlerini yanıltıcı bilgi veya belge kullandıklarının, sahte evrak tanzim ettiklerinin dosya kapsamında iddia ve ispat edilemediği, geçici görevlendirmeye ilişkin işlemin geçerliliğinin üstleri tarafından uygun görülmesi ve imzalanmasına bağlı olduğu, bu nedenle iddia edilen dava konusu kamu zararından sorumlu tutulamayacakları kanaatine varıldığı, davalıların kasıt, kusur veya ihmali işlem ve eylemleri ile davacı kurumu zarara uğrattıklarının ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların 26.06.2007 tarihli İçişleri Bakanlık Makamı onayını Daire Başkanı, Daire Başkan Yardımcısı, Şube Müdür Vekili ve Büro Amiri olarak imzaları ile parafe etmek suretiyle Onayda adı geçene hukuka aykırı olarak ödeme yapılmasına sebebiyet verdiklerini, tazmin raporunda dava dışı adı geçenin 26.06.2007 tarihli İçişleri Bakanlık Onayı incelendiğinde, adı geçene 13.08.2007-20.08.2008 tarihleri arasında hukuka aykırı olarak yurtdışı geçici görev yolluğu ödemesi ile uçak bileti ve 1 günlük yol yevmiyesi ödemesi yapıldığının anlaşıldığını, davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların hatalı işlemi nedeniyle davacı idarenin dava dışı emniyet mensubuna yersiz geçici görev yolluğu ödenmesine ve kurum zararına sebebiyet verdikleri gerekçesiyle tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, her ne kadar ilk derece mahkemesince 10 yıllık zamanaşımı süresi esas alınmışsa da kurum zararına dayalı tazminat taleplerinde zamanaşımı başlangıcının yetkili amirin takip ya da dava açılmasına dair "olur" tarihi olmasına ve somut davada yetkli amirin olur tarihi olan "31.03.2017" tarihinden itibaren olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK.'nun 60.maddesinde düzenlenmiş bulunan zarara uğrayan tarafın zararı ve faili öğrenme tarihinden itibaren bir senelik zamanaşımı süresinin asıl dava tarihi ve birleşen dava tarihi itibariyle dolmuş olmasına, ayrıca, davalıların üstlerinin onayı olmadan dava konusu görevlendirmeye ilişkin evrakları hazırladığının, görevlendirmeye ilişkin işlemde üstlerini yanıltıcı bilgi veya belge kullandıklarının, sahte evrak tanzim ettiklerinin dosya kapsamında iddia ve ispat edilemediği gibi bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere ilgili evrakta imza ya da parafları da bulunmadığına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e5e9650f82e0215a 991a25cbef8acc59

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı